1. YAZARLAR

  2. Ahmet Yıldız

  3. 'Bu nasıl ülke arkadaş' diyenler için Reşat Ekrem Koçu Dersleri
Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız
Yazarın Tüm Yazıları >

'Bu nasıl ülke arkadaş' diyenler için Reşat Ekrem Koçu Dersleri

A+A-

Türkiye özellikle Avrupalı nice ülkenin belki on yılda yaşadığı şiddette olayları bir ayda yaşayan bir ülke.

Türkiye'nin bir gününe, bir haftada yaşadıklarına, daha da isterseniz son bir ayına, son bir yılına, son on yılına bakan herkes mutlaka şöyle bir cümle kurmuştur: “Bu nasıl bir ülke arkadaş böyle.”  

Başbakanlar (Sadrazam) azledilip alelacele değişiyor, bakanlar (kethüdalar) kelle veriyor!

Dün savcı, yargıç olanlar bugün mahkum, tv’lerde, gazete köşelerinde gece gündüz  akıl verenlerin elleri kelepçeli, dün general olanlar bugün er bile değil.

21. Yüzyılda güpegündüz işgal edilmeye çalışılmış bir ülke!

18 yıllık Recep Tayyip Erdoğan iktidarının yönetme biçiminin tuhaflığı mı desek acemiliği mi desek her neyse, sonuçta Türkiye’nin yıllardır halı altına süpürülmüş temel sorunları kara balta biçimde gün yüzüne çıktığı bir gerçek.

Türkiye’nin elli yıldır karnını ağrıtan tüm sorunlar, tarihsel toplumsal çelişkiler bir araya gelip özellikle son on yılda su yüzüne çıktı ve her şeyi bulandırdı.

Yaraların deşilmesine üzülelim mi sevinelim mi bilmiyoruz: Kangrenle yaşayacak yerde nerde incelirse orada kopsun da bir yöntem elbet!

Allahtan şimdilik halk sağlam.

OSMANLI’DA NASILDI?

Fakat Anadolu’da kurulmuş tüm devletlerin yönetiminde aynı kaos ve derbederlik olduğu görülüyor.

Ünlü tarihçimiz, yazar Reşat Ekrem Koçu’nun Osmanlı Tarihinin Panoraması adlı kitabının herhangi bir sayfasını çeviren bugünkünden pek de farklı olmayan olaylarla karşılaşacaklardır.

YALNIZCA BİR YILIN (1648) OLAYLARI:  

1648: Sivas Valisi Vardar Ali Paşa’nın Celali olması ve İbşir Paşa eliyle idamı.

1648: Venedik Donanmasının Çanakkale Boğazı’nı abluka altına alarak Girit’e yardım götürmemizi engellemesi. Venedik Donanmasını yarıp Girit’e yardım götüremeyen Kaptanı Derya Himaroğlu Mehmet Paşa’nın idamı.

1648: Kösem Sultan’ın Yeniçeri Askeri Ocağı ile hazırladığı askeri hükümet darbesi. Sadrazam Ahmed paşa’nın evvela azli, sonra idamı ve cesedinin ihtilalciler tarafından paramparça edilerek Sultan İbrahim’in tahttan indirilmesi.

1648: Sultan İbrahim’in pencereleri örülmüş ve kilidine kurşun dökülmüş bir odada hapsi. Halkın ve sarayın ayaklanmasından korkularak Sultan İbrahim’in Cellat Kara Ali ve yamağı Hamal Ali eliyle idamı.

1648:  Bir emri yerine getirmelerine karşın (hatta sadrazam tarafından dövülerek idamı gerçekleştirmişlerdi) bir Sultan’ı boğdukları için iki celladın boğulması.

1648: Celali Karahaydaroğlu Mehmed’i tenkile memur Anadolu Beylerbeyi Çavuşzade Ahmed Paşa’nın Celalilere esir düşmesi.

1648: İstanbul’da büyük Sipahi ihtilali (Sultanahmet Camii Vakası olarak anılır). Sipahiler ile Yeniçeriler arasında Sultanahmet Meydanı ve civarında yapılan kanlı şehir muharebesi, sipahilerin hezimeti ve amansızca imhaları. Yeniçeri ağaları zorbalık devrinin başlaması.

1648: Sultan İbrahim devrinin en önemli adamı Cinci Hüseyin Efendi’nin sürgün edildiği Mihalıç’ta idamı.

1648: Celali Karahaydaroğlu Mehmed’in ele geçirilip İstanbul’da idamı.

1648: Venedik’le Girit Adası civarında ve Dalmaçya’da süren şiddetli deniz savaşları.(s. 138-139)

YALNIZCA İKİ YILIN (1651-52) OLAYLARI:

1651: Girit’e cephane ve erzak götüren Donanma-yı Hümayun’un Nakşa (Naksos) adası sularında deniz cengi; bey gemileri kaptanları ile gemilerdeki yeniçeriler yüzünden bozguna uğranması.

1651: İstanbul esnafının Sadrazam Melek Ahmed Paşa’ya karşı ayaklanması, sadrazamın azli, Siyavuş Paşa’nın sadareti.

1651: Kösem Sultan’ın Yeniçerilerle birlikte yeni darbe girişiminin başarısızlığa uğraması, Kösem’in öldürülmesi.

1651: Saray’ın kara ve ak hadımağalarının tagallüp (zorbalık) devrinin başlaması.

1651: Sadrazam Siyavuş Paşa’nın azli; Gürcü Mehmet Paşa’nın Sadareti.

1652: Sadrazam Gürcü Mehmet Paşa’nın azli; Tarhuncu Ahmed Paşa’nın sadareti. Bu vezir tarafından ilk bütçe taslağının yapılması.

1652: Tarhuncu Ahmed Paşa’nın azli ve idamı; Derviş Mehmet Paşa’nın sadareti.” (s.139-140)

 *

Madem artık “Osmanlı” olduk bu tür olaylara toplumca alışalım derim!

(1300 yıllık Bizans yönetiminde olanlar ise başka bir yazı konusu.)

 

Ahmet Yıldız

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.