1. YAZARLAR

  2. Selçuk DÜZGÜN

  3. Kadın Hakları
Selçuk DÜZGÜN

Selçuk DÜZGÜN

Yazarın Tüm Yazıları >

Kadın Hakları

A+A-

8 Mart 1857 tarihin de ABD'nin New York kentin de 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başlar…

Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda çoğu kadın 129 işçi can verir...

İşçilerin cenaze törenine 10.000'i aşkın kişi katılır ve bu durumu protesto eder…

Ve bu olaydan 53 yıl sonra Danimarka'nın Kopenhag kentinde 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında Almanya Sosyal Demokrat Partisinin önerisi Dünya “Kadınlar Günü” olarak anılması önerisini getirdi ve öneri oy birliğiyle kabul edilir…

Ama o güne kadar bu olay “Çalışan Kadınlar Günü “ olarak kutlanmaktadır

8 Mart kutlamalarının ilk ortaya çıkışının doğrudan işçi kadınlarla ilişkili olduğunu tarihsel bir gerçek olduğundan yola çıkarsak bu günün gerçek tanımının “çalışan kadınlar günü” olarak yapılmasının daha uygun olduğunu düşünmekteyim.

Zira güne gerçek anlamını yüklemeyince, günümüz dünyasında gördüğünüz üzere başka başka amaçlarla da olayı kapitalizme kurban edilmiştir.

Ozaman günümüz de Türk Kadının Çalışma Hayatındaki Yerine kısaca değinirsek;

Türk kadınının çalışma hayatındaki yeri konusunda yapılan araştırmalara göre, günümüzde Türk kadınının ancak üçte biri çalışma hayatında yer almaktadır.

Sektörlere göre tekstil, öğretmenlik, tıp ile ilgili meslekler kadınların çoğunlukta olduğu alanlar olarak göze çarpmaktadır.

Çalışan kadınlar, uzmanlık gerektirmeyen mesleklerde yoğunlaşırken, işgücü piyasasındaki kadınlar, genelde kısmi süreli çalışma, geçici süreli çalışma ve evde çalışma gibi atipik ve kayıt dışı istihdam biçimlerinde ağırlıklı olarak yer almaktadır.

Bu tür emek-yoğun işlerin başında dokumacılık, hazır giyim ve evde yapılan parça başı işler geliyor.

Kadınlar kentlerde düşük, kırsal alanda oldukça yüksek oranlarda çalışıyorlar. Kırsal alanda “ücretsiz aile işçisi” olarak çalışan genç kız ve kadınların oranı % 62.6 düzeylerinde bulunmaktadır.

Kadın istihdamının sektörel dağılımına baktığımızda; hizmet sektöründe kadın işgücü oranı % 57 ile en ön sırada yer almaktadır.

Kadınlar, bilimsel ve teknik alanda çalışanların % 24’ünü, üst kademe yöneticisi olarak çalışanların % 1’ini, idari personel olarak çalışanların % 23’ünü, ticaret ve satış personeli olarak çalışanların % 4’ünü, hizmet işçisi olarak çalışanların % 13’ünü, tarım sektöründe çalışanların % 9’unu oluşturmaktadır.

Tarım dışı üretim işçisi olarak çalışanların arasında kadınların oranı ise % 25 düzeyinde bulunmaktadır.

Kadınların istihdama katılımını engelleyen ve sosyal dışlanmaya neden olan önemli unsurlardan biri de, genel eğitim ile mesleki eğitimin yetersizliğidir.

Maalesef günümüz Türkiye'sinde her 5 kadından 1’i okuma yazma bilmemektedir. Yani 8 milyon kadın okuma-yazma bilmemektedir.

Kadınların, mesleki ilerlemeyi sağlayan ileri seviyede öğretime katılımı düşüktür.

Bunun dışında 8 Mart`ı sevgililer gününe çevirerek Mart ayı kedisi yaklaşımı ile “KADINCILIK” yapan züppelere, kadın hakları savunucularına, kadınları dillerinden düşürmeyen yöneticilere günümüz dünyasından kadınlara ait bir kaç rakam vermek isterim;

*Bugün dünyada her 3 kadından biri şiddete maruz kalıyor, her 5 kadından biri tecavüze uğruyor ya da tecavüzden son anda kurtuluyor.

*Yeryüzündeki mutlak yoksulluk sınırındaki 1.5 milyar kişinin yüzde 70’ini kadınlar oluşturuyor.

*Dünyadaki işlerin yüzde 60’ını yapan kadınlar, toplam gelirin yüzde 10’una; dünya üzerindeki mal varlığının ise yüzde 1’ine sahipler.

* Mültecilerin yüzde 80’ini kadınlar oluşturuyor.

*280 milyonluk Arap dünyasında her 2 kadından biri okuma yazma biliyor. Dünya genelinde okuma yazma bilmeyen yetişkinlerin yüzde 67’si kadın.

*Eğitim olanağından yoksun 45 milyon erkek çocuğa karşılık, kızlarda bu rakam 85 milyona ulaşıyor.

*700 milyon kadın yeterli yiyecek ve içme suyu ile sağlık ve eğitim hizmetlerinden mahrum...

Evet, bu günün "çalışan kadınlar günü" değil de, "kadınlar günü" olduğunu iddia etmek 8 Mart'a ilk olarak önerildiğinde yüklenen anlamı görmezlikten gelmektir.

İnanın bu günü çılgın eğlencelerine kurban edenler ve şuursuzca kutlayanlar en başta ABD`de öldürülen o işci kadınlara ahrette hesap vereceklerdir.

Hal böyle iken, dünyada kadının durumu böyle iken bu günü sevgiler günü gibi kutlayıp, Mart ayı dolayısı ile kedileşenleri ve bu zihniyetsizlik ile ezilen kadınların kanları üzerinden çılgınca eğlenenleri lanetliyorum.

Kadına verdiği önemi bir güne sığdırmayan, medeniyetlerini onlar üzerine kuran bir milletin ferdi olarak da bugün hiç bir kadınımızı kutlamıyorum.

Zira onlara bu kadar zulüm, eziyet ortada iken kutlama yapmaya vicdanım el vermiyor ve kutlamayı onlara hakaret kabul ediyorum…

Ama illa da bir kutlama yapmak istiyorsanız bugün çocuklara siz bakın, ofisinizde ki Ayşe ablaya bir kez de siz çay servisi yapın vs… Olmaz mı yani?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.