1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Maske takmayanlar bu yazıyı okuyup bir kez daha düşünün: "Ölmek istemiyorum diyerek yatağı parçaladı"
Maske takmayanlar bu yazıyı okuyup bir kez daha düşünün: "Ölmek istemiyorum diyerek yatağı parçaladı"

Maske takmayanlar bu yazıyı okuyup bir kez daha düşünün: "Ölmek istemiyorum diyerek yatağı parçaladı"

Yoğun Bakım Uzmanı Doç. Dr. Hakan Akelma sokaktaki insanlar ‘Ölmek istemiyorum’ diyenlerin yüzündeki pişmanlığı, tanık olduklarımı görseler dışarı adım atmazdı dedi.

A+A-

Türkiye’de 6 bin kişinin hayatını kaybettiği Covid-19’a karşı “kan donduran” uyarı pandemi hastanesine dönüştürülen Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli Anestezi ve Yoğun Bakım Uzmanı Yardımcı Doç. Dr. Hakan Akelma’dan geldi.

Doç. Dr. Hakan Akelma sokaktaki insanlar ‘Ölmek istemiyorum’ diyenlerin yüzündeki pişmanlığı, tanık olduklarımı gören dışarı adım atmazdı dedi.

Diyarbakır’da Mart ayından bu yana virüsle mücadele eden Doç. Dr. Hakan Akelma, yoğun bakımda yaşadıklarını anlattı. “Tanık olduklarımı gören, evden dışarı çıkmazdı” diyen Akelma, şunları söyledi: “Bir hastamız vardı ‘Ölmek istemiyorum’ diyerek yatağı parçaladı, kendindeki bütün kataterleri çekti, şuuru gitti ve onu üç gün sonra kaybettik. O duygular anlatılmaz. Annenizin, babanızın yanınızda çırpına çırpına ölmesini görmek sizi üzüyor. Elinizden geleni yapıyorsunuz. Ama bu meret çok kötü.”

Akelma ayrıca şunları da söyledi: “Mayıs ayından sonra sıcakların etkisiyle hastalığın azalacağını düşünüyorduk. Genç hasta da gördüm yaşlı hasta da gördüm. Çoğu ciddi solunum sıkıntısı çekiyordu. Özellikle genç bir hastamız vardı, 55’lerde solunumu vardı, normal bir insan 12 soluk alır. Her an öleceğini hissederek soluk alıyordu. Ben de onu yatıştırmaya çalışıyordum. O hastaları halkımızın görmesini isterdim. Çok büyük bir pişmanlık vardı yüzlerinde. Yine bir başka hastamız vardı ‘Ölmek istemiyorum’ diyerek yatağı parçaladı, kendindeki bütün kataterleri çekti, şuuru gitti ve biz o hastamızı 3 gün sonra kaybettik. Bu şekilde deliryuma giren hastalarımız oluyor. Özellikle birçok hastamızda aşırı ajitasyon, ölmeme isteği ve ölüm korkusu... Onları resmen sarmalıyor ve yaptıklarına çoğu da pişman oluyor. Hemen yanı başındaki hastalar ölüyor, bunun farkına varıyorlar, bu da onlarda ciddi bir pişmanlık oluşturuyor.”

VÜCUTLARI MORARIYOR

Hastalarına ailesinde biri gibi yaklaştığını ifade eden Akelma “O duygular anlatılmaz. Annenizi, babanızı yanınızda çırpına çırpına ölmesini görmek sizi üzüyor. O çırpınışlarında elinizden geleni yapıyorsunuz. Entübasyon yapıyorsunuz, her türlü cihazı takıyorsunuz ama bir noktadan sonra bu meret çok kötü, akciğeri harap edecek düzeye getirdiğinde hastaya yapabileceğiniz bir şey olmadığını anladığınızda büyük bir hayal kırıklığına uğruyorsunuz. Çok hasta gördüm ama koronavirüs gibi beni etkileyen, sarsan hastalık görmedim. Hastaların periferlerinde siyahlık, morarma oluşuyor, oksijen gitmiyor dokularına, ayaklarına, ellerine, yüzlerine, ve hastaların o haldeki durumu sizi çok ürkütüyor ve üzüyor. Ben hemen hemen her hastam öldüğünde günlerce psikolojik olarak kendimi toparlamaya çalışıyorum” dedi.

Korona virüsten korunmada meskenin önemine dikkat çeken Akelma, maskenin insanı yoğun bakıma girmekten koruduğunu söyledi. Vaka artışına dikkat çeken Akelma “Gerçekten sokakta maske takmayan çok insan var. Küçücük bir bez parçası sizi gerçekten yoğun bakıma gitmekten, yaşlılarınızı öldürmekten koruyor. Bu çok önemli bir şey. Ateş düştüğü yeri yakıyor. Bu hastalıktan muzdarip olan aileler biraz daha temkinli ve biraz daha kurallara uyuyor hale geliyor. Ama hiç yaşamamış kişilerde maalesef bir rehavet var. Benim yerime yoğun bakıma girselerdi ve görselerdi, inanın evlerinden bile çıkmazlardı” diye konuştu.

AKCİĞERİ TAHRİP OLDU AMA ÖKSÜRMÜYORDU

Doç. Dr. Hakan Akelma, ablası ve bir hekim arkadaşının Korona virüse yakalandığını söyledi. Virüsün, onların akciğerlerinde yarattığı tahribatı tomografi üzerinden gösteren Akelma “Ablam ayakta duracak halde değildi. Güçlü biriydi fakat bu hastalık onu o kadar tahrip etmişti ki, yerden kalkacak durumda değildi. Akciğeri tahrip etmesine rağmen öksürük bulguları yoktu, bu çok ilginç geldi bana. Bu durum, Korona virüs hastalığının daha bilinmeyen birçok yönünün olduğunu gösteriyor” dedi.

 

Siyasetcafe.com

 

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
İlgili Haberler