1. HABERLER

  2. MEDYA

  3. Bu dosyanın kapağı çok ağır
Bu dosyanın kapağı çok ağır

Bu dosyanın kapağı çok ağır

Zaman Gazetesi Yazarı TÜRKÖNE Yolsuzlukların kapatılmasına kimsenin gücü yetmez

A+A-

Sorunun cevabı sadece hak-adalet dengelerini değil, siyasetin bütün dinamiklerini belirleyecek. Soruşturma yürüten savcıların ellerinden dosyaları alınıyor, görev yerleri değiştiriliyor. Mahkeme kararları uygulanmıyor.

 

Soruşturmalarda ve operasyonlarda görev alan polisler bir anda soluğu başka illerde ve görevlerde alıyor. Hükümet elindeki bütün araçları seferber ederek, yeni ittifaklar kurarak kendisini doğrudan veya dolaylı hedef alan soruşturmaları engelliyor. Hukuk düzeni işlemiyor. Polislerin başına gelenlerden sonra size tuhaf gelebilir: İktidarın kendisini hukukla bağlı görmediği siyasî düzene -bugün Türkiye’de yaşandığı gibi- “polis devleti” adı veriliyor.

 

Ne olacak? Nihayetinde yolsuzluk-hırsızlık yapanlar ellerini kollarını sallayarak mesleklerine kaldıkları yerden devam edecekler ve bizler de adalet arayışımız üzerine bir bardak soğuk su içeceğiz? Böyle bir şey mümkün mü?

Yürütme ile yargıyı mukayese edenler, yargının işleyiş tarzını ve nitelik farkını gözden kaçırıyor. Yargı siyaset üretebilir mi? Düzen kurabilir mi? Siyasî sorunlara çözüm bulabilir mi? Bu soruların hepsinin cevabı elbette ki hayır. Yargı sadece frene basar ve dengeyi sağlar. Üretilen siyasetlerin, kurulan düzenlerin, bulunan çözümlerin tek tek her birimizi ilgilendiren hukuka uygun olup olmadığını denetler. Gaza sonuna kadar basmakla freni köklemek birbirinden çok farklı düzeneklerle mümkündür. Yargı yönetmez, denetler ve yanlışları kılıcı ile düzeltir.

Somut sembollerle soyut prensipler ete kemiğe büründürülür. Yargının sembolü olan Adalet Mabudesi böylesine somut bir simge. Gözleri bağlı, bir elinde terazi ve öbür elinde kılıç, üstelik dişi. Adalet kördür, tarafları görmez; terazisi haklıyı haksızdan ayırır, kılıcıyla hükmünü icra eder ve dişidir, konulan kurallara göre edilgen davranır. “Terazi tartacak ve adaletin keskin kılıcı inecek ve bazı başlar yere düşecek” lafımdan “kelle alma”yı anlayanlar, yargının terazisine ve kılıcına bakmalı.

Bu süreçte yargı çok yara aldı. Savcılara “çomar”, soruşturma yürüten polislere “haşerat” muamelesi yapıldı. “Ajan”, “çete”, “vatan haini” gibi suçlamalara bütün yargı mensupları toptan muhatap oldu. Sadece soruşturmaları engellemek için hukuk düzeninin altı üstüne getirildi. Yolsuzluk belgelerini yok etmek için koca devlet binası ateşe verildi. Peki sonuç? Kılıç hâlâ adaletin elinde. O zaman? “Hukuku tanımıyorum” diyerek kılıcın inip, bazı başları düşürmesini engellemek kabil mi?

Muktedirleri hedef alan soruşturmaları açan ve yürüten savcılarda mangal gibi yürek olmalı. Bakan çocuklarını hapse atan, Hükümet’in oligarşik çekirdeğini silkeleyen bir soruşturma dosyasının kapağını açan savcı, son bir ayda yaşandığı üzere başına gelecekleri kestiremeyecek kadar saf olabilir mi? Elindeki belgeyi kırk kere tartar, yapacağı operasyonu elli kere gözden geçirir. Sonra, arenada aslanların önüne atılıp, soruşturduğu fonlarla finanse edilen gazeteler eliyle paramparça edilmeye rıza gösterir. Peki elinden alınan dosya, icra edilmeyen mahkeme kararları ne olur? Onun yerine atanan savcının, o dosyayı kapatmaya, hiç mevcut değilmiş gibi davranmaya gücü yeter mi? Soruşturma açmak için yürek lazımsa, kapatmak için bütün yargı sisteminin suç işlemek üzere aralarında anlaşma yapması lazım. Yürekli savcılarımızın varlığı, darbe soruşturmalarıyla kanıtlandı. Başbakan’ın ağzından “yolsuzluk yapılmadı” sözünü duymadığınız bir eyyamda, dosya kapatan doğrudan bütün suçu üstüne almış olur. Belki de bir ilk yaşanır ve bizler de hep birlikte hukuka veda ederiz.

Yargı, yürütme gibi keskin bir hiyerarşi ile çalışmıyor, yargı bağımsızlığı ve yargıç teminatı ile iş gören savcı ve hâkimlerden meydana geliyor. Başbakan “atanmış” ve “memur” nitelemesiyle onları küçümsese bile, ellerinde keskin bir kılıç duruyor.

Yargının edilgen görüntüsü, fren ve denge sisteminin doğasından kaynaklanıyor. Yolsuzlukları örtmeye çalışanlar sadece suç dosyalarını kabartıyor.

Hiç kimse merak etmesin: Bu dosyanın kapağı çok ağır; kapatmaya kimsenin gücü yetmez.

Bu haber toplam 1032 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.