1. YAZARLAR

  2. Selçuk DÜZGÜN

  3. KAFKAS İSLAM ORDULARINA!
Selçuk DÜZGÜN

Selçuk DÜZGÜN

Yazarın Tüm Yazıları >

KAFKAS İSLAM ORDULARINA!

A+A-

KAFKAS İSLAM ORDULARINA!


BAK OĞLUM!

Daha bir yaşına girmemiş oğluma bir eylül sabahı Kafkas İslam Ordularını anlatmak istedim!…
 
Anlatmak istedim ki, Ata topraklarında ilk eğitimi vatan uğruna şahadete ermişleri bilmek olsun.
 
Kendisine bu hayatı bahşeden Mevla`nın huzurundaki o yiğitleri tanısın.
Tanısın ki, toprağa basarken her adımı dikkatli atsın.

Ve aldım onu bir sabah Bakü`de Kafkas İslam Ordularının şehitliğe götürdüm.

İsmini Saltuk Pusat olarak verirken kulağına okuduğum ezan gibi, tekbir gibi şu sözleri ona söyledim; 

Bak oğlum beni  iyi dinle!

Büyüyeceksin, serpilip delikanlı olacaksın. 
 
Bunlar senin insani hakkın. 
 
Bunlar olurken her canlıya, her cansıza vefa borcun olacak. 
 
Elini attığın nesne, ayağını bastığın toprak senden gün gelecek hesap soracaktır! 
 
Bu hayatta ya kartal misali özgürce, yiğitçe yaşayacak ve şerefinle göçeceksin, ya da bir sürüngen gibi sürünüp şerefsizce gömüleceksin.
 
İki kalın çizgi arasında ki karar tamamen senin. 
 
Ben Kartal olabilmen için sadece aracıyım, vesileyim ve bu uğurda elimden geleni yapacağım

Unutma! 
 
Yerin üstünde bir sürüngen olmak istemiyorsan önce yerin altında yatanları iyi tanıyacaksın.

Burada yatanlarla başlayalım istersen!

Senin dedelerin bir zamanlar birçok devlet kurdu ve dünyayı yönettiler. 
O dedelerin son asırda dünyayı yöneten devletinin adı; Devlet-i Ali Osmaniye` idi. 
 
Üç kıtaya hükmetmiş, basılmadık yer, adalet götürmediği mekân kalmamıştı. 
 
Gün geldi o koskoca Osmanlı Devletinden geriye sadece bitiş kaldı ve l. Dünya savaşına girdi.
 
O savaşta dört yıl boyunca, yedi cephede dönemin en güçlü devletleriyle savaşmak zorunda kaldı. Ülkenin her bölgesinde bir cephe açılmışken, o tarihte, Azerbaycan’ın durumu da farklı değildi.

Senin üzerinde doğduğun bu coğrafya yani Azerbaycan`ın; ilmî, iktisadî ve askeri bakımından ilerlemesini istemeyen tarihi düşmanları Ruslar, İngilizler, Ermeniler 1918 yılında topraklarını işgal ettiler.
 
Azerbaycan’ın birçok şehri ele geçirdiler. Düşmanlar tümüyle halka yöneldi ve sadece Bakü’de, Türklere karşı gerçekleştirilen katliamlarda 12.000 Azerbaycan Türkü şehit edildi. Baskı ve vahşetlerinden kurtulmak için Bakü’deki halkın yarısı şehri terk etmek zorunda kaldı.

Bu durum Türk dünyasının baş şehri olan İstanbul’a ulaştı. 
 
Derdi başından aşkın İstanbul bu duruma kayıtsız kalamazdı. 
 
Çabuk hareket ettirmesi gerektiriyordu.
 
Elbette ataların duramazdı, Türk`ün efsanevi Başkomutanı Enver Paşa üvey kardeşi Nuri Paşa’yı Kafkas İslam Ordusunun başında Azerbaycan’a gönderdi.

Türkiye`den askerler gelene kadar Düşmanların yapmış oldukları vahşet akıl almazdı.
 
Türk ordusu Gence`ye geldiğinde halk yollara dökülür, orduyu coşkuyla karşılar ve hazırlıklar tamamlandıktan sonra Bakü`ye hareket edildi.

Türk ordusu, Bakü`ye gelene kadar çarpıştığı birçok bölgede yüzlerce şehit verdi.
 
Bakü`ye varıldığında ise şehit sayısı binleri aşmıştı. Fakat Azerbaycan işgalcilerden kurtarılmıştı.

İşte bu Türk Şehitliğinde o dönem şahadet şerbeti içmiş dedelerin yatmaktadır. 
 
Senin dedelerinin 1918’de, her türlü baskı ve zulümlerin tertip edildiği bir dönemden, günümüze kadar nöbetini hakkıyla tutan Türk şehididir.

O şehitler Azerbaycan Türkü`nün kalbinde taht kurmuştur. 
 
SSCB dönemin de kimliklerden Türk isminin çıkarılmasına, bu ismi söyleyenlere en ağır cezaların verilmesine rağmen, Türk ismi işte inadına bu kabirlerde ölümsüzleşmiştir.

 
Bak Oğlum!
 
Burada sessiz sedasız yatanları iyi tanı! 
 
Yerin ütündeki varlık sebebin bunlardır.
 
Allah sana büyümeyi nasip ederse bu yoldan her gelip geçtiğinde bir Fatiha oku.
 
Bu senin en tabi insani mecburiyetindir, borcundur.
 
Bunu yaparsan tarihî vazifesini yapmış olmanın huzuruyla hayata yol alacaksın ve yerin altında yatanların seni bir kartal misali selamladığını her daim ruhunda hissedeceksin. 
 
Yolun mutu, bahtın açık olsun.
 
Kutlu doğdun, KUT olasın, Kutlu kalasın… Amin!

Evet ben anlattım!
 
Hem de daha `baba` bile diyemeyen bir yavrucağıza.
 
Ben anlatım çünkü maddeye değil, manaya konuştum.
 
İlk mayası olsun dedim, bu maya ile yoğrulsun istedim.
 
Ben tevekkülümü yerine getirdim, gerisi ilahi yaratanın.
 
Ben görevimi her daim bu mevzuda yerine getireceğim, tıpkı bu yazı gibi.
 
Ruhuna okunan bu yazıyı elbet birgün aklı ile dile getirecek Saltuk Pusat!
 
Gelin siz de ilk yavrularınıza ilk heceleri özenle seçin verid.
 
Zira; Din, Millet, Vatan dediğimiz kavramlar ilk mayasını aile ocağında alır, yücelir ve sonsuza kadar yaşar.

Bu vesile ile Kafkaslardan, Viyana`ya, Hazar`dan Tuna`ya ve daha ötelerine bütün şehitlerimizi saygı, sevgi ve minnetle yad ediyorum!

Ruhları Şad Olsun!

Kaklın sağlıcakla…

Selçuk Düzgün- BAKÜ

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.