1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Engelli ve Lösemililer adına gazete çıkartıp “haraç” topluyorlar: Bildiğin şebeke!
Engelli ve Lösemililer adına gazete çıkartıp “haraç” topluyorlar: Bildiğin şebeke!

Engelli ve Lösemililer adına gazete çıkartıp “haraç” topluyorlar: Bildiğin şebeke!

Savcılık iznimiz var deyip çıkarttıkları uyduruk bir gazeteyle engelli ve lösemililer adına kapı kapı dolaşıp resmen haraç topluyorlar. Vermeyenleri de tehdit edip, Savcılara selamımı söyle diyorlar! Bunlara kim dur diyecek?

A+A-

23 Nisan Bayramı günü bir dostum beni aradı. Kapısına engelliler ve lösemililere yardım adına iki kişi dayanmış. Annesi kapıyı açmış. Yardım için para istemişler. Arkadaşımın annesi de yok deyince “Apartmanda herkes verdi siz de vereceksiniz” demişler. Sonra film kopmuş. Bayağı bir tartışma olmuş. Kavga çıkmış.

Arkadaşım, bana bunların çıkardığı gazeteyi gönderdi. Baktım inceledim. Ayyıldız Engelli ve Lösemilerin Sesi diye bir gazete. Fiyatı ise 5 Türk Lirası. Altında da İmtiyaz Sahibi olarak Ümran Yakut yazıyor. Bir de telefonu var.

Açtım telefonu Ümran Yakut’u aradım. Engelli ve Lösemililer adına kapı kapı gezip para toplattığını ancak para vermeyen olursa elemanlarının oldukça ters yaklaştıklarını bu işi adeta bir “haraca” dönüştürdüklerini ve yaşanan olayı anlattım.

Ümran Yakut, “Önce ne yapayım. Bana isimlerini verin. Gereğini yapayım. Bunlar birisini öldürse sorumlusu ben mi olacağım” dedi. Ben de, Bu şekilde bir yardım toplama faaliyetinde çalıştırdığı elemanlarını ona göre hareket etmesi gerektiğini, kendi gazetesi adına para toplayanların davranışlarından da kendisinin sorumlu olacağını ve bu şekilde ansızın gelenlerin isimlerini sormanın kimsenin aklına gelemeyeceğini söyledim.

Ümran Yakut ile yaptığım görüşme bu şekilde devam ederken, konu daha da ilginç hale gelmeye başlıyordu.

Ben bu yardım toplama faaliyetinin bir vakıf veya dernek adına altığını düşünürken, kendisinin bir vakıf veya dernek olmadığını sadece gazete olduğunu ve yardım toplamak için Savcılık’tan gerekli izinleri aldığını söyleyiverdi.

Çok şaşırdım doğrusu. Yani isteyen herkes vakıf veya dernek olmadan alelade bir gazete çıkartıp yardım adı altında istediği gibi para toplayabiliyordu ve buna da Türkiye Cumhuriyeti Savcıları izin verebiliyorlardı.

Bu yaptıkları işin hiç bir mantığı olmadığını ifade ederken, Engelliler ve Lösemililer adına kapı kapı dolaşıp para toplayan gazetenin sahibi Ümran Yakut birden vitesi iyice yükseltti ve bu sefer de önce üstü örtülü sonra açık açık tehdit ve küfürler savurmaya başladı.

Yaz kardeşim, yaz! diyordu. Ümran Yakut. İstediğini yaz. Benim kapı gibi Savcılık iznim var. Kimseden korkum yok. Her şeyim yasal diye iddia ederken, ben size bu yetkiyi hangi savcılık verdi, yaptığınız yasal değil. Sizi hem yazacağım hem de şikayet edeceğim deyiverdim.

“SAVCILARA SELAMIMI SÖYLE”

Ümran Yakut, telefonda artık tutulamıyordu. Küfür ve hakaretlerini arka arkaya sıralarken bir yandan da istediğin Savcıya git. İstediğini yaz. Bir de selam söyle Savcılara. Ben Türkiye genelinde 500 kişi çalıştırıyorum. Sincan’dayım. Gel bana bir uğra. Seni yemem sözleriyle adeta aba altından sopa gösteriyor ve alenen tehdit ediyordu.

Bu küfür ve tehditlerin hepsi telefonumda kayıtlı. Evet, zaten Savcılığa bunlar için de suç duyurusunda bulunacağım.

Ancak, şunu merak ediyorum. Türkiye’nin Başkenti olan Ankara’da Engelli ve Lösemililere yardım adı altında ne idüğü belirsiz bir gazete çıkarıp insanların haraca bağlanmasına Türkiye Cumhuriyeti’nin Savcıları bugüne kadar nasıl göz yummuşlar?

DERNEK Mİ? VAKIF MI? GAZETE Mİ? BELLİ DEĞİL

Ümran Yakut, “bütün Savcılara selamımı söyle” derken, kendisinde bu özgüveni nereden buluyor?

Telefonda konuştuğum Ümran Yakut, bana kendisinin bir dernek veya vakıf olmadığını sadece gazete çıkardığını söylemişti. Ancak, incelediğimde internette Ayyıldız Engelli ve Lösemililer Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı olarak tanıtıyor. Yardım için banka hesaplarını veriyor. Böyle bir dernek var mı bilmiyorum ama Dernekler Masası’nı da burada göreve davet ediyorum. Böyle bir dernek var mıdır? Faaliyette midir?

Ayrıca buradan Maliye Bakanlığı’na bir suç duyurusunda bulunuyorum. Engelli ve Lösemililer adına kapı kapı dolaşıp insanlardan toplanan paralar nereye gitmektedir? Bu paraların toplandığı hesaplar incelenmekte midir?

LÖSEV’DEN DOLANDIRICILARA İSYAN VAR

LÖSEV Genel Koordinatörü Hülya Ünver, LÖSEV’in adını kullanarak 81 ile yayılan bir şebekenin, kapı kapı dolaşıp, “lösemili çocuklar” üzerinden insanları dolandırdığına dikkat çekerek şunları söylüyor: “Lösemili Çocuklar Derneği adı altında ilden ile yayılan ve kapı kapı dolaşarak, sahte makbuz ve kimliklerle para toplayan veya eşya satan kişilerin LÖSEV ile bir bağlantısı yok. Bu yola başvuran kişileri lanetliyoruz. Minik bedenler üzerinde duygu sömürüsü yaparak para kazanma telaşında olan kişileri asla affetmeyeceğiz. Her türlü hukuki yola başvurup ceza almalarını sağlayacağız.”

İLAN VERİP KADIN ELAMAN ARIYORLAR

Şebekeler bilinçli olarak LÖSEV adını ve markasını kullanıyor. Ayrıca internet sitesindeki marka hakkımıza tecavüz teşkil eden eylem sebebiyle hem hukuk hem de ceza davası açılan kişiler var. Bunlardan Manisa’da faaliyet gösteren başkanlığını S.S’nin yaptığı bir dernek büyük internet sitelerine ilan vererek, ‘Özellikle kadın’, ‘Diksiyonu düzgün’, ‘Seyahat sorunu olmayan’, ‘İkna yeteneğine sahip’ kişiler arıyor. İş başvurusu için arayanlara, LÖSEV dergisi satacaklarını ve bundan komisyon alacakları söyleniyor. Halbuki bizim satış ve kara amacı gütmediğimiz bir vakıf olduğumuz, kuruluşumuzdan itibaren en büyük misyonumuz.”

ANINDA İHBAR EDİN

LÖSEV adına gazete sattığını, bağış topladıklarını belirten kişiler kapı kapı gezdiğini dile getiren LÖSEV yetkilileri, bu tarz durumlarda, “Hemen 155 polis imdat ve 0312 447 06 60 LÖSEV imdat telefonlarına ihbar edin. Konuyla alakalı araştırmalar yapıldıktan sonra hukuki yollara anında başvurulacak ve gerekli işlemler başlatılacaktır” diyor.

Siz siz olun, en azından kapınıza engelliler adına para topladığını söyleyen bu haraç çetelerine başınıza iş almak istemiyorsanız asla kapınızı açmayın.

Görülen o ki, bu pervasızlara karşı devlet bir şey yapamıyor. Ya da yapmak istemiyor.

Peki "yazmazsan hatrım kalır. Savcılara selamımı söyle" diyecek kadar fütursuzlaşan böyle şebekelere kim dur diyecek?

yakut.png

 

losemi3.jpg

Hakan Sönmez

siyasetcafe.com

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum