Hayatımız Hile oldu

Hayatımız Hile oldu

Türkiye’nin ilk kadın “hesap dedektifi” Fikriye Aslan, paranın ve insanın bulunduğu her yerde hilenin mutlaka olduğunu belirtti.Fatura hilelerinin ilk sırada olduğunu belirten Aslan, “Çok ortaklı şirketlerde ise kasaya bakan, fırsatını buldu mu hileye yön

A+A-

Günümüzde hile ve yolsuzluk olayları eskiye göre hem çok arttı hem çok daha çetrefilli hale geldi. Sayıları hızla artan bu hilelerin  ortaya çıkarılması da önlenmesi de o kadar kolay bir iş değil. Ayrıca önemli bir uzmanlık istiyor.


Ülkemizde bu anlamda çalışan uzman sayısı, bir elin parmaklarını geçmiyor. Adına “Hesap Dedektifliği” denilen bu meslek sahipleri, özel sektörün ihtiyaçlarına cevap vermeye çalışsa da alınacak daha uzunca bir yol var.

İlk kadın dedektif

Türkiye’de bu alanda çalışan ilk kadın hesap dedektifi olan Fikriye Aslan, gördüğü boşluğu değerlendirdi ve iki yıl önce “Pusula” adıyla adli muhasebe ve hile denetimi danışmanlık şirketi kurdu.

Bu işte dört kişiyiz

*Fikriye Hanım, “hile” sözcüğü sizin için neler ifade ediyor?

Bir yerde para ve insan varsa, orada hile ve yolsuzluk vardır. Bu söz bizim sloganımız. Hayatımız bunları araştırmakla geçiyor.      

*En çok hile denetimi mi yapıyorsunuz?

Evet. Türkiye’de bu olay çok yeni. Hile çok ama denetim yok. Bu işi şirket kurup da yapan yok. Biz ise şirketimizi bunun için kurduk.

*Büyük avukatlık firmaları ve bağımsız denetim kuruluşları da gerektiğinde böyle işler yapmıyor mu?

Avukatlık firmaları yapmaz. Belki bazı bağımsız denetim şirketleri yapar. Ama onların da alanı değildir. Bağımsız denetim, iç denetimden farklıdır. Türkiye’de ilk kez Mali Müşavirler Odası, 2010’da bir eğitim açtı. 3 sınıfta toplam 45 kişi bu işin eğitimini aldık. 4 kadın vardı, onlardan birisi de benim. Diğerleri yapmıyor, çünkü çok riskli bir iş. Türkiye’de bu işi sadece 4 kişi yapıyoruz.

*Şirketler, size neden geliyor?

O kadar çok hile var ki; çalışan, patron... Bunlar kardeşler, karı- koca veya arkadaş olabilir. Birbirini çok seven canciğer iki ahbap olabilir.  Belgeliyoruz, raporluyoruz ve gerçekleri buluyoruz.

Ortakların yüzde 75'i

*Bu işler mali dedektiflik gerektirmez mi? 

Bu çalışmaların adı zaten “mali dedektiflik.” Hatta hesap dedektifliği demek daha doğru.

*Ortak şirketlerde bu işler nasıl meydana geliyor?

Genelde ortaklardan birisi sahada olur, üretime bakar, öbürü de masa başında hesapla uğraşır.  Bu iki ortak bir araya gelirken birbirine derler ki, “Senin kafan hesaba çalışıyor, masada otur ona bak,ben de gidip üretim yapayım.”  Ortaklıklarda kişi sayısı artsa da işler ayrılır.

*Ortaklar arasında en çok hileyi kim yapıyor?

Tabii ki kasanın başında oturan yapıyor. Paraya yakın olan daha çok çalmaya daha yatkın olur. Çünkü fırsat var. Bu alandaki araştırmalara göre genel olarak ortaklık yapan patronların yüzde 75’i fırsatını buldu mu yapar, yüzde 10’u her halükarda yapar, zaten bu işi yapmak için doğmuştur, yüzde 15’i ise hiçbir zaman yapmaz.

Beyaz yakalılar ilk sırada

*Türkiye’de ekonomi, aile şirketleriyle dönüyor. Böyle şirketlerde karşılaştığınız hile türleri nelerdir?

Ailenin tüm fertleri, ortak ve eş de dahil olmak üzere fırsat oldu mu hileye yönelirler. Şirket kasasından kendisinin ve çocuklarının özel harcamalarının yapılması ve bunların şirkete fatura edilmesi yeğlenir. Akrabalarını diğer çalışanlarından farklı ve yüksek maaşla çalıştırma, eş dost işe gelmediği halde 'sigortalı yapma' gibi hileler söz konusudur.

*Üst düzey yöneticiler nasıl davranır?

Güvenilir ikinci adam, yani CEO veya genel müdür de yetkilerini kullanarak hileyi gizleme aşamasında kendi kadrosunu kurma imkanına sahip olur.

Erkeklerde %60

*İşletmelerde en çok kimler hile yapar?

Türkiye’de de dünyada olduğu gibi eğitimli 'beyaz yakalılar' daha çok hile yapar. Eğitim seviyesi yükseldikçe yapılan hile adedi az olmasına karşılık verdiği zararlar ve yapılan vurgun miktarı tek seferde çok fazladır.

*Cinsiyet ayrımı nasıldır?

Türkiye ve dünyada hile yapanların oranı kadınlarda yüzde 40, erkeklerde yüzde 60.  Yine 3 yıllık çalışma süresinde hile yapanların oranı
yüzde 30’larda.

Malları da boşuyorlar

*Hileyle ilgili ilginç örnekler verebilir misiniz?

Bu işlerde hep gizlilik anlaşması yaparız. Ama geçenlerde kimya sektöründe çalışan bir karı-koca arasındaki ihtilafa baktık. Boşanma davaları sürüyor. Çünkü eşler boşanırken, malları da boşuyorlar.

*Hile ortaya çıkınca ortaklar mahkemeye gidiyor mu?

Bu konuda bir holdingi örnek vermek isterim. Evrak, bordro, ödeme var... Tespit edip belgeledik, her türlü muhasebe hilesi de mevcuttu.

Ortaklığı bitirmediler

Her iki tarafa da götürdük. Ama ortaklık bitmedi. Bunu yapan 3 milyon liralık bir paraya konmuştu. Diğer ortak giden paranın yarısına razı oldu, mahkemeye gitmedi.

Hile de yapsa patron bazen CEO’yu atmaz

*Patronlar neden hile yapan CEO’lara göz yumar?

Diyelim ki, bir CEO’nuz var, şirketinize de çok kârlı işler yaptırıyor. Ama yine de biliyorsunuz ki bu adam 'götürüyor.' Ben bu adamı atarsam kârım düşecek, en iyisi buna göz yumayım diyorsunuz.

*Sistem hep böyle mi işler?

Genelde böyle işler. Ama doğru kabul edemeyiz. CEO’nun götürdüğünü gören diğer görevliler de ufaktan götürmeye başlarlar. Patron ona dokunmadı,  “Biz de yapalım” derler. Alt kademelere de yayılır. Patron da üç sene içinde iflas eder. Çünkü, şirket gelirinin her yıl yüzde 5’i böylece buharlaşır.

İnşaat, tekstil, sağlık ve hizmet sektöründe yaygın

*En çok hangi hileler yapılıyor ve hangi sektörlerde?

Fatura hilesi başta gelir. Sahte giderler olur. Mesela 100 liralık bir harcamayı 1000 lira olarak yazdırırlar.Ağırlıklı olarak inşaat, tekstil, sağlık ve hizmet sektöründe fazla olduğunu söyleyebilirim. Mesela, tekstil firmalarında bu iş çok yaygındır. Bir fasoncu yüzde 3 getiriyordur, bunu 4’e çıkardığı zaman patron o fason atölyesine der ki, “Senin üç kağıtçı tarifeye zam yaptı”, o zaman o fasoncunun ipini keserler.

Mali müşavirler kara kutunun kutusu gibidir

*Ortaklar arasındaki hileler mahkemeye taşınırsa şartlar nasıl gelişiyor?

Bugüne kadar mahkemeye yansıyan tek dosyamız var. Bir özel hastanede mali müşavir, 8 milyon lira götürmüştü. Uzlaştırmaya çalıştık. Hastane sahibi bu paranın yarısına da razı olmuştu. Mali müşavir kabul etmedi, “Sizi şikayet ederim” dedi ve etti. Çünkü o mali müşavir,
şirketle ilgili her şeyi biliyordu.

*Mali müşavirler, müşterilerinin 'kara kutusu'dur derler...

Evet, her şeyi bilirler. Hatta kara kutunun da kutusudur.

Konuşkan olurlar

*Hile yapanların karakteristik özellikleri var değil mi?

Konuşkan, sevimlidirler. Hastalık derecesinde yalancı olurlar ve hiç vicdan azabı çekmezler. Duygusuz tiplerdir. İşe en önce gidip, en son çıkarlar.

İşlerinin bitmediğini bahane ederek geç saatlere kadar çalışıyor görüntüsü verirler ki, kendilerine çalıştıkları belli olmasın. Yaptıkları hile anlaşılmasın diye yıllarca 'izin'siz çalışırlar. Stres ve korku sebebiyle davranış bozukluğu gösterirler. Bekarlara göre evli olanlar daha çok hile yapar.

Sarraf’ın işi bizi aşar

*Rıza Sarraf’ın dahil olduğu olayda MASAK hükümete rapor yollamış ama kimse takmamış. Siz bu işi alsaydınız, neler ortaya çıkarırdınız?

Çok farklı şeyler çıkardı bizden. Aslında baş edebileceğimiz bir şeyse alırız. Ama bazı işler bizi aşabilir...

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.