1. YAZARLAR

  2. Gökhan Akyürek

  3. Proje İçgörü
Gökhan Akyürek

Gökhan Akyürek

Yazarın Tüm Yazıları >

Proje İçgörü

A+A-

Fark ettiyseniz  son zamanlar da yine çip ve sanal parayı dillendirmeye başladılar.

İşleri güçleri korku salmak  ve algı yapmak olan bu tayfa, dön dolaş aynı şeylerden sonra  bu sefer ki terkrarları yine çip ve sanal para oldu.

İnsanlara sürekli korku algısı vermeye devam ediyorlar. İlginç olan  bu tayfanın söylemleri değil elbette.

The  Economist dergisinin 05 Eylül 2020 sayfası dikkatimi çekti.

'Kanıt zamanı'

Covid-19 dijital kimlik kartları için durumda güçlendirir

Gizlilik ve güvenlik önlemleri ile, hükümetin daha iyi çalışmasını sağlar.’’ Yayınladıkları resmin altına  böyle bir  yazı yazmışlar.

Dip not: Dergi ilginç bir şekilde yayınlamış olduğu bu sayfasını yayından kaldırmış.

 

resim-1-015.jpg

 

The  Economist dergisindeki bu resim  Zamana Karşı (In time 2011)  filmini hatırlattı bana. Filmi izleyenlerin dikkatli baktığın da benimle aynı fikirde olacağını düşünüyorum. Zamana Karşı (In Time 2011)  filmini,  algılarını ve çok daha fazlasını  20 Mart 2020 deki 'Corona Sonrası…' başlıklı köşe yazımda anlatmıştım.

Bu köşe yazıma göz atmanızın faydası olacağını düşünüyorum. Yazımın sonunda çözümden bahsetmiştim.

Şunu da belirtmekte fayda var. Şimdiler de yapılan Çip ve Sanal para söylemlerinin algı olduğunu düşünüyorum. Virüs tehlikesine odaklanıp dikkatli olmalıyız çok. 

Ben ne yapabilirim? Diye soranlar yapacağınız şey çok basit. Vakalar almış başını gidiyor, iyi  yürütülen süreci insanların bilinçsizliği heba etti.

En son açıklanan vakalar (06 Eylül 2020) ise şöyle;

'Son 24 saatte 96 bin 842 Kovid-19 testi yapıldı, 1.578 kişiye hastalık tanısı konuldu, 53 kişi Kovid-19 nedeniyle hayatını kaybetti, ağır hasta sayısı 1.102 oldu.'

Bakın bazılarının bilinçsizliğiniz yüzünden  kimse hasta olmak zorunda değil. Çok zor değil şu gezme, tozma, eğlenme, işinize bir ara verin. Zorunlu olmadıkça çıkmayın. Elbette  işe gidenler ekmek parası için çalışanları kast etmiyorum. Zaten işimizi yapacağız.

Keyife keder gezip tozup şehir şehir, mekan mekan eğlenip  kurallara uymayan,  bilinçsizlere benim lafım. Maskenizi takın mesafeyi koruyun. Hastaneler de  oksijen yetmezliği ile can vereceğinize, sağlıklı bir şekilde  can sıkıntıyla durun. Bu  konuya daha detaylı başka yazım da değineyim. Çünkü konumuzu  dağıtmayalım. 

 

resim-2-020.jpg

 

Zorunlu aşı söylemlerinin ardından,  zorunlu aşı ile birlikte vücuda enjekte edilecek  çiplerin yapılacağı söylemleri yayınlaştı ve bunun algısı yapılıyor.  Yeni Zellanda ve  Avusturalya’da zorunlu çip  yasası onaylandı.

Yapmak istedikleri yada  kafalarında olan bu projeyi 2014  yılında vizyona giren MCU (Marvel Sinematik Evreni) evreninin 9. filmi olan Kaptan Amerika Kış Askeri (Captain America: The Winter Soldier 2014) filmin de dünyaya gösterilmişti. 

Filmde Nick Fury ve Steve Rogers’in S.H.I.E.L.D. merkezinde yapımı süren  Insight yani İçgörü projesi konuşmaları, resmen bugünleri  ve  bu çip mevzusundaki esas amacı özetler nitelikte.

Burası "İçgörü Projesi." Üç gelecek kuşak helikopter gemisi uyduları hedefleyen bir ağla eş zamanlı durumdalar. Lemurian Yıldızı'ndan fırlatılıyorlar.  Havalandıkları zaman bir daha inmelerine gerek kalmıyor. Yeni itmeli motorlarımız sayesinde aralıksız yörüngealtı uçuşu yapıyorlar. 

Bu yeni uzun menzilli hassas silahlar. bir dakikada bin düşmanı etkisiz hâle getirebilir. Uydular, teröristlerin DNA'larını kafalarını deliğinden çıkarmadan tespit edebilir. Pek çok tehdidi daha olmadan etkisiz hâle getireceğiz.’’  ‘’ Genelde ceza suç işlendikten sonra kesilir sanıyordum.’’

- O kadar bekleyemeyiz.

"Bekleyemeyiz" derken?

New York işgalinden sonra  Dünya Güvenlik Konseyini düzgün bir tehdit analizine ihtiyacımız olduğuna ikna ettim. Bir ara çok ilerlemiştik.

 Dünya'daki herkese silah dayayıp bunun adına "koruma" diyerek mi?’’

 

resim-3-017.jpg

 

Şimdi kafanız da  biraz daha  oturdu mu herşey? çip projesinin esas amacını anlayabilmemiz için. Steve Rogers ve Nick Fury’nin konuşmadan sonra  Nick Fury’nin hata yaptıklarını düşündürmüştür. Ve ertelenmesi için en tepedeki isime  Alexander Pierce’ın  yanına gider.

İçgörü Projesi ertelenmeli. Ya bir şey çıkarsa? O zaman ikimiz de o helikopter gemileri havada olmadığı için çok mutlu oluruz.’’ 

İçgörü projesinin hayata geçirebilmesi için film de bu projeyi planlayan eller,  sahte terör saldırıları düzenliyor. Tuhaf değil mi? Günümüzde de  virüsü  çıkartıp amaç  çiplerle insanları daha fazla köleleştirip  tamamen kontrol altına almak mı? Film de verilen mesajların  gerçek olup olmayacağını  zamanla göreceğiz… 

Film de  başka karşımıza çıkan bir benzerlik daha var. Neuralink  projesi!!! 

 

resim-4-009.jpg

 

Steve Roger ve  Natasha Romanoff’un  yaşarken  bilincini  bilgisayara aktaran Yapay zeka ile karşılaşması.

Bu şeyi tanıyor musun? Arnim Zola, Kızıl Kafatası için çalışan Alman bir bilim adamıydı. Yıllar önce ölmüştü. ‘’  Öncelikle ben İsviçreliyim. İkincisi, etrafına bir baksana, hiç bu kadar canlı hissetmemiştim. 1972 yılında ölümcül bir hastalığa yakalandım. Bilim, vücudumu kurtaramazdı. ancak aklım kurtarılmaya değerdi. 60 bin kilometrelik veri bankası. Şu an beynimin içindesiniz. HYDRA, insanlığın özgürlüklerinin. endi ellerine

bırakılmayacağı inancıyla doğdu. Farkına varmadığımız şey ise bu özgürlüğü ellerinden almaya kalkarsak direnecekleri gerçeğiydi. Savaş bize çok şey öğretti. İnsanlık özgürlüğünü kendi rızasıyla teslim etmeliydi. Savaştan sonra SHIELD kuruldu

ve beni işe aldılar. SHIELD'ın içinde çok güzel bir parazit olan. HYDRA kuruldu. 0 yıldır HYDRA, gizlice kriz ortamını destekliyor. Savaş ortamı hazırlıyor. Ve tarih işbirliği yapmadığında yeniden yazıldı. Bu imkansız. SHIELD seni durdurmuş olmalı. Kazalar olur. HYDRA kaos dolu öyle bir Dünya yarattı ki. nsanlık sonunda özgürlüğünü

güvenliği için feda etmeye hazır. Temizleme işlemi tamamlandığında. HYDRA'nın yeni Dünya düzeni uygulanacak. İçgörü projesine içgörü lazım. O yüzden ben de bir algoritma yazdım. Ne algoritması? Ne işe yarıyor?’’   ‘’ Zola'nın algoritması. İçgörü'nün hedeflerini seçen bir program. Ne hedefi? Sen! Kahire'deki bir haber sunucusu, Savunma Bakanı. Iowa'daki liseli bir öğrenci Bruce Banner, Stephen Strange, HYDRA'ya tehdit arz eden herkes. Şimdi ya da gelecekte fark etmez. Gelecek mi? Nasıl anlıyorsunuz ki? Nasıl anlayamayız asıl?  21. yüzyıl bir dijital kitap. Banka hesaplarınız, sağlık kayıtlarınız, oy verme misalleriniz. mailleriniz, telefon görüşmeleriniz, sınav sonuçlarınız bile. Zola'nın algoritması insanların geçmişini geleceklerini öngörmek için değerlendirir.

- Peki ya sonra? Sonra da İçgörü'nün helikopter gemileri insanları yok edecekler. Her seferinde birkaç milyon kişiyi.’’   Film de  verilen  başka bir   detay ise   içimize ülkemize sızmış  bizden görünen  uşak ve ajanları, örgütlerin nasıl çalıştığını daha  iyi  anlayabilirsiniz.. (illuminati, masonlar, tapınakçılar vs vs. )  Steve Rogers’in şu konuşmaları herşeyi özetliyor. ‘’ SHIELD sandığımız şey değil. HYDRA tarafından ele geçirildi. Liderleri Alexander Pierce. Strike ekibi ve İçgörü mürettebatı da HYDRA'dan. Daha kaç kişi var bilmiyorum. Ama bu binada olduklarını biliyorum. Hemen yanınızda olabilir.

Neredeyse istediklerine ulaştılar. Mutlak kontrol. Bugün o helikopter gemilerini fırlatırsanız. HYDRA yollarında duran herkesi öldürebilecek. Eğer onları durdurmazsak. Çok şey istediğimin farkındayım ama Özgürlüğün bedeli ağırdır,her zaman da öyle olmuştur.’’   

Film  bizlere o kadar  çok şeyi gözler onüne   seriyor ki  günümüzde  yapılmak istenilen şeyleri, algıları, olayları…  gerçekten de öyle  özgürlüğün bedeli kolay değildir. Çanakkale’deki imanlı 15likler  kendilerini  biz özgür olalım diye  hiç düşünmeden  cepheye attılar. Vatan için, islam için,  namus için… Vatan namusdur  çünkü. 

Ama gel gelelim  günümüzde bir Çin uygulaması video ile ahlakını,  bir Netflix  ile kendi  öz kültürünü satacak tipler var.  Öyle ilmik ilmik işlediler planlarını yıllardır. Tv, Film, dizi,  sosyal medya magazin programı ve  öne çıkardıkları  isimlerin ahlaksız yaşamları ile, kimi zaman ne olduğu belli olmayan cinsiyetler  kimi zaman  ise eş cinselleri normalleştirdiler.

Ahlakı bozulan ve uyuşturulmuş gelecek nesilleri güdmek çok kolay. Çünkü özü ile bağı kopartılmışlar. Malum okumayı ve  araştırmayı sevmiyoruz o yüzden bazı filmleri  ders niteliğinde anlayarak izlemeliyiz düşmanı daha iyi anlayabilmek için. 

Hiçbirşey görüldüğü gibi değildir. O  yüzden aklımızı kullanalım her konuda  araştıralım, okuyalım, körü körüne bağlı kalmayalım biri yada birilerine. Kurtuluşumuz  KURAN MEALİ öğrenmektir. 

Başkalarının anlattıklarından bahsetmıyorum ingilizce öğrenir gibi arapça öğrenip yani kuran da yazanları okuduğumuzu kendimiz anlamalıyız ve bilmeliyiz..Ayrıca  geçmişteki müslüman  bilim insanları  mucitlerleri daha iyi öğrenip onlara özendirmeliyiz. 

Matematikte kullandığınız sıfır varya bilmeyenler için diyorum  onu  bulan   ‘’Harezmi’’ ismindeki müslümandır.  Herşeyi  Avrupa,  Abd,  İsrail veya başka ülkeler değil. Herşeyin en iyisini  TÜRKİYE olarak biz yaparız ve onlardan daha iyi yaparız algısı, bilinci, düşüncesi olmalı ve özendirilmelidir.

 

resim-5-004.jpg

 

Filmdeki başka bir  detay ise ‘’ 20 milyon insanı feda ederek. 7 milyar insanın hayatına düzen getirebilirim.’’ cümlesi idi. 

Algılar, algılar  algılar…  Bu filmi izlerken ne yapmak istedikleri mantığıyla  izlerseniz  sizin kafanız da  herşey daha net oturur. Yani yapmak istedikleri  projelerin mantığını kavraya bilirsiniz. 

Agents of S.H.I.E.L.D 7. Sezon 5. bölümün de  ve  Kaptan Amerika  Kış Askeri (Captain America: The Winter Soldier 2014)  filmi de  ‘’Insight’’ yani   İçgörü projesini daha net anlayabilirsiniz. Müsayit zamanınız da bu  yapımlara   göz atmalısınız. Zamana Karşı (In Time 2011) filmini de listenize almayı unutmayın .

 Filmin yapılan dublajın da Insight  projesini Algı projesi olarak değiştirmişler. Dublaj izleyenler Algı projesini duyup, içgörü projesi yok diye düşünmesin. Insight kelime anlamı  İçgörü demektir.   Yani   bu film de gördüğümüz  gibi  başdan başlamalıyız.

Genç, yerli, milli, kuran meali  yani okuğunu kendi anlayan, ilim, bilim, ahlak, örf adet, öz kültürümüz de, dilimiz de olan bir sistem ve Tv programları  filmleri diziler de bu yönde olmalı. Yeni  nesiller ve  bu şuurdaki  genç idareciler yetiştirmeliyiz.Yabancı özentiliğinden kurtarmalıyız gençlerimizi.  Dünya da şeytanın uşaklarının  kurmaya çalıştığı sisteme değil. Bizi yaradan ALLAH’ın  emir ve yasaklarına bağlı olmalıyız. 

Ufak bir dip not ile sizlere veda ediyorum. Siyasetcafe’de yazmış olduğum köşe yazılarımı. Youtube kanalımdan sesli olarak da dinleyebilirsiniz

Yazılarımı okuyan herkese çok teşekkür ederim. Unutmayın ‘’Sevgi ve Bilgi paylaştıkça büyür.’’ 

ALLAH'a emanet olun.

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum