1. YAZARLAR

  2. Mürteza ÖZTÜRK

  3. Romantik Milliyetçilik ve Ekmeleddin İhsanoğlu
Mürteza ÖZTÜRK

Mürteza ÖZTÜRK

İmtiyaz sahibi
Yazarın Tüm Yazıları >

Romantik Milliyetçilik ve Ekmeleddin İhsanoğlu

A+A-

Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşırken idealizm tavan yaptı.

 

Ekmeleddin İhsanoğlu’nun “Çatı Adayı” olarak açıklanması Toplumda top yekûn Milliyetçilik, Atatürkçülük ve Ulusalcılık duygularını galeyana getirdi.

 

Her kesim kendi fikrine uygun aday çıkartılmadığı için kazan kaldırmış, sosyal medya yıkılıyor.

 

Kimi Atatürkçü aday istiyor, kimi Ulusalcı, kimi Türkçü ve hatta Ülkücü aday isteyenler var.

 

Romantizmin doruklarındayız.

 

Realizmden eser yok, neredeyse aday benim Köyümden olsun diyeceğiz.

 

Bir de  “Fikri namusum” diye bir kavram var ki evlere şenlik.

 

“Benim fikri namusun var, Ekmeleddin İhsanoğluna oy vermem” diyerek büyük laf ettiklerini sanıyorlar.

 

Türkçü aday isteyenler veya Atatürkçü aday isteyenlerin, bu adayların seçilme olasılıklarını düşünüp düşünmediklerini merak ediyorum.

 

Gönlümüzden geçen elbette Türk ve Türkçü bir adayın olmasıdır.

 

Ancak böyle bir adayın seçilme ihtimali sıfırdır.

 

Amaç duygularımızı tatmin etmek ise, evet bir Türkçü, Atatürkçü bir adayın olmasını isteriz.

 

Ancak sadece aday olarak kalır. Sandığa gömülür.

 

Hangi kurumumuzda Türkçü yönetici ne kadar var ki, Cumhurbaşkanı da Türkçü olsun.

 

Sayın Yusuf Hallaçoğlu’na sorun bakalım Bakanlar kurulunda kaç tane Türk var?

 

Siyasi parti yöneticilerinin kaç tanesi Türk ve Türkçü?

 

40 yıllık MHP’nin oy oranı ve Sözde Atatürkçü CHP’nin oy oranı ayrı ayrı çıkaracakları adayın seçilmesine yeterli mi?

 

Bu topraklarda Türklük şuuru kaldı mı ki Türkçü bir aday Cumhurbaşkanı seçilsin.

 

ISİD’a binlerce terörist veren, Cemaatlerin, Tarikatların siyaseti belirlediği bir Ülkede Türkçü ve Atatürkçü bir adayın seçilme şansı yoktur.

 

12 yıldır Türkün her türlü değerini yok etmeye çalışan ve buna rağmen % 50 oy alan bir AKP iktidarı gerçeği var.

 

Bölünme projesine rağmen AKP’ye oy veren bir blok kitle var.

 

Bu Kitlenin karşısında ayrı ayrı aday çıkarmak sadece AKP ve Erdoğan’a hizmet etmek olur.

 

Ulusalcı kanat Atatürkçülük adına İhsanoğlu’nu aforoz ederken Erdoğan’a destek veriyor.

 

Kapalı kapılar ardında yapılan pazarlıklar gün güzüne çıkıyor.

 

Perinçek bile açıktan Erdoğan’ı destekliyor. Bahanesi de: Cemaati bitirme adına Erdoğan’ı desteklemekmiş!

 

Karargâhı teslim edip paşa paşa Silivri’ye giden paşalar bile Ergenekon savcısı olduğunu söyleyen Erdoğan’ı destekliyor, Cemaati bitirme adına.

 

Türkçü olmayan bir adaya oy vermem diyenler, Türk Milliyetçiliğini ayaklar altına aldığını söyleyen birinin Çankaya’ya çıkmasını nasıl hazmedecek?

 

Atatürkçü olmayan adaya oy vermem diyen kesim, Atatürk’ü “Ayyaş” ve “Put” diye tarif eden birinin Çankaya’ya çıkmasını nasıl hazmedecek?

 

Adaylık açıklaması yaptığı konuşmada bile, bir defa Türk isminden bahsetmeyen, mağdur edebiyatına devam eden ve baştan sona Din referanslı konuşan, Bölünme sürecini devam ettireceğini tekrarlayan bir aday karşısında muhalefetin tek aday çıkartması çok doğru bir stratejidir.

 

Çatı adayına karşı çıkanların tepkisi, Türkiye gerçeklerini dikkate almadan, gerçeklikten uzak duygusallıktan ibaret bir tepkidir.

 

Çatı adayının karşısında olmak Erdoğan’ın yanında olmaktır.

 

Tepki adına seçimde sandığa gitmemek Erdoğan’ı Çankaya’ya çıkaracaktır.

 

Çatı adayı açıklanmadan önceki kamuoyu yoklamalarında Erdoğan’ın oy oranı %53 bandında seyrediyordu.

 

Bu oran ancak muhalefetin tek bir aday etrafında kenetlenmesi ile değişebilir.

 

10 ağustos, Cumhurbaşkanlığı seçiminden daha çok Erdoğan ile devam etme veya etmeme kararını tercih edeceğimiz bir tarih olacaktır.

 

Muhalefette bölünme, başka aday çıkartma ve sandığa gitmeme halinde, Erdoğan’ın 2.Tura kalmadan 1.Turda Çankaya’ya çıkması kuvvetle muhtemeldir.

 

Çatı aday her ne kadar gönlümüzden geçen, Türkçü, Atatürkçü bir aday değilse de, Erdoğan’dan kurtulmak için bir fırsat olabilir.

 

En azından Türk olduğu tartışılmaz bir gerçektir.

 

Ekmeleddin İhsanoğlu’nun kazanması halinde, 12 yıllık bir kâbus son bulacaktır.

 

Muhalefetin de 12 yılsonunda bir başarısı olacaktır ki, bunun yaratacağı özgüven ve sinerji AKP iktidarının da sonunu getirir.



Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.