Boğaz'da facia
İstanbul Boğazı'nın Karadeniz çıkışı Rumeli Feneri açıklarında bir teknenin battığı, çok sayıda kişinin denize düşerek boğulduğu öğrenildi.
İstanbul Boğazı'nın Karadeniz çıkışı Rumeli Feneri açıklarında bir teknenin battığı, çok sayıda kişinin denize düşerek boğulduğu öğrenildi.
EN AZ 10 KİŞİNİN CESEDİ BULUNDU
İstanbul Rumeli Fener'inde içinde kaçakların bulunduğu belirtilen bir tekne battı.
Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü'ne göre teknede 40'a yakın kişi bulunuyordu.
Sahil Güvenlik Komutanlığı yaptığı açıklamada 7 kişinin sağ kurtarıldığını, 24 kişinin ise cansız bedenlerine ulaşıldığını açıkladı.
BALIKÇI: TEKNE 30 KİŞİYİ ALACAK BÜYÜKLÜKTE DEĞİL
Kurtarma çalışmalarına katılan bir balıkçı şunları söyledi:
Şu ana kadar denizden 10-12 ceset toplandı. Bir kişiyi biz yarı baygın halde çıkarttık.
Tekne yarı batık halde. 30 kişiyi alacak büyüklükte değil. Bize Bulgaristan'a gidiyor gibi geldi.
Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü yetkilileri faciayı doğruladı. Kaçakları taşıdığı ileri sürülen tekne, Rumeli Feneri'nin 4 kilometre açıklarında alabora oldu. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü'nden edinilen bilgiye göre, teknede 40'a yakın kişi bulunuyordu.
SAHİL GÜVENLİK KOMUTANLIĞI'NDAN AÇIKLAMA
Sahil Güvenlik Komutanlığı, Rumeli Feneri açıklarında tekne faciasıyla ilgili yaptığı açıklamada 7 kişinin sağ kurtarıldığını, 24 kişinin ise cansız bedeninin denizden alındığını açıkladı.
Arama faaliyetlerinin halen devam ettiği kaydedildi.
İSTANBUL VALİLİĞİ'NDEN AÇIKLAMA
İstanbul Valiliği Rumeli Feneri açıklarında batan tekne ve kurtarma çalışmalarıyla ilgili yazılı açıklama yaptı.
5 kişinin sağ olarak kurtarıldığı, 4 kişinin ise cesedine ulaşıldığı ve hala devam eden kurtarma çalışmalarıyla ilgili yapılan açıklamada şöyle denildi:
"03 Kasım 2014 sabah saatlerinde 158 Sahil Güvenlik ihbar hattına gelen yardım talebiyle, İstanbul Boğazı Kuzey çıkışı 2,5-3 millerde bir teknenin battığı ve denizde kurtarılmayı bekleyen şahıslar olduğu bilgisi alınmıştır. İhbar üzerine bölgeye çok yakın seyretmekte olan TCSG-74 gemisi ivedilikle bölgeye sevk edilmiş olup Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Bölge Komutanlığına ait 7 adet Sahil Güvenlik Botu, 1 helikopter ve 1 dalış timi, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü'ne bağlı 2 bot ve bölgede bulunan balıkçı tekneleri tarafından arama kurtarma çalışmalarına devam edilmektedir.
Şu ana kadar yapılan çalışmalarda 5 kişi sağ olarak kurtarılmış, 4 kişinin cesedine ulaşılmış olup Sahil Güvenlik ve İstanbul AFAD tarafından Rumeli Feneri Balıkçı Barınağında bir irtibat noktası oluşturulmaktadır."
İSTANBUL BOĞAZ'INDAKİ DENİZ KAZALARI
Coğrafi özellikleri nedeniyle nihai derece riskli bir su yolu olan İstanbul Boğazı'ndan Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin imzalandığı 1936 yılında, senede vasat 4 bin 700 gemi geçiş yapıyorken; bu sayı günümüzde 55 bini aşmıştır.
Hemen derhal yarısına yakını Boğaz'dan uğraksız geçen bu gemilerin yaklaşık 10 bininiyse petrol taşıyan tankerler oluşturmaktadır.
Her sene İstanbul Boğazı'ndan vasat 135 milyon ton olmamış petrol geçmektedir.
Boğazın kıvrımlı yapısının denizciler için en güç rotalar biri olduğu göz önüne alındığında İstanbul'un devasa risk altında olduğu görülmektedir.
Son senelerde seyir güvenliğine yönelik geliştirilen ağırbaşlı önlemler sonucunda İstanbul Boğazı'nda faciayla sonuçlanan devasa bir denizcilik kazası yaşanmamıştır.
Ancak geçmişte yaşanan pek fazla tanker ve yük gemisi kazası İstanbul'da etraf felaketlerine ve milyonlarca liralık maddi kayba yol açmıştır.
İstanbul Boğazı'nda meydana gel ilk ağırbaşlı kaza 14 Aralık 1960 tarihinde Yunan bandıralı World Harmony ve Yugoslav bandıralı Peter Zoranic'in çarpışmasıyla oldu.
Kazada yaşamını 20 denizci yaşamını yitirirken, tonlarca petrol Boğaz suyuna karıştı.
Altı sene sonra, 1 Ocak 1966'da iki Sovyet Rus bandıralı gemi; Kransky Oktyabr ve Lutsk İstanbul Boğaz'ında çarpıştı. Denize akan petrol alaz aldı.
Suda yayılan petrolle genişleyen yangın Karaköy iskelesini ve bir belde hatları vapurunu kül etti.
15 Kasım 1979 tarihinde Romanya bandıralı tanker Independenta, Yunan kuru yük gemisi Evriyali ile çarpıştı.
100 bin ton olmamış petrol taşıyan Rumen tankeri infilak etti.
43 denizcinin öldüğü patlamanın şiddetinden, Boğaziçi semtlerindeki binlerce hane ve işyerinin camları kırıldı.
Tankerin bütün yükü gene Boğaz'a aktı denize yayılan petrol günlerce yandı.
14 Ekim 1991'de Lübnan bayraklı Rabinion ve Filipinler bandıralı Madonna Lily adlı yük gemisi çarpıştı.
Kaza sonucunda 21 bin kafa koyun Boğaz'ın sularına gömüldü.
Bunlar dışında İstanbul Boğazı'nda birkaç senede bir daha ufak çapta bu cin kazalar yaşandı.
Boğaz'da en sık yaşanan kazalardan biri de akıntıya kapılan ya da dümeni kilitlenen gemilerin Boğaz'ın sığ sularında karaya oturması ve hatta evlerin içine kadar girmesidir.
Bugüne dek pek fazla örneği yaşanan bu kazalar derhal her sene olmaktadır.
Tiyatro oyuncusu Oya Başar'ın Yeniköy'deki yalısı ve Sarıyer'de bulunan çocuk parkı da gemi çarpan yerler arasındadır.
Boğaz'da yaşanacak mümkün bir tanker patlamasının 11 şiddetinde bir zelzeleye eşdeğer yıkım yaratacağı ve yaklaşık 50 kilometrelik bir alanda etkili olacağı ifade edilmektedir.
Boğaz'ı kullanan gemilerin herhangi bir kazaya sebebiyet vermemesi için, bunların köprü ayaklarına, deniz fenerleri ve şamandıralara 50 metreden daha çok yaklaşması; vardiya tutan personelin, vardiya esnasında kanındaki alkol oranının 50 promilden çok olması da yasaktır.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.