1. YAZARLAR

  2. Selçuk DÜZGÜN

  3. İKİ BAKAN NEDEN HEDEF?
Selçuk DÜZGÜN

Selçuk DÜZGÜN

Yazarın Tüm Yazıları >

İKİ BAKAN NEDEN HEDEF?

A+A-

Ve Beyaz Saray ülkemize yönelik yaptırım kararlarını açıkladı!...

Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada "İçişleri ve Adalet Bakanı'na yaptırım uygulanacak" denildi.

Yapılan açıklamada yaptırımların nedeni olarak ilgili bakanların Rahip Brunson'un tutukluluğunda oynadıkları rol olduğu söylendi.

Bu sebepten dolayı İç İşleri Bakanı Süleyman Soylu ve Adalet Bakanı Abdülhamit Gül'e ABD tarafından yaptırım uygulanacak.

İki Türk bakanla ilgili olarak ABD, bütün ilişkilerini askıya alacak.

Vahh vahhh!…

Ne yapacak şimdi Türkiye?

Bu bakanlar ABD’ye gidemese ülkemizin hali ne olur?

ABD’deki mal varlıklarına el konulursa (ki varsa) ülke ekonomimiz ne olur acaba?

Batarız valla…

Ne yapsak bakanları görevden mi alsak?

 

Sonra ne aptalca bir yaptırım karşılığını aynı şekilde verse ABD ‘nin başta başkanı ne yapar.

Ülkemiz de onların yatırımları var,  karşılıklı el koymalar olursa ganimet zengini oluruz valla…

 

İlk bakışta bu kadar komik geliyor bu yaptırım kararı ama işin detayına inince o kadar da komik olmadığı net.

 

Beyaz Saray Sözcüsü Sarah Sanders’in açıklamalarından görüyoruz ki; yaptırım kararı ilk olarak şubat ayında kongrede alınmıştı.

Kongrede şubat ayında alınan bir kararla, ‘rahip Brunson'ın tutuklanmasında rolü olan Türk yetkililere vize yaptırımı uygulanması' konusunda bir karar almış.

Kongre kararın uygulamasını Trump yönetimine bırakmıştı.

Şubat ayında aldığı bu yetkiyi kullanmayan Beyaz Saray, Brunson konusunda yaşanan son gelişmelerin ardından yaptırım için düğmeye basma kararı almış.


 

Kongre kararında kime yaptım uygulanacağı konusunda genel ifadeler kullanılmış "Amerikan vatandaşlarını tutuklanmasında rolü olan Türk yetkililer" denmiş.

Yani plan program çok önceden yapılmış ve etki tepki ile Türkiye’nin yeniden dizaynı yapılmakta.

İlk açıklamalarda akıl sağlıkları iyice bozulmuş gibi görünse de beyaz sarayın akılının şeytanlığa devam ettiği ortada ve nettir.

Aklıselim olan sormaz mı; ülkede sizi tehdit eden ajanlar varsa bunları takip etmek hangi bakanlığa düşer?

Papaz’ın tutukluluğunda sadece iki bakanın mı rolü var?

Savcıdan, istihbarata, Cumhurbaşkanından emniyet teşkilatına bu olayda net duruş yapanlar yok mu?

Peki özelikle niye bu iki bakan hedef seçildi?

Eeeee terörle mücadelede son dönem özelikle bu iki bakanın duruşuna bakın anlarsınız?

Beyaz sarayın yaptırım açıklamasında bir şife daha var!

Yaptırım kararlarında bu iki bakan için  'Türkiye'nin ciddi insan hakları ihlallerini uygulamaktan sorumlu hükümet kurumlarının liderleri olarak' bahsedildi.

Bu sözün arkasında lobinin kimler olduğunu tahmin etmek elbette zor olmamalı.

 

Bakınız tüm bunlar olurken;

- ABD’nin yetkilileri Türkiye’ye geliyor,

-ABD ile Suriye’de askerlerimiz ortak denetim yapıyor,

-İncirlik ve diğer askeri üstler yerinde ve huzurlu,

Ve buna benze birçok ilişki hiç bir şey olmamış gibi devam ediyor.

Bu krizler olağan şeyler, çözülmeyecek durumlar değil buna diplomaside TAVUK oyunu denir.

Bu oyunda Türkiye ile yeniden ilişkileri düzeltmek istene yine ABD olacaktır.

Zira Türkiye bulunduğu bölgede, çektiği sıkıntılar dolayısı ile TAVUK olmadığı nettir.

ABD burada ülkemiz için başka bir siyaset yöntemi geliştirdi.

Sürekli ilişki ve aynı zamanda özelikle adalet sistemi üzerine sürekli krizler…

Bu krizlerle ABD ve içerisine kaçmış FETÖ ileriye yönelik planları için her gün toplumsal bilinçaltımıza soru işaretleri yüklemektedir.

İleride burası IRAK veya SURİYE gibi olursa liderle birlikte götüreceği bakanları da deşifre ediyorlar.

Halen bir şeyi anlayamıyorlar; BURASI KABİLE DEVLETLERİNE BENZEMEZ.

Bu devleti 12 bin yıllık geleneğin devamı olarak kuran Mustafa Kemal’in cumhuriyet sistemi halen sizin bütün art niyetlerinizi çöpe atacak kadar sağlamdır.

Ve gün gelecek WİLSON ilkelerinizi de size hatırlatacak bir devlet haline gelecektir bu ülke.

Ve gün gelecek parçalanmanız sürecinde TÜRK PRENSİPLERİ diye size reçete sunacaktır bu devlet.

Bu makalemizi de Adalet Bankımızın ambargo kararına verdiği cevapla bitirelim.

Ne demişti Sayın Abdülhamit Gül  “Benim bu topraklarda yaşamak ve bu topraklarda ölmek dışında bir düşüm olmadı. ABD'de veya Türkiye dışında herhangi bir ülkede ne bir dikili ağacım, ne bir tek kuruş param da yoktur. Nasip olursa belki bir gün memleketim Gaziantep'te küçük bir zeytinlik alırım.”

Evet, bizler Türkiye’den başka vatanı olmayan bir avuç deliyiz, siz o vatandaşlık verdiğiniz, oturum verdiğiniz devşirmelerinizle bizi karıştırmayın.

Şimdi buyurun:

İsterseniz doları 10 yapın.

Pekaka’yı kıçınıza sürekli don yapın.

Bu ülkede bütün uzantılarınızla birlikte BİTECEKSİNİZ.

 

Bu vesileyle;  ABD karşısında ortak metne imza atan AKP-MHP-CHP- İYİ Partiye teşekkürler.

Olması gereken buydu.








 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.