1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Yazarımız Selçuk Düzgün 'sosyal medya masası'na 1 ay önce dikkat çekmişti
Yazarımız Selçuk Düzgün 'sosyal medya masası'na 1 ay önce dikkat çekmişti

Yazarımız Selçuk Düzgün 'sosyal medya masası'na 1 ay önce dikkat çekmişti

MHP Lideri Bahçeli sosyal medyada insanların kişilik haklarına saldırılarla bulunulmasını, hesaplarını askıya alarak tepki gösterdi. Yazarımız Selçuk Düzgün bu konuya 1 ay önce dikkat çekmişti.

A+A-

Geçtiğimiz günlerde Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın eşi Esra Albayrak ile 4. kez anne baba olduğunu duyurması üzerine sosyal medya üzerinde çok çirkin saldırılara mağruz kalmıştı. Bunun üzerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan konuya yönelik flaş açıklamalarda bulundu ve sosyal medyadaki düzensizliğe vurgu yaptı. Erdoğan, bu tür mecralara bir düzenleme getirilmesi gerektiğini belirterek adım atılacağını bildirdi. MHP Lideri Devlet Bahçeli ve partililer de sosyal medya hesaplarını askıya alarak bu konuya destek verdiler. Yaşanan bu gelişmeler üzerine 'sosyal medya masası' oluşturulması gündeme geldi. 

 

YAZARIMIZ SELÇUK DÜZGÜN 1 AY ÖNCE KONUYA DİKKAT ÇEKMİŞTİ

Yazarımız Selçuk Düzgün bu konu hakkında 1 ay önce bir yazı kaleme alarak dikkat çekmişti. 

 

İŞTE O YAZI:

 

Çakıcı'nın resimlerine sansür koyan sosyal medya veya CIA gerçeği!

Bir süredir sosyal medyadan arkadaşlarım “Alaattin Çakıcı’nın fotosunu paylaştım diye Facebook hesap kısıtlandı” diye yorumlar  yapıyorlar.

Ben de Çakıcı olayını merakla takip eden biriyim.

Özelikle MHP Liderine ziyaretini sosyal medyamdan paylaşayım dedim.

Ne de olsa Çakıcı bu ülkenin bir vatandaşı, ziyaret ettiği lider de ülkenin en büyük siyasi yapısının lideri.

Derken sayın Bahçeli ile Çakıcı’nın resmini paylaşarak ziyaret konusunda şu görüşlerimi belirttim;

“Alaattin Çakıcı bir Türk vatandaşıdır.

Türk ceza kanununa göre cezasını yatmış çıkmıştır.

Sevdiği binaya girmiş, hürmet ettiği liderle poz vermiştir.

Hepsi bu.

Yiğit olan lider ve vatandaş bunu açıkça yapar ki, onlarda muhatapları gözüne soka soka bunu yapmıştır.

Kapalı kapılar ardında kiminle oturup kalktığı belli olmayanların bu resme gerekçe aramaları bir korku paniğidir ki, normaldir.

Bu resme bakıp acayip acayip komplo teorisi üretenler de merak  etmesin; her iki DEVLET de  ne yaptığını iyi biliyor.

Paylaşımımdan bir gün sonra bana “Hesap kısıtlandı.

24 saat boyunca paylaşımda bulunamaz veya yorum yapamazsınız” diye mesaj geldi.

Aynı “hatayı” yapmam karşılında sürenin 3 güne uzatılacağı konusunda uyardılar.

3 gün sonraki cezalarını hiç merak etmedim.

Aklınca bizi terbiye diyorlar.

Sonra merak ettim!…

Detaylarına girdim “devam et” dedikçe gerekçeli kararlarını şöyle açıklıyorlar;

“Standartlarımıza uymayan içerikleri mümkün olduğunca hızlı şekilde kaldırmak için teknolojiden veya bir değerlendirme ekibinden yararlanıyoruz. Facebook'taki herkes için tüm dünyada aynı Topluluk Standartları'nı kullanırız.”

Tüm dünyanın aynı topluluk standardı nasıl olur tam anlamış değilim.
Zira dünyanın her ülkesinde, bölgesinde, kıtasında insanların toplumsal standartları farklı farklılık göstermektedir. 

Neyse devam diyorum…

Bir açıklama daha “Dünyanın farklı bölgelerinde, standartlar konusunda eğitimli bölgeye özel değerlendirme ekiplerimiz bulunmaktadır.”

HAA İŞTE BURASI ÇOK ÖNEMLİ, BU NOKTAYA EN SONDA ÖZEL DEĞİNECEĞİM!

Ve Alaattin Çakıcı fotosuna üzerinden son noktada şöyle açıklama var;

“Facebook'ta tehlikeli kişi ve kuruluşların sembollerine, bu kişi ve kuruluşların övülmesine veya desteklenmesine izin vermiyoruz.

Tehlikeli unsurları şu şekilde tanımlıyoruz:

• Terör faaliyetleri
• Organize nefret
• Toplu katliam veya seri cinayet
• İnsan kaçakçılığı
• Organize şiddet veya suç faaliyetleri”

Şimdi sorular şunlar;

-Çakıcı’nın “terör “faaliyeti nedir, nelerdir, o resimde bir şiddet görüntüsü mü var?

-“organize nefret” nerde, ne zaman, kime göredir?

-Resimde “toplu katliam ve seri cinayet “ görüntüleri mi var?

-“insan kaçakçılığı” konusunda nasıl bir örnek veya suç tespiti var?

- “Organize şiddet veya suç faaliyetleri” dediğiniz şeyler varsa hangi belgelerden buna ulaştınız?

Sahi siz ülkemiz üzerinde  nasıl bir mahkeme kurdunuz?

Yahuu adam sıradan bir vatandaş.
Suç işlemişse de beraat etmiş.
Üstelik resim çektirdiği lider koskoca bir camianın lideri.
Siz bu tepki  ile tersten vurarak  onu neyle itham ediyorsunuz?

Yukarıdaki konuya dönelim.
Yani bizim ülkemize özel seçtikleri ekibe!

-Mesela bu ekip terör örgütü üyesi olmaktan hüküm giymiş pkk liderlerinin resimlerini paylaşanların hesaplarına neden kısıtlama getirmez? 
-Bu ekip bu ülke tarafından terör örgütü ilan edilmiş FETÖ konusunda Türkiye aleyhine paylaşım yapanlara neden kısıtlama getirmez?
-Bu ekip ABD polisinin bir vatandaşını boğarak öldürmesini sansür olarak değerlendir ve yayınlanmasına izin vermezken, Türkiye’de ki en ufak bir olayı neden “kanlı kanlı” resimlerle ön plana çıkacak şekilde yayınlar ve asla sansüre uğratmaz?

Kısaca bu ekip; mevzu Türkiye’yi karalamak olunca atış serbest, mevzu ABD’yi korumak olunca SANSÜR uzmanı kesiliyor.

Bu ekip; Mevzu milli insanları olunca öküzün altında buzağı arıyor, mevzu Türkiye hainleri olunca özgürlük abidesi yapıyor…

Sizce bu ekipten nasıl kokular geliyor?
Çukurun başı elbette CIA’ya bağlı kokular.

Sorular şunlar;
-Türkiye konusunda özel değerlendirme ekipleri kimlerden oluşuyor?
-Bu ekip nasıl seçiliyor?
-Bu ekibin seçilmesi Türk Devleti tarafından nasıl onay alıyor?
-MİT bu işi nasıl takip ediyor?
-Türkiye’nin bu işleri takip edecek ve müdahale edecek gerçekten milli bir sosyal medya uzmanlığı masası var mı?

Sonuç;
ABD’nin  Ortadoğu’yu sosyal medya ağları ile dizayn ettiği bir çağda yaşarken bu alanda  onların kuruluşlarına bağımlı kalmamız sonumuzun neresinde olduğumuzun göstergesidir.
Facebook’un Türkiye masası “toplum standartları” dediği şey ile toplumumuza kurşun sıkmaktadır, ülkemizi dizayn etmektedir.
Türk’e göre milli olan onlara göre toplumsal ayıp.
Kahretsin ki, ben bu görüşlerimi bile onların sosyal medyalarında daha fazla insana ulaşması için paylaşmak zorundayım.
Yakında bu yazar “toplum standartlarına” aykırı yazıyor deyip, beni tamamen ağlarından atarlarsa şaşmam.
Çaresizliğimizin farkında mısınız?

Yani dostlar!
Çaresiz kalmamak için çağı okumak lazım.
Çağı okuyamasak bağımsızlıktan asla bahsetmeyelim.

 

 

YAZIYA ULAŞMAK İÇİN TIKLAYINIZ....

 

 

YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN!

Siyasetcafe.com

 

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.