Pontus'ları Türk yaptılar

Pontus'ları Türk yaptılar

20’inci yüzyılın başlarında Karadeniz’de emperyalist güçlerin teşvikleriyle vatandaşı oldukları Osmanlı Devleti’ne isyan eden Rumlar ve Yunanistan’ın yol açtığı olaylara yeni araştırmalar ile ışık tutuldu.

A+A-

31 Mart seçimlerinde bir Yunan gazetesinin CHP adayı Ekrem İmamoğlu üzerinde gündeme getirilen Pontus bir kitapta öne sürülen iddialar ile yine gündeme geldi. 

İsmail Hakkı Demircioğlu, Rahmi Çiçek ve Mehmet Okur editörlüğünde hazırlanıp birçok akademisyenin de makalelerin yer aldığı “Karadeniz’de İsyan Mübadele ve Propaganda” adlı kitap Yeditepe Yayınevi’nden çıktı.

Yine birçok ismin çalışmalarının yer aldığı kitapta, 20’inci yüzyılda Karadeniz’de emperyalist güçlerin teşvik ve yönlendirmesiyle vatandaşı oldukları Osmanlı Devleti’ne isyan eden Rumlar ve Yunanistan’ın yol açtığı olaylara ışık tutuldu.

Hazırlanan eserde, uluslararası antlaşmalara dayalı olarak Türkiye ve Yunanistan arasında yaşanan mübadele ve sözde Pontus iddialarıyla ilgili Yunanistan’ın yürüttüğü propaganda faaliyetleri anlatıldı.

PONTUS'ÇU RUMLAR'IN TÜRK OLDUĞU İDDİASI 

Prof. Dr. Mesut Çapa’nın kaleme aldığı “Anadolu’daki Rumların Orijini Üzerine Görüşler” başlıklı bölümde Karadeniz kıyılarında hüküm sürmüş olan Pontus ailesinin Rum olmadığına dair savları öne sürdü. 

Mesut Çapa, Rum adı altında Anadolu kıyılarında bulunanların hemen hepsinin, Selçuklulardan önce gelerek Hristiyanlığı kabul etmiş Türkler olduklarını iddia etti. 

"PONTUS AİLESİ RUM DEĞİLDİ"

İşte “Anadolu’daki Rumların Orijini Üzerine Görüşler” başlıklı o bölümde anlatılanlar:

“Pontusçu Rumlar, menşelerini Pontus Krallığı devrine bağlamak istiyorlardı. Halbuki, Trabzon ve Karadeniz kıyılarında hüküm sürmüş olan Pontus ailesi Rum değildi. Ayrıca, Yunanlılarla hiçbir ilgisi yoktu. Yunanlılar Karadeniz kıyılarında koloniler kurmuşlar, fakat iç bölgeye hiçbir zaman egemen olamamışlardı.

Rum adı altında Anadolu kıyılarında bulunanların hemen hepsinin, Selçuklulardan önce gelerek Hristiyanlığı kabul etmiş Türkler oldukları da ileri sürülmüştür. Bu görüşe Hristiyan Türkler dil, ahlâk ve adetlerini devam ettirmişlerdir. Yalnız sahilde bulunan ve İstanbul’la sürekli iş birliği içinde olan yerlerdeki halk biraz Rumca öğrenebilmişti.

“SELÇUKLULARDAN EVVEL GELEN TÜRKLERDİR”

“1920 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Hükümetince de benimsendiği anlaşılan bir görüşe göre, ‘Rum adı altında Anadolu Sahili’nde bulunanların önemli çoğunluğu ve dâhilde bulunanların hemen hepsi Selçuklulardan evvel gelerek Hristiyanlığı kabul etmiş Türklerdir.’ denilmekteydi. 

BÜTÜN RUMLAR GERÇEKTEN TÜRK KÖKENLİ MİYDİ?

Kitapta Pontuscu'ların Türk olduğunu iddia ettiği bilgi şu şekilde aktarıldı: "Bölgedeki bütün Rumlar gerçekten Türk kökenli miydi? Rumları Türk menşe’li gösterme gayretinin, biraz da içinde bulunulan olayların zorlamasından kaynaklandığı düşünülebilir. Bunlardan bir kısmının daha önce Hristiyanlaşan Türklerden oluştuğu, kültür ve dil benzerlikleri dikkate alındığında, akla uygun gelmektedir. Şurası kesindir ki, bölgedeki Rumlar hangi menşeiden gelirlerse gelsinler, hemen hepsi Türk kültürü ile yoğrulmuşlardı. Yüzyıllarca Türklerle birlikte yaşayan Hristiyan unsurlar, Yunan propagandasının Karadeniz bölgesine girmesine kadar Türk egemenliği altında rahat bir hayat yaşadılar. Bütün unsurların Türkçe konuşmaları, Türk örf ve adetlerini benimsemiş olmaları Türk kültürünün bölgede hakim olduğunu göstermektedir.”

PONTUSLAR RUM DEĞİL İRANLI OLDUĞU İDDİASI 

Karadeniz Bölgesi’nde kurulan Pontus Devleti’nin Anadolu’nun ilk milli devleti olduğunu iddia eden tarihçi Veysel Usta, “Helen kültürü üzerine hayranlık besleyenler, Osmanlı İmparatorluğu’nu ortadan kaldırmak için buradaki insanları Yunanlı bir devlet gibi göstermeye ve Osmanlı topraklarında hak iddia etmeye çalıştı” dedi. 

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bölümü Öğretim Görevlisi Veysel Usta, 2013 yılında yaptığı açıklamasında Karadeniz bölgesinde köken iddiasında bulunan Greklerin tarihi tahrif ettiğini söyledi. 

Bölgede kurulan ilk devlet olan Pontus Devleti’nin, halkı Türk, yöneticileri İranlı bir yapısı olduğunu savunan Veysel Usta, “Osmanlı döneminde Helen kültürüne hayranlığı olan Batılılar, Osmanlı topraklarında hak iddia etmek için bölgenin Grek kökenli olduğunu ileri sürdüler. Ancak Pontuslar Karadeniz’e Horasan’dan gelmiştir” dedi.

Gazeteci Hulki Cevizoğlu’nun Karadeniz TV’de yayınlanan Ceviz Kabuğu programında Karadeniz, kültür ve tarih konusu masaya yatırıldığı programda  konukları Karadeniz Teknik Üniversitesi Devlet Konservatuarı Müdür Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Abdullah Akat ve KTÜ Atatürk İlkeleri Ve İnkılap Tarihi Bölümü Öğretim Görevlisi Veysel Usta idi.

Program akışında diyaloglar şu şekilde sürdü: 

ÇEPNİLER PONTUSA HORASAN'DAN GELDİ 

Hulki Cevizoğlu: Çepniler kimdir?

Abdullah Akat: Farklılığı başka yerlerde aramaya gerek yok. Bir farklılık var ve biz bunun tam üzerindeyiz. İnsanlar, yaylasında çalan kemençenin, horonun nasıl geliştiğini bilmiyor. Ben işin içine girince Çepnilerin aslında bölgeyi Türkleştiren, Türkleşmesinde rolü olan bir toplum olduğunu gördüm. Kemençeyi bölgeye getirenler olduğunu gördüm. Çepniler Türkiye’ye Horasan’dan geliyor. Sinop’ta görülüyor önce ve sonra bölgeye yayılıyor. Osmanlı bölgeye geldikten sonra önemli roller alıyorlar. Çepniler ve Lazlar arasında çatışmalar oluyor tarihte ve bu nedenle Çepniler Artvin’e kadar ilerliyor. 

PONTUSLAR HOROSAN'DAN GELDİ 

Veysel Usta: Bölgede kurulan ilk devlet Pontus Devleti’dir. Pontus Devleti Anadolu’nun ilk milli devletidir. Halkı yerli ama yöneticileri İranlı bir devlet. Bunların paralarına bastıkları simgeleri ay yıldız. Bütün mücadelesi Roma İmparatorluğu’nun Anadolu’ya girmesini engellemek üzerine kurmuştur.

Hulki Cevizoğlu: 2400-2300 yıl öncesi bunlar. Bunu konuşmanın faydası nedir sizce?

Veysel Usta: Avrupa’da Yunan Devleti’nin köken olarak kabul edilmesinden sonra ortaya bir şey çıktı. Helen kültürü üzerine hayranlık besleyenler Osmanlı İmparatorluğu’nu yok etmek için buradaki insanları Yunanlı bir devlet gibi göstermeye ve Osmanlı topraklarında hak iddia etmeye çalıştılar. Bunun gerçekliği olmadığını anlamak için önemli bunları konuşmak.Bölgede anlayamadığımız isimlerden de yola çıkarak, bölgede ilk yaşayan halkların Kafkas halkı olduğunu, devleti Kafkaslardan gelenlerin kurduğunu söylemek mümkün. Grekler falan kurmamıştır. Kimin kurduğundan çok kimin hakimiyeti olduğu önemli ama tarihi tahrif etmemek adına bunları da söylememiz lazım. 

"BU İDDİALAR SAÇMA"

Hulki Cevizoğlu: Bu iddialar saçma. Biz de bin yıl önce başka yerlerdeydik. Burası bizimdi mi diyeceğiz? İsrail, Filistin topraklarını işgal etti, oturuyor. Kimse ’Burası Filistin’indi’ diyemiyor. O yüzden bu tip iddialar saçma diyorum... ’Kıpçaklar neden isimlerini sarışın anlamı taşıyan kelimelerden koyuyorlar’ diye bir soru var. 

Veysel Usta: Kıpçakların fiziksel özellikleri bunlar. Bir diğer adı Kumanlardır ve aynı Türk boyudur. Tarihte var oldukları dönemde Gürcistan’a paralı askerlik yapmışlar. Büyük Gürcistan’ı kurmuşlar. Ancak Gürcü prensleri onların ülke içinde yükselmelerini kabul edememişler. 1200’lerde 40 bin kadar Kıpçak, Rize’ye yerleştirilmiş bu nedenle. Kıpçaklar Hristiyanlaşmışlar Gürcistan’da"

Siyasetcafe.com 

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
İlgili Haberler