Ailede Kanser Öyküsü Varsa Ne Yapılmalı?

Ailede Kanser Öyküsü Varsa Ne Yapılmalı?

Ailesel kanser riski taşıyanlar için erken tarama ve genetik testler hayat kurtarıyor. Meme, kolon, prostat kanserlerinde risk değerlendirmesi, tarama yaşı ve önemli işaretleri Prof. Dr. Okan Kuzhan anlatıyor.

Kalıtsal kanserlerde genetik risk taşıyan kişilerde erken ve düzenli tarama, hastalığın önlenmesinde veya tam iyileşme sağlanmasında en etkili yöntemlerden biri olarak öne çıkıyor.

Kanser, hem dünyada hem de Türkiye’de halk sağlığını en çok tehdit eden hastalıklardan biri olmaya devam ediyor.

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl yaklaşık 20 milyon kişiye yeni kanser tanısı konulurken, yaklaşık 10 milyon kişi bu hastalık nedeniyle hayatını kaybediyor.

Ülkemizde ise Sağlık Bakanlığı istatistiklerine göre yıllık yeni vaka sayısı 223 bini aşıyor. Uzmanlar, yaşam sürelerinin uzaması, çevresel etkenler ve değişen yaşam tarzlarıyla birlikte kanser vakalarının önümüzdeki yıllarda daha da artabileceğini belirtiyor.

AİLESEL KANSER RİSKİ NEDİR?

Tüm kanserlerin yaklaşık yüzde 10’u kalıtsal (ailesel) kaynaklıdır. Bu durumda genetik mutasyonlar sperm veya yumurta hücreleri üzerinden nesilden nesile aktarılır.

Meme, yumurtalık, kolon, prostat, mide ve tiroit kanserleri kalıtsal geçişin en sık görüldüğü türler arasında yer alır.

Prof. Dr. Okan Kuzhan, “Ailesinde kanser öyküsü bulunan kişilerin hekim kontrolünde kişisel risk değerlendirmesi yaptırması ve buna göre tarama programı oluşturulması yaşamsal önem taşır” uyarısında bulunuyor.

KALITSAL RİSKİN 5 ÖNEMLİ İŞARETİ

Prof. Dr. Okan Kuzhan, ailesel kanser kuşkusunu güçlendiren başlıca durumları şöyle sıralıyor:

Aynı ailede birden fazla kişide aynı kanser türünün görülmesi

35 yaşından önce kanser tanısı alan bireylerin olması

İki taraflı kanser gelişimi (örneğin her iki memede veya her iki yumurtalıkta)

Aynı kişide birden fazla farklı kanser türünün ortaya çıkması

Adrenal korteks kanseri gibi nadir tümörlerin saptanması

HER AİLE ÖYKÜSÜ KALITSAL DEĞİLDİR

Ailede sık kanser görülmesi her zaman genetik yatkınlık anlamına gelmez. Çevresel faktörler (örneğin asbest maruziyeti sonucu mezotelyoma) veya rastlantısal mutasyonlar da benzer tablo oluşturabilir. Bu nedenle yalnızca aile öyküsü değil, ortak yaşam koşulları ve çevresel riskler de değerlendirilmelidir.

GENETİK DANIŞMANLIK VE TESTLER

Kalıtsal kanser sendromu tanısı için ayrıntılı aile öyküsü, genetik danışmanlık ve BRCA1, BRCA2, MLH1 gibi genlerde mutasyon analizi yapılır. Ancak Prof. Dr. Kuzhan, “Her mutasyon mutlaka kanser demek değildir, sadece risk artışı anlamına gelir. Gereksiz testler kaygıyı artırabilir” diyerek uyarıyor.

Testler, yalnızca riskli gruplara önerilmelidir.

HANGİ YAŞTA HANGİ TARAMA YAPILMALI?

Risk grubundaki kişilerde tarama yaşı ve sıklığı kişiye özel planlanır:

Meme kanseri: Birinci derece akrabada öykü varsa 30-35 yaşında başlar. Yıllık mamografi ± MR.

Kolon kanseri: En erken vaka yaşından 10 yıl önce veya 40-45 yaşında kolonoskopi (5 yılda bir).

Prostat kanseri: Aile öyküsü varsa 40-45 yaşında PSA testi ve muayene.

Akciğer kanseri: Risk faktörleriyle birlikte 50-55 yaşında düşük doz BT.

Mide kanseri: Aile öyküsü + Helicobacter pylori varsa 40 yaş civarında endoskopi.

Siyasetcafe.com

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.