Selçuk DÜZGÜN

Selçuk DÜZGÜN

Kudüs'ü nasıl kurtarırız?

Kudüs'ü nasıl kurtarırız?

Ne diyordu Onbaşı Hasan, “Anadolu’ya vardığında yolun Tokat sancağına düşerse Mescid-i Aksa’ya beni nöbetçi bırakıp burayı bana emanet eden kolağam Mustafa Kumandanımın yanına git. Ellerinden benim için öp ve de ki: ‘Kudüs’ü bekleyen 11. Makineli Takım Komutanı Iğdırlı Onbaşı Hasan o günden bu yana bıraktığın yerde nöbetinin başındadır. Nöbetini terk etmedi, tekmili tamamdır hayır dualarınızı beklemektedir kumandanım.”

Her yıl özelikle bu zamanlar İsrail Filistin’in başına bomba yağdırır, insanlarını tutuklar, operasyonlar yapar...

Ve biz hep bir ağızdan `kahrolsun İsrail ` diye bağırız.

Bunu sadece biz yaparız, Arap Devletleri asla yapmaz.

Biz Filistin için candan geçerken onlar ne yapar;

- Türkiye Kıbrıs'ı Rumlara vermelidir.

- Türkler Ermenileri katlettiler tazminat ödemelidir.

- Türkiye de Kürdistan kurulmalı, Diyarbakır özgür olmalı sesleri ile çığlık atarlar.

    Arap Devletleri ve Türk Devletleri denince akla ilk gelen aynı dinden olsak da Müslüman kardeşlerimizin bizi sürekli sırtımızdan vurmalarıdır.

      Bu sırttan vurmalar tarihte İslamiyet’i yok etmek için ortaya atılmış olan Haçlıların en büyük başarılarını temin ederek Antakya Haçlı Prensliği ile Kudüs Krallığı‘nın ve sonuç olarak Suriye ile Filistin’deki Latin hakimiyetinin kuruluşunda başlıca mimarı olmuşlardır.

Araplar, İslam’ın kutsal topraklarının ve halifeliğin yeni sahibi olan Osmanlı’ya ihanet etmekte de gecikmemiş, yüzünü Avrupa’ya dönmüş olan ve fetihler yapan Osmanlı Filistin, Suriye ve Mısır’da baş gösteren Arap isyanları neticesinde Avrupa’da giriştiği bu fetih harekatını uzun yıllar askıya almıştır.

    Nihayet 18. yüzyılda Arabistan’da ortaya çıkan Vahhabilik ihaneti ki, bugün Filistin’de Ortadoğu'da yaşadığımız bütün sıkıntıların nedenidir.

Bugün dünyanın en aklı başında  devletini kuran Yahudiler, bugün dünyanın gözü ününde dediği dedik diyerek milletinin çıkarı adına ne gerekiyorsa onu yapmaktadır.

Yahudiler 2000 yıllık tutsaklıktan sonra anayurtlarında devlet kurunca tarihteki eski gücünü almak için ne gerekiyorsa onu yapmaktadır.

Ve bunu yaparken de zulm etmektedir.

Zira zulümlerle hayatta kalmayı başarmış bir toplumun, kendini koruma refleksi dolayısıyla yine zulüm oluyor.

İsrail zulmünü önlemenin tek yolu var; Tarihi boyunca Türklere ihanet etmiş Arap devletlerinin bir kez doğru yapmasıdır.

O doğru haritalarını cetvellerle çizenlerin planlarını yüzlerine vurmak ve  Türkiye ile konfederasyon halinde birleşmektir.

Türkiye bir yandan Türk Birliği’ni icra ederken, diğer yandan İslam Toplumların da işin içine katmalıdır.

İslam toplumlarının en kalabalığı Arap Devletleridir.

 Türkiye’nin başkanlığında, kurulacak konfederasyona bütün Arap Devletleri katılmalıdır.

Bu konfederasyon Arap devletlerinin bağımsızlığını kaldırmayacak daha da güçlenmelerini sağlayacaktır.

Bu düşünceme uçuk bir fikir, imkansız bir hayal diyebilirsiniz.

Ama inanın bana Kudüs’ü kurtarmanın başka bir yolu yoktur.

Bu hayali  gerçekleştirmek “Kahrolsun İsrail” demekten  daha gerçekçi ve  daha pratiktir. 

Bu arada Yahudiler tarihin hiç bir devrinde Türklerle savaşmamışlardır.

Hatta ve hatta Türklere savaşlarında destek vermişlerdir.

En son örneği Karabağ Savaşında Azerbaycan’a verdikleri destek.

Eğer İsrail’in silah ve diplomatik desteği olmasaydı Azerbaycan’ın Karabağ zaferi o kadar kolay olmayacaktı.

Ve yine bugün ABD’nin ülkemiz üzerindeki planlarına karşı bizi orada destekleyen lobi Yahudi lobisidir.

Buna rağmen Kudüs onlardan kurtarılmalıdır.

Kudüs İnsanlık huzuru için Türk hakimiyetine girmelidir.

En azında bu Kudüs’te nöbet tutan Onbaşı Hasan hatırına mutlak gerçekleştirilmeli.

Nöbetinin başında olanlara selam olsun.

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Selçuk DÜZGÜN Arşivi