Mütercimler: Solcu da, ülkücü de, muhafazakâr da Atatürk'ü yok saydı

Mütercimler: Solcu da, ülkücü de, muhafazakâr da Atatürk'ü yok saydı

Stratejist Erol Mütercimler, Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş’ın piyasaya 10 Kasım’da çıkan "Hoşgeldin Atatürk" kitabıyla ilgili olarak ‘Kimsenin göremediğini Haydar Baş gördü’ değerlendirmesinde bulundu.

A+A-

Tüm Türkiye’de büyük ilgi uyandıran Prof. Dr. Baş’ın, "Hoşgeldin Atatürk" adlı kitabı hakkında Erol Mütercimler, "Her şeyden önce Haydar Baş Hoca’nın kalemine sağlık. Bir akademisyen olarak benim bir kitapta ilk baktığım yer kaynakçasıdır. Çok zengin bir kaynakça var. Resmi arşivlere başvurulmuş. Çok ciddi bir kaynak araştırması yapılmış. Biyografi üzerine ne yazılmış ise hepsini görmüşler" dedi.

Ayrıca, ‘Hoşgeldin Atatürk’ kitabının büyük bir boşluğu doldurduğunu ifade eden Erol Mütercimler şunları söyledi:

"Benim için bu kitabın en önemli yanı, muhafazakâr kesimden olduğunu iddia eden bir takım şahsiyetlerin Atatürk'e yaptığı hakaretleri yine muhafazakâr kesimden olan birisinin kalkıp verilerle, delillerle çürütüyor olması. Bu kitabı, benim yazdığım da dahil olmak üzere, en farklı kılan o. Bu açıdan bu kitap Atatürk üzerine yazılmış bütün kitaplardan farklı. Bu kısımlara biz bakmamıştık. Bunlara bakmak için bilgi birikimin olacak ki doğru düzgün yapasın. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum çünkü Atatürk üzerine yapılmış doğru çalışmalara çok ihtiyacımız var. ‘Hoşgeldin Atatürk’ kitabı çok büyük bir boşluğu dolduran kapsamlı bir kitap olmuş."

Prof. Dr. Haydar Baş'ın solcu, ülkücü, muhafazakâr kesimlerin göremediği Atatürk'ü gördüğünü ifade eden Erol Mütercimler, Türkiye'de bazı kesimlerin Atatürk algısı üzerine şu analizi yaptı:

"Benim de içinde bulunduğum Atatürkçü, solcu, Kemalist... adına ne diyorsanız. Bu kesim adına üniversite öğrenciliğim döneminden itibaren üzüldüğüm konu şuydu; 68 kuşağının solcuları, Deniz Gezmişler jenerasyonu kendisini Kemalist olarak ifade eden, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e çok sıkı sıkıya sahip çıkmış bir gençlikti. Onun devamı olan benim kuşağıma gelince ise çok büyük bir sıkıntı başladı. Benim kuşağımın solcuları Atatürk'ü yok saydılar ve küçük burjuva demokrat devrimcisi diye onu aşağılamaya çalıştılar. Ama dünya tarihinin de kabul ettiği sol, sosyalist, komünist dünyanın aktörlerini önüne Atatürk’ün önüne koydular. Ülkücülere sıra gelince... Ülkücülerin sözlük bilgisi yetmediği için onlar küçük burjuva demokrat devrimcisi gibi cümleyi kuramıyorlardı. O günkü bilgi birikimleri buna müsait değildi. Onlar da Türk dünyası nedeniyle Atatürk'ü yok sayıyordu. Zaten kendisini muhafazakâr olarak sayan ama benim muhafazakâr olarak kabul etmediğim kesim... Böyle ahlaki değerlerini kaybetmiş muhafazakârlık mı olur? Onlar için ise Atatürk bir deccal ve şeytandı. Kısacası söylemiş olduğum o dönem için Atatürk yoktu. Biz bunun sancılarını 2017'de çekiyoruz. Atatürk'e bugün 1919'dan çok daha fazla ihtiyacımız var. O nedenle ümit ediyorum ki Haydar Baş beyefendiden sonra yine muhafazakâr kesimin, ama ciddi akademisyenlerinin bu konu üzerinde eğer eksik görüyorlarsa arşivlerde şimdi onu tamamlasınlar. Bu başlangıç noktası olması açısından çok önemli oldu."

siyasetcafe.com

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
İlgili Haberler