Dünyada da yankı buldu

Dünyada da yankı buldu

Twitter fenomeni @fuatavnifuat'ın ortaya attığı 'intikam operasyonu' planı Türkiye'yi ayağa kaldırdı. Dünyada da yankılanan tepkiler üzerine dün gerçekleştirilmesi beklenen operasyonun yapılamadığı iddia edildi.

Siyaset, hukuk ve basın camiası algı operasyonuna sert tepki gösterdi. Yapılmak istenenlere diktatörlük rejimleri, darbe ve sıkıyönetim dönemlerinde dahi rastlanamayacağı vurgulandı.


Twitter fenomeni @fuatavnifuat’ın önceki gün deşifre ettiği algı operasyonu Türkiye’nin yanı sıra dünyaya da yankı buldu. 17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonunun yıl dönümünde 150’si gazeteci 400 kişinin gözaltına alınacağı herkesi ayağa kaldırdı. Önceki gün operasyonun yapılacağı medya kuruluşları ile İstanbul Adliyesi ve emniyet önünde toplanan binlerce kişi hukuksuzlukları protesto etti. Operasyon iddiasını ortaya atan Fuat Avni, artan tepkiler üzerine operasyonun yapılamadığını belirtti. Algı operasyonuna tepkiler ise artarak devam etti.

CHP VE MHP’NİN  MALLARINA EL KONULACAK

CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce:  Bu bir sindirme hareketi. Bugün Cemaat’i sindirmek için bunu yapacak, yarın CHP'lilerin mallarına el konacak, öbür gün MHP'lilerin mal varlığına el koyacak. Sıkıyönetim döneminden daha beter. Bu, bir de demokrasi kisvesi adı altında yapıyor. Hiç olmazsa Kenan Evren demokrasiden söz etmiyordu, zorla yaptığını söylüyordu. Bu, bir de ileri demokrasi adına bunları yapıyor. Hırsızlık haftasındayız. Bütün hırsızların haftasını canı gönülden kutluyorum.

MEDYA ÖZGÜRLÜĞÜNE DARBE

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici: Bir ülkede böyle bir şeyin olacağına ihtimal vermiyorum. Çünkü böyle bir şey vaki olduğunda Türkiye’de hukuktan bahsedilemez. Basın özgürlüğünden bahsedemeyiz. Bir siyasi irade yargıya ve emniyete baskı kullanarak belli bir gruba yönelik baskı, algı yaparsa bu kabul edilemez. Biz bunu basın özgürlüğüne yapılmış bir darbe olarak değerlendiririz.

KELLE AVI OPERASYONU

CHP İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak: Hukuk olan, demokrasinin olduğu ülkelerde böyle operasyonlar yapılmaz. Hukuk devletlerinde gazeteci, işadamı, siyasetçi, sivil toplum kuruluşlarına yönelik bu tip kelle avcılığına çıkılmaz. Suç varsa savcı vardır. Yakalar götürür belgelerle gereğini yapar. Böyle toptan toplumu sindirici operasyonlar doğru olamaz.

GÖZALTILAR TACİZ OLUR

CHP Grup Başkan Vekili Engin Altay: Böyle bir operasyonun yapılmasına ihtimal bile veremem. İntikam projesi ve paranoyanın devamı olarak algılanır. Temel insan hakları prensiplerine aykırı bir durum olacaktır. Keyfi gözaltılar taciz olur.

TEHDİT DEMOKRASİYE

MHP Grup Başkan Vekili Oktay Vural: Böyle bir niyetin AKP’nin baskıcı, sindirmeci yaklaşımına, hukuk devleti anlayışına, özgürlükleri yok sayan yapısına uygundur. Kendileri gibi düşünmeyenleri medyadan kovdurdular, kendilerinden olmayan işadamlarını korkutup sindirdiler, vatandaşları dinlediler, devletin gücünü kendilerine düşman gördüklerini aynı düşünmeyenleri sindirdiler. AKP kendi etrafındaki bir avuç insan dışındaki insanları düşman gören bir zihniyete sahip. AKP, 17 Aralık sürecini unutturmak için algı operasyonu yapıp ‘Ben tek gücüm ve benle hareket etmeyen kim varsa benim düşmanımdır’ düşüncesine sahip. Tehdit hepimizin özgürlüğüne, hukuk devletine, demokrasiyedir. Bu siyasal zihniyetin topyekûn bir sindirme ve yok etme anlayışı ile hareket ettiği çok açık ve nettir. İnsanları linç ederek, intikamla yönetmek, hukuk dışı hareket etmek, zulümdür.

AKILDAN BİLE GEÇMEMELİ

MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık: Böyle bir şeyin düşünülmesi, akıldan geçirilmesi bile insanlık ayıbıdır.

BU İKTİDARDAN HER ŞEY BEKLENİR

MHP İstanbul Milletvekili Atila Kaya: Hükümet bir paranoya halinde paralel yapı dediği bir yapı ya karşı savaş başlatmış görünüyor. Hükümet bir hazırlık içinde. Nereye kadar gider, neleri kapsar bilemem ama bunlardan her şey beklenir. 1980 darbesinde 650 bin insan gözaltına alındı yargılandı, işkence ve idamlar oldu. 28 Şubat bin yıl sürecek denildi. Bir atasözümüz ‘Zulüm ile abad olunmaz. Zulüm ile abad olanın ahırı berbad olur’ der. Hukuki deliler var mı, düzmece delillerle cadı avı mı yapılacak. Her şeye gebe bir toplum haline geldik.

TOTALİTERLEŞMEKTİR

HDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan: Devlet kin ve intikam ile yönetilmez. Susturulmuş medya ile hiç yönetilmez. Bu herkes istediğini yapsın haksızlık yapsın demek değildir. Ama sapla samanı birbirinden ayırt etmek lazım. Bu yapılan totaliterleşmektir ve ülkeye hiçbir faydası olmaz.

ZİHİNLERİ KORKU DOLU

Burdur Bağımsız Milletvekili Hasan Hami Yıldırım: Bu operasyon planını 17 ve 25 Aralık’tan bu yana cereyan eden olaylara bakıldığında o suçüstü halini ortadan kaldırmak için yapılan operasyonlardan biri olarak görüyorum. Algı operasyonları ülkeyi hukuktan uzaklaştırıp kaosa sürüklüyor.

SIRA BİZE DE GELECEK

Merkez Parti Genel Başkanı Abdurrahim Karslı: Adalet ve hukukun kalmadığı yerde her şey yapılır. Devlet kalmadı ortada. Algı yönetmek adına 400 kişi değil 4 bin kişiyi bile içeri alabilirler. Bu tek bir şeyle açıklanabilir, delidir ne yapsa yeridir. Devlet ve din AKP döneminde hiç olmadığı kadar tahrip edildi. AKP’nin içeri atacağı sadece Cemaat medyası olmayacak. Merkez medya da bu riskle karşı karşıya kalacak. Sıra bize de gelecek.

REKORU KIRACAKLAR

Liberal Demokrat Partisi Genel Başkanı Cem Toker: Hukuk devletinden ve adaletten bahsedilemez. Kimse gece yatağında rahat uyuyamaz. 150 gazeteciyi alıp ne yapacaklar? En çok gazeteci tutuklayan ülke rekorunu egale ederler.

DÜNYA DALGA GEÇER

DSP Genel Başkanı Masum Türker: Gazeteciler gözaltına alınırsa Türkiye kaybeder. Tek adam ve despotik bir yapıya dönüşürüz. AKP, baskıyı yaygınlaştırmak için basını sindirmeye çalışıyor. Dünya kamuoyu buna inanmaz, dalga geçer. Bunu despotizm olarak kabul eder. Türkiye, bu durumda Esad’dan kötü duruma düştü.

HERKES TEHLİKEDE

DYP Genel Başkanı Çetin Özaçıkgöz: Doludizgin Türkiye’yi bir uçuruma götürüyor Cumhurbaşkanı’nın kaprisleri. Türkiye doludizgin bir felakete doğru gidiyor. Diktatörlükte hep bu böyle olur. Dokunulmazlığı olmayan herkes tehlikededir. Herkesi içeri alabilirler.

ÖZGÜR MEDYA ŞARTTIR

DGP Genel Başkanı İdris Bal: Dün polise yönelik operasyon yapan bugün de medya mensuplarına iş dünyasına benzeri operasyon yapabilir. Bu operasyon polise medyaya değil hukuk devletinedir demokrasiyedir.

HÜKÜMET RÖVANŞ PEŞİNDE

MHP Bursa Milletvekili Necati Özensoy: 17 ve 25 Aralık’tan sonra, suç işleyenler değil de, tam tersine suçluyu yakalayanlara bir operasyon yapıldığına hep birlikte şahit olduk. Maalesef rövanş peşindeler.

YOLSUZLUĞU UNUTTURMAZ

Kültür ve Turizm eski Bakanı Ertuğrul Günay: Bugünlerde, yolsuzluklar ve bu yıl içinde acıyla tanık olduğumuz maden kazalarındaki yoksulların durumu ve Cumhurbaşkanlığı Sarayı gibi israf konuları yoğunlukla tartışılacaktır. Bu tartışmanın önünü kesmek için bu tür baskılar, gündem çarpıtma ve sindirme gayretleri olacaktır ama bu gayretlerin hiçbirisinin halkın yaşadığı yoksulluğu, yöneticilerin karıştığı yolsuzluğu ve bunların üstünü örtmek için başvurulan yasakları unutturacağını sanmıyorum.

BU BASKI FAŞİZMDE YOKTU

CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel: Öyle bir durumdayız ki AKP, Türkiye’yi 1900’lerin Avrupa’sındaki faşizm akımında dahi muhaliflere karşı bu kadar açık, bu kadar alenen, bu kadar çekinmeden baskı ortamı yoktu.

BASIN ÜZERİNDEN ELLERİNİZİ ÇEKİN

Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç: Üç gazetenin genel yayın yönetmenleri ile 150 gazeteciyi kapsadığı ileri sürülen ve kamuoyuna 2 gündür korku salan söylemlerin, şimdilik iddiadan ibaret olması bile ürkütücüdür.

Hukukun siyasetin rövanş alanı içinde gösterilmesini ve hesaplaşma anlayışıyla hareket edilmesini, kabul etmek mümkün değildir.
 
Batı demokrasilerinde çıtayı, ifade ve basın özgürlüğü belirler. Basını, gazetecileri rahat bırakın. Herkesin, basının üzerinden ellerini çekmesini istiyoruz.

AFRİKA’DA BİLE OLMAZ

Çağdaş Gazeteciler Derneği Başkanı Ahmet Abakay: Böyle bir operasyonun 2014’ler Türkiye’sinde olabileceğini düşünmüyorum. Diktatörlüklerde olur.

Bu ses duvarını aşmaktır. Bunun demokrasilerde yeri yok. Afrika ülkeleri gibi demokrasinin olmadığı ülkelerde de olmaz.

TOTALİTER REJİMİN DEVAMI

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Turgay Olcayto: Bana göre bunlar psikolojik taarruzdur. Korku iklimi yayarak insanlar sindirilmek isteniyor.

Operasyonun olması demek Türkiye’de değil basın özgürlüğü hiçbir şeyin kalmadığını gösteriyor. Totaliter rejimin devamı demek. Bu tuzaklara gelmeyelim. Resmen korkutma amacı taşıyor.

VERİLMEYECEK HESABIMIZ YOK

Gözaltına alınacak 150 gazeteci arasında olduğu iddia edilen BUGÜN Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Erhan Başyurt, Çağlayan Adliyesi’ne giderek bilgi edinme başvurusu kapsamında savcılığa dilekçe verdi.

Başyurt çıkışta yaptığı açıklamada, bu iddiaların doğruluğunun Türkiye’nin imajının yerle bir olması anlamına gelebileceğini belirtti. Başyurt şunları söyledi: “Ben böyle bir listenin doğru olmamasını temenni ediyorum. Çünkü 150 tane gazeteci demek uluslararası tüm imajımızın yerle bir olması demek. Türkiye’de medyaya baskının, medya özgürlüğüne baskının açık delili demek. Ben böyle bir şeyin, ancak cinnet halinde mümkün olabileceğini düşünüyorum. Realitede olabileceğine inanmıyorum. Ama buna rağmen biz şayet böyle bir şey varsa dedik ve geldik sayın başsavcılığa dilekçeyle başvurduk. Bizim gazetemizle ilgili, gazetemizde çalışan insanlarla ilgili veya şahsımla ilgili herhangi bir şey varsa soruşturma, herhangi bir ifade ihtiyacı varsa biz buradayız. Geldik, ifademizi verelim dedik. Bu konuda resmi başvurumuzu yaptık, yazılı olarak da kayda girmesini sağladık.”

CEVAP BEKLİYORUZ

“Cevap bekliyoruz, buradayız. Hiçbir yere gitme imkan ve ihtimalimiz de yok. Gitmeyiz” diyen Başyurt şöyle devam etti: “Veremeyeceğimiz bir hesabımız da yok. Ama Türkiye’nin böyle vahim bir tabloyla karşılaşacağına, karşılaşmak zorunda bırakılacağına inanmak istemiyorum.
 
Fakat bir taraftan da baktığımızda insani yardım derneklerine, yetimlere, açlara, muhtaçlara yardım götüren derneklere bile yapılanları gördükten sonra, okullara yapılanları da gördükten sonra, böyle bir çılgınlık yapılır mı, yapılırsa yapılır. Biz de gereğini yapar, yerine getiririz. Veremeyeceğimiz hiçbir hesap yok diye düşünüyorum. Olmamasını temenni ediyorum ama böyle bir şey varsa, gündemi değiştirmek dışında aklıma gelen hiçbir şey yok.

HÜKÜMETTE TEDİRGİNLİK VAR  

17-25 Aralık yolsuzluk soruşturmalarının yıldönümü yaklaşıyor. Bu konuda bir tedirginlik yaşandığı anlaşılıyor hükümet cenahında. Aksaray’la ilgili gündem çok yoğunlaştı. Oradaki israfın kamuoyunda oluşturduğu tepkiler var. Gündemden düşürmek de olabilir. Yine torpilli KPSS’siz alınan kadrolar konusu var. Bunlar bir şekilde, bir taraftan da görüşler var, müzakereler var, çözüm süreci ile ilgili. Topyekun bir gündem değiştirme olur olsa olsa. O da hukuki bir dayanağı olduğundan değil. Algıya yönelik, kamuoyunu meşgul edecek, yıldönümünde gazetelerin, bağımsız gazetelerin gündeme vermesi olabilir ancak olsa olsa. Ama çılgınlık olur.”

"28 ŞUBAT'TA BİLE YAPILMADI"

Bugün Televizyonu Genel Yayın Yönetmeni Tarık Toros gazetecilere yapılan baskı ve korkutmaların 28 Şubat ve darbe dönemlerinde bile yaşanmadığını söyledi. Toros şu ifadeleri kullandı: “28 Şubat andıçların yayınlandığı bir dönemdi. Fakat hiçbir medya grubuna dönük böyle bir gözaltı girişimi, tutuklama girişimi, bir gazeteyi kapatma, bir televizyonu cezalarla yıldırma böyle şeyler yoktu. O açıdan 28 Şubat sürecinde ve diğer darbe dönemlerinde de olmayan bir şey. 90 yıllık cumhuriyet tarihinde bu denli şiddet, bu denli nobranlık yaşamadı medya dünyası.”

KEYFİ UYGULAMALARA BOYUN EĞİLMEYECEK

Gözaltı listesindeki Zaman Gazetesi Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı, Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca ve Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Genel Başkanı Mustafa Yeşil adliye önüne gelerek açıklamalarda bulundu.

Türkiye’nin hiç kimsenin babasının çiftliği olmadığını ifade eden Dumanlı, “Sadece Türkiye değil bütün Dünya, 150’si gazeteci olmak üzere 450 kişi geniş çaplı fakat somut bir suça dayanmayan bir operasyonu konuşuyor. Bu ülke anayasa ile yasalarla, öyle ya da böyle, az ya da çok işleyen kanunlarıyla demokratik hukuk devletidir. Hiç kimsenin babasının çiftliği değildir. Hiçbir keyfi uygulamaya hiçbir vatandaş da razı değildir, boyun da eğmeyecektir” dedi.

Havuz medyasında Zaman’a el konulacağı yönünde haberler çıktığını hatırlatan Dumanlı, “Zaman’a el koyacak eli kader kırar, vicdan kırar, halk kırar. Birileri birkaç dişi fazla çıktı diye kendini vampir zannedebilir. Ama Zaman büyük lokmadır, yutulamaz. Zaman’ı durdurmak mümkün olmaz” şeklinde konuştu.

Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı (GYV) Başkanı Mustafa Yeşil, “Bu dönemde bunu yapanlar, karanlık sürecin planlayıcıları, bu karanlık dönemin inşaatını icra edenleri o dönem mutlak manada hukuk çerçevesinde elbette tarafsız yargı içerisinde bunların hesaplarını vereceklerdir” ifadelerini kullandı.

BAŞSAVCI: HABERİMİZ YOK

Avukatlarının İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Hadi Salihoğlu ile görüştüğünü söyleyen Dumanlı, “Hadi Bey’in bize söylediği ‘benim böyle bir dosyadan haberim yok’ Tabii başsavcının haberi olmadan başkaları bir şeyler çeviriyor mu? Onu da bilemiyoruz” dedi.
 
Salihoğlu 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasından sonra Çağlayan Adliyesinde Başsavcı olarak atanmasının ardından yaptığı açıklamada kendisinden habersiz hiçbir soruşturma ve işlem yapılmayacağını söylemişti.

HİDAYET KARACA: O İNSANLAR LİSTEDE OLMAK İÇİN DUA EDİYOR

Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca, adliye önüne gelerek göstericilere destek verdi. Karaca, “Hazırladıkları listelerle insanları ürküteceklerdi. Fakat milyonlarca insan o listede olmak için dua ediyor” dedi.

BUGÜN GAZETESİ

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.