1. YAZARLAR

  2. Ahmet YILDIZ

  3. Türkçeyi haber ajansları devlet kurumlarının açıklamaları ve maç sunucuları birlikte mahvediyor! (2)
Ahmet YILDIZ

Ahmet YILDIZ

Ahmet Yıldız
Yazarın Tüm Yazıları >

Türkçeyi haber ajansları devlet kurumlarının açıklamaları ve maç sunucuları birlikte mahvediyor! (2)

A+A-

Geçen yazımızda Mustafa Yıldırım'ın 'Türkçeye Türkler Kıydı - Emperyalistlerin bu kıyımda payı yok!" kitabını tanıtmış ve Türkçeye son otuz yılda kendi elimizle yaptığımız akıl almaz tahribattan örnekler vermiştim.

Mustafa Yıldırım kitabında, Cumhuriyet'e kadar hiç bir Türk devletinin resmi devlet dili kabul etmediği Türkçemize tarih boyunca yapılan tahribatın beterini, son otuz yılda bizim kendi ellerimizle yaptığımızı örneklemişti.

Şöyle işleniyor cinayet:

Haberde tekel olan AA, DHA, İHA gibi haber merkezlerinin yazdığı bozuk Türkçeli haberleri, yazılı ve görsel “medya”mızın hemen tümü kullanıyor!

Facianın nasıl dalga dalga virüs misali yayıldığını tahmin edebilirsiniz.

Benim bildiğim, iletişim fakültelerinde, gazetecilik yüksek okullarında ilk iş, cümle kurmayı bilmek, Türkçeyi iyi kullanmak ve yazım kurallarına tam uymayı öğretmek olur/du!

Bütün bakanlıklar, devlet kuruluşları, hele Meteoroloji Genel Müdürlüğü bolca bozuk Türkçeli basın açıklaması yapıyor ve haber merkezlerinde çalışan zaten kötü eğitilmiş genç muhabirlere kötü örnek oluyorlar.

Hiç bir haber merkezi böyle 'yüksek' yerlerden yapılan açıklamaların cümlelerini düzeltmeye kalkmaz; doğrudur deyip yayınlar ve öyle yapılıyor.

Hele spor karşılaşmaları sunucu ve yorumcuları! Onlara göre futbolcuların hiç biri topa "vur-"muyor, "vuruş yapıyor!" 

Nihayet Kars'ta Kağızman'da sıradan okur haberi okuyor ve yanlış yüklem kullanışı, yanlış noktalı virgül dolu haber metninden o lanet virüsü kapmış oluyor.

Türkçemizin dili yok ki derdini söylesin, haykırsın isyan etsin!

YÜKLEMLERİ BOZMAYA BAŞLADIK!

Binlerce yıldır yabancı dil saldırıları yalnızca sıfat, ad gibi sözcüklereydi. Türkçenin yüklem zenginliğinin yapısını bozamıyordu.  

Ancak şimdi Türkçenin yüklemine, kendi kurum ve kuruluşlarımız eliyle saldırmaya başlamıştık ki vahim olan buydu; Türkçenin beynini, yapısını allak bullak edip tarihin derinliklerine gönderecek bir saldırıydı bu!

Önce güzelim "yapmak" yardımcı fiilini de (yüklemini) "google" çeviri Türkçesiyle suçumuza ortak ettik.

Artık "gir-"miyoruz, "giriş yap"ıyoruz!

 

HER ŞEYİ "GERÇEKLEŞTİR"İYORUZ! 

Fakat bir süre sonra buna da razı olacak duruma kadar derinleştirdik işi: Artık bir şeyi "yap-"mıyor, her şeyi "gerçekleştir-"iyoruz!

Ve bu ihaneti / saldırıyı bütün haber merkezlerinin dolayısıyla o haberi okuyan milyonlarca Türk vatandaşının Türkçesini belirleyen, çok önemli kurumlarımızdan olan -ve bu nedenle çok dikkatli olmaları gereken- haber ajanslarımızca yapıyoruz!

İşte daha bugün AA'nın haberi:

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Türkiye'nin, Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) yarışmalarıyla her yıl yenilenebilir enerji kapasitesini artıracağını belirterek, 'Haftaya pazartesi itibarıyla güneş enerjisinde ilk mini YEKA yarışmalarımızı da gerçekleştireceğiz. Bu yarışmaları daha önce 1000 megavat gibi tek parçalı alanlarda gerçekleştiriyorduk. Şimdi 10, 15 ve 20 megavat büyüklüğünde 74 yarışma gerçekleştireceğiz.' dedi.

görüştü → Putin'le görüşme gerçekleştirdi.

geçtiler → geçişlerini gerçekleştirmiş oldular.

Ay'daki en önemli görevlerinden... → Ay'da gerçekleştireceği en önemli görevlerinden biri olarak... 

denetleyeceğim → denetleme gerçekleştireceğim

kapıdan çıkıyor→ kapıdan çıkışını gerçekleştiriyor

Hele Milli Savunma Bakanlığı gibi sınırlarımızı, 'Mavi Vatan'ımızı , yurt topraklarımızı başarıyla koruyan TSK'nın bağlı olduğu kuruluşun Türkçemize olan yabancılığı ve saldırılara bu nedenle bilinçsiz de olsa ortak olması en acı koyanı!

Bu facialar bugünkü "twitter" sayfasından:


qwe.JPG

 

Doğrusu: "...karargahında görüştü."


qw.JPG

qwert.JPG

 

Doğrusu:  "... hava resmi paylaşıldı."

Sayın MSB yetkilileri, Türkçemize böyle hor davranırsanız savunacağınız yurt parçası yalnızca dağ ve taş kalır; Türkler sayenizde zamanla tarihten silinmiş olur!

Bize Türk, dilimiz Türkçenin müthiş varlığı yüzünden diyorlar!

Unutmayın, dışarıdan gelecek düşman değildir bir milleti yıkacak olan; bir milleti yok etmenin ilk ve en doğru yolu ve birinci şartı dilini yozlaştırmak bozmaktır!

Eski Çinliler böyle yapardı!

 

GÖSTERMEK!

virüs yayıldı → virüs yayılım gösterdi

savaştı → savaşım gösterdi

koşarak başardı → koşu yaparak başarı gösterdi

 

SÜREÇ

Bir "süreç" var ki nerdeyse on beş yıldır iktidarını koruyor; her dönem gözde!

Özellikle yerel politikacılar, mühendis Odaları, meslek Odaları konuşmacılarının her cümlede kullandıkları ve "süreç" dedikleri an her şeyi anlatıverdiklerini sandıkları bir sözcük!

salgın döneminde → salgın sürecinde

karantina süresinde → karantina sürecinde

yardımlar ödenirken → yardım ödemeleri sürecinde

12 Eylül darbesi döneminde →12 Eylül darbesi sürecinde

 

NOKTALI VİRGÜL

Son 10 yılda nasıl olduysa bir noktalı virgül kullanma hastalığı baş gösterdi ki nerden çıktı ilk kim bu cinayeti işledi gerçekten araştırmaya değer.

Noktalı virgül noktalı virgül olalı böyle meşhur olmadı mı desek, böyle işkence görmedi mi desek…

Büyük yazarlarımızın belki de en fazla üç dört sayfada bir kez kullandıkları bu işaret şimdilerde hiç bir yazım işaretinin kullanılmaması gereken yerden tutun da virgül yerine, iki nokta yerine, hatta satır başı yaparken bile kullanılır oldu!

Bir (korona)virüs gibi yayılmaya başlayan bu işaret, olur olmaz yerde ve üstelik hep yanlış kullanılıyor.

“Bir yıl sonra; basma üretimi 12 milyon metreye ve iplik üretimi 407 tona çıktı. 10  yıl sonunda; basma üretimi 20 milyon metreye ve iplik üretimi 2 bin 800 tona çıktı. Ardından; Nazilli’de Pamuk İstasyonu kuruldu.” (Soner Yalçın, Sözcü – 31 Ağustos 2014)

Doğrusu:

“Bir yıl sonra basma üretimi 12 milyon metreye ve iplik üretimi 407 tona çıktı. 10  yıl sonunda basma üretimi 20 milyon metreye ve iplik üretimi 2 bin 800 tona çıktı. Ardından Nazilli’de Pamuk İstasyonu kuruldu.” (Soner Yalçın, Sözcü – 31 Ağustos 2014)

“Strateji; siyasi olarak çevrelemeyi, askeri operasyonla zayıflatmayı, coğrafi olarak küçültmeyi ve sonunda yenmeyi hedefliyor.” (Milliyet, Nihat Ali Özcan, 9 Eylül 2014)

Doğrusu:

“Strateji, siyasi olarak çevrelemeyi, askeri operasyonla zayıflatmayı, coğrafi olarak küçültmeyi ve sonunda yenmeyi hedefliyor.” (Milliyet, Nihat Ali Özcan, 9 Eylül 2014)


qwerty.JPG

Doğrusu:

Orada noktalı virgül değil, virgül bile kullanılmaması ve "ülkemiz"in Ü'sünün büyük olmaması gerekiyor!

 

'O İSİM...'!

İş yapan, eyleyen, hareket eden "isim"ler değil "kişiler"dir! ...O isimdeki kişidir!

Bir ismin yani Ahmet, Mehmet, Hasan, Hüseyin... gibi cansız zavallı ad sözcüklerin, bakanlık yaptığını, topa vurduğunu, ameliyata girdiğini, organizasyon yaptığını düşünebilen bir zihin nasıl bir çarpık zihindir!

bazı kişilerin → Toplantıda lider konusunda adı geçen bazı isimlerin halkta karşılığı olmadığı yönünde görüşler dile getirildi.

bazı kişiler → Dinleme listesinde ismi geçen bazı isimler 24 TV'ye açıklamada bulundu.

Erbakan'a yakın isimlerin çabalarına rağmen.

Bazı isimlerin adı varmış!

O organizasyonu yapan isim...

*

Koronavirüsü bir biçimde kovacağız, ama Türkçemizi mahvetmek için her kurum ve kuruluşumuzun, tek tek bireylerin yaydığı virüsü nasıl kovacağız?

Sanırım hemen ve ivedilikle, önce haber ajanslarının ve resmi kurum ve kuruluşların, maç anlatıcılarının açıklamalarına, konuşmalarına özen göstermekle işe başlamalı!

Mustafa Yıldırım'ın 'Türkçeye Türkler Kıydı - Emperyalistlerin bu kıyımda payı yok!' kitabını da ibret belgesi olarak herkesin okuması dileğiyle.

Ahmet Yıldız

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum