1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Dört Bakan'a bir komisyom
Dört Bakan'a bir komisyom

Dört Bakan'a bir komisyom

A+A-

17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasında adı geçen 4 eski bakanla ilgili önergeler, Meclis’te ele alınıyor. Erdoğan Bayraktar dışındaki eski bakanlar haklarındaki iddialara kürsüden yanıt verdi. Sonrasında yapılan oylamada AK Parti'nin eski bakanlarla ilgili tek bir komisyon kurulması önergesi kabul edildi.

17 Aralık’ta başlatılan yolsuzluk ve rüşvet soruşturması kapsamında 4 eski bakanla ilgili hazırlanan önergeler, TBMM Genel Kurulu’na görüşülüyor.
 

AK Parti'nin; eski bakanlar Zafer Çağlayan, Muammer Güler, Egemen Bağış ve Erdoğan Bayraktar'la ilgili tek bir Meclis Soruşturma Komisyonu kurulmasına ilişkin önergesi, Meclis Genel Kurulu'nda oylandı.

Önerge, 9 ret oyuna karşılık 453 kabul oyuyla kabul edildi. 6 millletvekili çekimser, 1 vekil de boş oy kullandı.

TBMM Başkanvekili Meral Akşener, oylamanın ardından oturuma 1 saat ara verdi.

ÇAĞLAYAN: BU SUÇU KABUL EDİYORUM! 


Oylama öncesinde eski bakanlar Meclis kürsüsünde haklarındaki iddiaları yanıtladı.

Görüşmeler kapsamında, soruşturmada adı geçen eski bakanlardan ilk olarak Zafer Çağlayan, kürsüye çıktı.

Konuşmasına başlamadan önce 10 dakikalık konuşma süresinin kendisine yetmeyeceğini söyleyen Çağlayan, Meclis başkanvekili Meral Akşener'den ek süre istedi.

Akşener'in talebe olumsuz yanıt vermesine AK Parti sıralarından itiraz geldi. CHP ve MHP gruplarının da katıldığı tartışmanın büyümesi üzerine Akşener oturuma ara verdi.

Verilen aranın ardından Çağlayan kürsüye çıktı. Çağlayan'ın konuşmasından satır başları şöyle: 

"Sanayi Başkanı, bakan, istifa ettikten sonra milletvekili döneminde, kendim de çalışma arkadaşlarım da bu ülkede çivi çakan, taş üstüne taş koyan, Türkiye'nin ihracatına katkısı olan ve olacak tüm işadamlarının emrine kendimi amade ettim, etmeye de devam edeceğim. Bu suçu 20 yıldır işlediğimi itiraf ediyor ve bu suçu kabul ediyorum.

Bu bir itibarsızlaştırma operasyonudur. Hac ziyaretimin masraflarını ben kendim ödedim. Hac gibi umre gibi ziyaretlerin asılsız iddialara malzeme yapılması inciticidir." 

BAĞIŞ: KÜLLİYEN YALAN


Ardından Egemen Bağış kürsüye çıktı. Bağış şunları kaydetti:

"Bu çirkin iftiraların hedefinde olmak çok yaralayıcı. 17 Aralık'tan bu yana hedefine ulaşmak için her yolu deneyen çirkin bir örgütün hedefi olduk. Hukukun en temel ilkeleri ayaklar altına alındı.

Tehditle şantajla bizi soruşturmayanlar siyasi iftiralara başvurdu. İftiralar yargısız infazlar devam ederken, biz kendimizi anlatmak için milletin kürsüsüne çıkmayı bekledik. Hain kumpası bugünden itibaren milletimizle paylaşacağız.

Gerçekler ortaya çıkacak. Ne tür iftiralarla insanların hakkına tecavüz edildiği ortaya çıkacak. Dokunulmazlıkların arkasına saklanmayacağız. Dün bize ilticacı yaftasını yapıştırmaya kalkanlar, montaj ses kaydıyla imanımızı sorgulamaya kalktılar. O kayıt aleni bir montajdır. O ihanet merkezlerinde üretilen montaj ve dublajlarla insanlar tehdit ediliyor.

17 ve 25 Aralık darbe girişimlerine ilişkin paralel medya bir iftira ortaya attı. Usulsüz ihale ve personel alımına yönelik iddialar ortaya attılar. AB Türkiye'ye müfettişler gönderdi. Hiçbir usulsüzlük olmadığı ortaya çıktı. Hayatım boyunca ailemin, partimin başını öne eğecek bir şey yapmadım. Rüşvet aldığım iddiası külliyen yalandır. 

Rıza Sarraf'ı 5 yıldır tanıyorum. 3 kez toplamda 1.5 milyon dolar rüşvet aldığım söyleniyor, külliyen yalandır. 12 yıllık siyasi hayatım boyunca birçok kişinin vize almasına yardımcı oldum. Yüzbinlerce vatandaşımızın, vize başvurularında insani çerçevede yardımcı oldum. Alınmamış bir vizeye yardımcı olduğum iddiasıyla 500 bin dolar aldığım söyleniyor. Sarraf hakkındaki haberi engellediğim için de 500 bin dolar aldığım söyleniyor.

'Bana bir gazeteden beni arıyorlar ve 1 milyon dolar vermezsen hakkında haber yapacağız diyorlar' dedi. Bu konuda ne yapabileceği konusunda benden yardım istedi."

Egemen Bağış'ın konuşmasını yaptığı sırada CHP'li vekiller sırtını dönerek protesto etti.

GÜLER: VEREMEYECEĞİM HİÇBİR HESAP YOK


Sonrasında kürsüye gelen eski İçişleri Bakanı Muammer Güler ise şunları söyledi: "Bu operasyon birçok hukuksuzluk, yetki aşımı gibi yanlışlıkları içermektedir. Maddi delillerden çok önyargılara yönelik bir soruşturmadır. Şahsım ve hükümet adına olumsuzluklar yaratmaktadır. Operasyonlar öncesinde bazı basın yayın kurumlarına servis edilmiştir. Evrensel nitelikteki masumiyet karinesi yok sayılmıştır.

Soruşturmanın belli bir süre beklenerek yapılmış olması da manidardır. Soruşturmanın gizliliği yok sayılmış basına bilgiler sızdırılarak yargı mensupları etki altına alınmaya çalışılmıştır. Adli yargılama hakkı ihlal edilmiştir. Oğlumun ve diğer şüphelilerin ifadesi dahi alınmadan, fezleke niteliğindeki belgeler hazırlanmıştır. 

Bir bakanın ve cumhuriyet başsavcısının telefon konuşması kim tarafından dinlenerek basına sızdırılabilir.  Bu soruşturmada bir bakan şüpheli olarak adledilmiştir. Bir bakan hakkında cumhuriyet savcısı soruşturma açmaya yetkili değildir. Yasaya göre, cumhuriyet savcısının bakanın amirine yani başbakana bilgi vermesi gerekmektedir. Neden bu bilgiyi vermemiştir. Benim veremeyeceğim hiçbir hesap yoktur. 

BAYRAKTAR KONUŞMADI


Eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar ise kendi isteğiyle konuşmadı.

TELEVİZYON TARTIŞMASI
Öncesinde ise 'televizyon' tartışması vardı. CHP, MHP ve HDP Grup Başkanvekilleri, görüşmelerin Meclis TV’den canlı yayınlanmasını istedi.

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, görüşmelerin Meclis’in internet sitesi üzerinden de izlenemediği için, bu sorun giderilene kadar görüşmelere ara verilmesini istedi.

TRT’yi eleştiren MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural da, "Milletin Meclisinde yapılan görüşmelerin yayınlanmasını TRT engelliyor. Meclis'i bürokratik oligarşi mi yönetiyor? Atanmışlar seçilmişlerin üzerinde mi?" diye konuştu.

HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken de görüşmelerin televizyondan yayınlanması için başvuruda bulunduklarını ifade ederek, "AKP, bu tartışmalardan halkımızı soyutlamak istiyor" dedi.

Söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli ise fezlekelerin milletten kaçırılmadığını savundu.

"Kimse kimseden bir şey saklamıyor" diyen Canikli, "Fezlekelerin gizlendiği iddiaları gerçeği yansıtmıyor, bütün dünyaya sayfa sayfa servis edildi" diye konuştu.

Canikli'nin konuşması üzerine MHP’li Ortay Vural, görüşmelerin yarın yapılması teklifini getirdi.

AKŞENER: YETKİM YOK


CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, cep telefonuyla Başkanlık Divanı önüne gelerek, TBMM Başkanvekili Meral Akşener'e internetten yayın olmadığına ilişkin cep telefonundan görüntüler gösterdi.

Meral Akşener de konuyu teknik personele ilettiğini, internette yayınla ilgili takibi yapacağını söyleyerek, "Ancak benim resen 'açın televizyonu' deme hakkım yok" dedi.

Akşener, internet yayınında sıkıntı olduğu yönündeki ısrarlar üzerine “Elektronik mühendisi değilim, sıkı takip ediyorum. Cep telefonlarındaki durumu rahatlatmak için Telekom ile görüştüklerini söylediler. Yetkim yok, TRT'ye açın demeye..." dedi.

ÇİÇEK'E BAŞVURDULAR


Üç partinin grup başkanvekili, TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in yanına giderek, görüşmelerin televizyondan yayınlanmasını talep etti.

Cemil Çiçek ise konuyu TRT Genel Müdürü ile görüşeceklerini ifade etti.

TELEVİZYON TARTIŞMASI

Öncesinde ise 'televizyon' tartışması vardı. CHP, MHP ve HDP Grup Başkanvekilleri, görüşmelerin Meclis TV’den canlı yayınlanmasını istedi.

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, görüşmelerin Meclis’in internet sitesi üzerinden de izlenemediği için, bu sorun giderilene kadar görüşmelere ara verilmesini istedi.

TRT’yi eleştiren MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural da, "Milletin Meclisinde yapılan görüşmelerin yayınlanmasını TRT engelliyor. Meclis'i bürokratik oligarşi mi yönetiyor? Atanmışlar seçilmişlerin üzerinde mi?" diye konuştu.

HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken de görüşmelerin televizyondan yayınlanması için başvuruda bulunduklarını ifade ederek, "AKP, bu tartışmalardan halkımızı soyutlamak istiyor" dedi.

Söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli ise fezlekelerin milletten kaçırılmadığını savundu.

"Kimse kimseden bir şey saklamıyor" diyen Canikli, "Fezlekelerin gizlendiği iddiaları gerçeği yansıtmıyor, bütün dünyaya sayfa sayfa servis edildi" diye konuştu.

Canikli'nin konuşması üzerine MHP’li Ortay Vural, görüşmelerin yarın yapılması teklifini getirdi.

AKŞENER: YETKİM YOK


CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, cep telefonuyla Başkanlık Divanı önüne gelerek, TBMM Başkanvekili Meral Akşener'e internetten yayın olmadığına ilişkin cep telefonundan görüntüler gösterdi.

Meral Akşener de konuyu teknik personele ilettiğini, internette yayınla ilgili takibi yapacağını söyleyerek, "Ancak benim resen 'açın televizyonu' deme hakkım yok" dedi.

Akşener, internet yayınında sıkıntı olduğu yönündeki ısrarlar üzerine “Elektronik mühendisi değilim, sıkı takip ediyorum. Cep telefonlarındaki durumu rahatlatmak için Telekom ile görüştüklerini söylediler. Yetkim yok, TRT'ye açın demeye..." dedi.

ÇİÇEK'E BAŞVURDULAR


Üç partinin grup başkanvekili, TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in yanına giderek, görüşmelerin televizyondan yayınlanmasını talep etti.

Cemil Çiçek ise konuyu TRT Genel Müdürü ile görüşeceklerini ifade etti.

 KÜRSÜYE POŞUYLA ÇIKTI

Önergelerin görüşülmesinden önce bazı milletvekilleri gündemdışı söz alarak konuşma yaptı.

Kürsüye poşu ile çıkan CHP Milletvekili Süleyman Çelebi, 1 Mayıs'ta Taksim'e izin verilmemesini eleştirdi.

CHP Milletvekili Süleyman Çelebi, 1 Mayıs olayları ile ilgili gündemdışı konuşmasında kürsüye poşu takarak çıktı.

1 Mayıs'ın yasaklandığı iki yerin Kamboçya ve Taksim Meydanı olduğunu ifade eden Çelebi, şöyle konuştu: "Çanakkale'de Anzaklar anıldığında, bundan sonra onları Avustralya'ya mı göndereceksiniz Onlar da şehitleri için Çanakkale'ye geliyorlar. İşçiler de en temel hakkını kullanıyor. Başbakan ve iktidar, yasa ve AİHM kararını tanımıyor. Faşist yaklaşımla, bu bayramı bize zehir ettiniz. İktidar, bu bayramı işçilere müdahale günü olarak bu noktaya taşımıştır."

 İLK ERDOĞAN BAYRAKTAR GELDİ

Soruşturmada adı geçen eski bakan Zafer Çağlayan, Muammer Güler, Erdoğan Bayraktar ve Egemen Bağış da TBMM'ye geldi. 

Genel Kurul'a gelen ilk eski bakan ise Erdoğan Bayraktar oldu. Bayraktar, bir süre Bakan Veysel Eroğlu'yla sohbet etti. Muammer Güler de görüşmelere katıldı.

Önergelerin görüşmesini izlemek üzere CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da Genel Kurul'a geldi.

YAYINDA KESİNTİ


Bu arada, önerge görüşmeleri TBMM'nin internet sitesinden canlı olarak yayınlanıyor. Ancak yayında zaman zaman aksaklık yaşanıyor.

CHP'Lİ VEKİL CANLI YAYINDA


Öte yandan, CHP İstanbul Milletvekili Melda Onur, elindeki tabletten görüşmeleri canlı yayınlıyor.

Bağımsız medya görevi yaptığını vurgulayan Melda Onur, "Bu kadar önemli bir oturumu vatandaştan saklamak doğru değil. Bizi farklı yollara yöneltmelerinin hiçbir manası yok" diye konuştu.

ÖNCE AK PARTİ'NİN SONRA CHP'NİN ÖNERGESİ


Genel Kurul'da 4 eski bakanla ilgili soruşturma komisyonu kurulmasına ilişkin iki önerge ele alınıyor.

Önce AK Parti'nin verdiği önergenin görüşülmesine başlandı. Daha sonra ise CHP'nin verdiği önergeler görüşülecek.

Meclis Genel Kurulu, soruşturma açılması yönünde karar alırsa, 15 kişilik bir komisyonu kurulacak.

Soruşturma komisyonu çalışmalarını gizli yapacak, kamu ve özel kuruluşlardan bilgi ve belge isteyebilecek. Gerekli görülürse belgelere el konulacak. Ayrıca, bakanlar kurulu üyelerini, diğer ilgilileri, tanık ve bilirkişileri dinleyebilecek. Komisyon, adli mercilerden de yardım alabilecek.

İlgili bakanların savunmasını da alacak olan soruşturma komisyonu, hazırlayacağı raporu, Meclis Başkanlığı'na sunacak. Başkanlık raporu hakkında soruşturma açılması istenen bakanlar ile milletvekillerine gönderecek.

10 gün içinde raporla ilgili görüşmeler tamamlanacak ve komisyon raporu gizli oyla karara bağlanacak.

Eğer Meclis Genel Kurulu bakanlar hakkında Yüce Divan kararı alırsa, dosya en geç 7 gün içinde Anayasa Mahkemesi'ne gönderilecek.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.