1. YAZARLAR

  2. Selçuk DÜZGÜN

  3. Suruç'ta Katil Kim?
Selçuk DÜZGÜN

Selçuk DÜZGÜN

Yazarın Tüm Yazıları >

Suruç'ta Katil Kim?

A+A-

SURUÇ `ta KATİL KİM?

 

Suruç`ta bir bombalama hadisesi sonucu onlarca insan öldürüldü.

 

Bu insanlar kendilerini `sosyalist` olarak tanımlıyorlardı ve `KOBANİ` için bir araya gelmişlerdi.

 

Peki,  `sosyalist` oldukları için öldürüldüler?

 

 

Elbette ki hayır ama `sosyalistlikleri` hem ölmelerine, hem de öldürmelerine zaten aracılık yapıyordu.


O zaman bu `SOSYALİZM` denen akımı biraz açalım, nedir bizlere nereden bulaşmıştır diye?


Daha sonra o çocukları kimlerin niye öldürdüğünü daha iyi anlayacaksınız.

 

SOSYALİZM; İşçi sınıfının siyasal bir devrim yoluyla iktidarı burjuvazinin elinden almasını ve böylece kapitalist üretim ilişkileri yerine toplumsal üretim ilişkilerini geçirerek sınıfsız bir toplum ve dünyayı yaratmayı amaçlayan bir öğreti, bir siyasi hareket ve devrimden sonra bu amacın gerçekleşmesi için kurulması planlanan veya kurulan toplumsal düzenin adıdır. 

 

Kavramı modern anlamıyla ilk kez bütünlüklü bir biçimde ortaya koyan Karl Marx ve Friedrich Engels’in yazdığı ve 1848’de yayımlanan Komünist Parti Manifestosu’dur.

 

Başlangıcı Komünist Manifesto olan bu hareketin diğer devletlere ve topluluklara yumuşak geçişini ise Engels’in Manifesto’ya yazdığı 1888 tarihli Önsöz bu tercihin tarihsel nedenlerini açıklar:“… 1847’de sosyalizm orta katmanların bir hareketi, komünizm işçi sınıfının bir hareketiydi. Sosyalizm en azından kıta Avrupası’nda “salon”lara kabul edilebiliyordu; komünizm içinse tam tersi geçerliydi. Ve biz en başından itibaren, “işçi sınıfının kurtuluşu kendi eseri olmak zorundadır” diye düşündüğümüzden, bu iki isimden hangisini seçmek zorunda olduğumuz konusunda herhangi bir kuşku olamazdı. Dahası, o zamandan beri bu isimden vazgeçmek de aklımıza gelmedi.”

 

İşin başlangıcının çıktığı kaynak olayı böyle anlatırken `Sosyalizm` bize nasıl geçmiş ona bakalım kısaca;

 

Çok basit, biz DEVRİM cümlesini silahlı bir hareket olarak anlamış ve uygulamak istemişiz.

 

Oysa bizde sosyalizm hareketleri EKİM devriminden bile önce başlamıştır!

 

Biz buna aydınlama, modernleşme hareketleri deriz.

 

Türk modernleşmesinin başlangıcını19. Yüzyılda yaşanan reform hareketleri ve ilk olarak da Tanzimat Fermanı (1839) olarak kabul edebiliriz. Batı’nın mutlak hâkimiyeti karşısında günden güne gerileyen “hasta adam” Osmanlı Devleti’nin Batı’dan gelen baskılara karşı koyamayarak gerçekleştirdiği reformlar 19. yüzyıldan itibaren artarak ilerlemiştir.

 

Islahat Fermanı, Birinci Meşrutiyet, İkinci Meşrutiyet, askeri ve siyasal alanlardaki reformlar bu anlamda incelenmesi gereken gelişmelerdir.

 

O gelişmelerin aydınlanması il ortaya çıkan irade ise nihayetinde Türkiye Cumhuriyeti`ni kurmuştur.

 

Türkiye Cumhuriyeti ise tamamen emperyalist emellere karşı çıkan millet iradesiyle kurulmuştur.

 

İşte buna devrim denir.

 

Hal böyle iken Türkiye`de geldiğimiz noktada `SOSYALİZM` denice akla ilk önce silah, bomba, kan ve gözyaşı gelmektedir.

 

Demek ki, bizler sosyalizmi çıktığı kaynaktan ve uygulamasını en güzel yapan Avrupa gibi anlayamamışız ve teröre teslim etmişiz.

 

Ve `sosyalizm` denince akla bu boşlukta meydanı dolduran PKK ve HDP gelmektedir

 

Kimdir bunlar?

 

Eli silahlı terör örgütleri

 

Amaçları ne?

 

TÜRKİYE`yi bölmek, parçalamak.

 

Oysa sosyalizm sınıf ayrımı yapmadan yönetime talip olma değil miydi?

 

Ve o elleri silahlı kanlı örgütler bugünlerde ülkemizin her yerinde yine teröristlik yapmaktadırlar.

 

Niye?

 

Suruç`ta bombalama sonucu ölenler için.

 

Peki Suruç`ta `sosyalist` gençler bir organizasyon yaparken PKK ve uzantısı HDP`liler neredeydi?

 

Evet, şimdi şu soruyu sormak gerekiyor;

 

Her KOBANİ eyleminde önde olan, Türk polisine, Türk askerine hakaret eden, taş atan, HDP`li vekiller ve yandaşları bombalama olayının olduğu o eylemde acaba neredeydiler?

 

Yoksa o `sırrı sapıklar` Taksim`deki eşcinsellerinin yanlarından ayrılamadılar mı?

 

Ne oldu da o Taksim`deki sevgililerini şamdanlı odalarda bıraktılar ve şimdi meydanlarda `SURUÇ` diyerek yine devlet taşlıyorlar?

 

Söyleyeyim;

 

Katilliğin gereğidir, kurbanının başında ilk onlar ağlar.

 

Sonuç;

 

HDP ve PKK`nın meşrulaşması, cici gösterilmesinin birinci aşaması ULUDERE olayıdır.

 

Uludere`de olan olay sonunda TSK operasyonlarını durdurmuş ve bölge egemenliği pkk'ya devredilmiştir.

 

Şimdi ikinci aşamadayız.

 

Bu da SURUÇ olayı.

 

Bu olaydan sonrada  `Kürt halkı kendi kendini savunacaktır` tezleri ile pkk meşru ordu olarak bölgeye el koyacaktır.

 

Evet, Katillerin suçlandığı değil, suçladığı günlerden geçiyoruz.

 

Kan ile beslenen katiller ve uzantılarının amaçları ve bu amaca giden yoldaki acımasızlıkları bellidir.

 

Belli olmayan Türkiye Cumhuriyeti`nin milli refleksleridir.

 

Ama kimse merak etmesin millet öz yerindedir.

 

Gerekirse yeniden milli mücadeleyi verecek güçtedir.

 

Vesselam…


Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.