1. YAZARLAR

  2. Celal Eren ÇELİK

  3. Vizyondaki film: "Ali Babacan"
Celal Eren ÇELİK

Celal Eren ÇELİK

Yazarın Tüm Yazıları >

Vizyondaki film: "Ali Babacan"

A+A-

Son günlerde eski ekonomi bakanı ve DEVA PARTİSİ Genel Başkanı Ali Babacan’ın pandemi nedeni ile sekteye uğrayan partisi ile alakalı çalışmaları yoğunlaştırdığını ve sıklıkla kamuoyuna mesaj verecek çeşitli mecralarda yer aldığını görüyoruz.

Bu bağlamda sosyal medyayı da etkili şekilde kullanan Babacan’ın kısa bir belgeselinin yayınlandığı Youtube kanalında bu belgesel kısa sürede yaklaşık 2 milyon kişi tarafından izlendi.

140 Journos isimli Youtube kanalında yayınlanan Babacan belgeseli ise adeta bir “Mesajlar” geçidi şeklinde kurgulanmış,belgeselin her bir karesi farklı mesaj veriyor.…

Babacan arabayla Çankaya Köşkü’nün önünden geçiyor ve buranın önemini anlatıyor… Aslında bunu anlatırken hem “Partili Cumhurbaşkkanlığı sistemini” eleştiriyor hem de “Biz gelirsek Saray’da oturulmayacak” diyor…

Meclis’in önüden geçerken Meclis’te geçirdiği zamanları anlatıp “Ama şimdi fonksiyonsuz hale getirildi” diyerek sistem eleştirisi yapıyor.

Babacan belgeselin bir bölümünde mezun olduğu ODTÜ’ye gidiyor burada ODTÜ Stadyumu’ndaki meşhur DEVRİM yazısının önünden geçiyor. Mesaj açık: “Çok büyük bir değişim yapmaya geliyoruz”    

Belgeselde partinin logosunun belirlenmesi süreci işlenmiş.Burada herkesin fikirlerini nasıl beyan etttiği,logonun belirlenmesi esnasında son bir kişinin dahi onayının alınarak karar verilmesi anlatılıyor. Alt metinde verilen mesaj “Tek kişinin karar verdiği dönemi bitireceğiz,kararlar herkese danışılarak ve istişare yöntemi ile alınacak”

Belgeselin en başında bir gençlerle buluşma sahnesi var ve gençlerin sözleri üzerinden ekonomi,insan hakları,demokrasi gibi pek çok sorun dile getiriliyor.

Babacan taksi durağına giriyor,esnaf “Bunlar bitti artık partinizi kurun” diyor ve “Taban bizi istiyor mesajı” geliyor burada, arkasından bir başka taksi şoförü “Pek çok engel çıkartacaklardır size inşallah yılmazsınız” deyince Babacan bombayı patlatıyor “Bizim korkacak bir şeyimiz yok ama onların korkacak çok şeyi var!”

Babacan belgeselde kendisinin aktif olarak AKP içerisinde görev aldığı 2015 yılına kadar olan dönemi son 2 yıl hariç başarılı,Türkiye’nin prestij sahibi olduğu,itibarlı,ekonomisi son derece iyi bir dönem olarak tanımlıyor.Yani “Ben varken her şey iyiydi ama parti kontrolden çıkınca ben de bıraktım” mesajını veriyor.

Oğlu ile balık ekmek yedikleri sahnede “Aslında ailenin siyasette bu kadar fazla yer alması hiç iyi bir şey değil” diyerek yine Saray’daki “Aile Saadeteti” ve devlet işlerine maaile müdahaleye gönderme yapıyor.

Ve belgeselde Babacan ile ekibinin Anıtkabir ziyareti ile mozoleye çelenk koyma sahneleri ile “Atatürk ilke ve değerleri ile hiçbir sorunumuz yok” mesajı verilmiş.

Belegeselde en önemli mesajlardan bir tanesi Babacan’ın öğrencilere Daron Acemoğlu’nun “Dar Koridor” isimli kitabını önerdiği sahne.Acemoğlu IMF politikalrını savunması ile bilinen bir ünlü Türk ekonomisti.

Babacan tüm belgesel boyunca istişareye açık ve sürekli “Gülen” bir portre çiziyor…Yani bugünkü Erdoğan portresinin tam tersi…

Babacan “Yeni nesil” politika yapıyor…Bu politik yöntem ABD’de Obama’nın ilk kez başkan seçildiği başkanlık seçimlerinde ortya çıkan ve sosyal medya kullanımı ile kişilerin duygu haritalarının analizi üzerinden siyaset geliştiren bir yöntem.

Lakin bugüne kadar Ali Babacan’ın “Ekonomide büyük kriz var.Ülkeye para lazım bu parayı da uluslar arası piyasalardan benden başka kimse bulamaz” şeklinde kabaca özetlenebilecek stratejisinin dışında üretim,demokrasi,insan hakları,terör ve hatta FETÖ ile ilgili net bir açıklamasını duymadık,duyamadık…

Babacan bu kadar parlak PR çalışması yapmasına rağmen kısa süre içerisinde bu ve benzeri konularda da ciddi ve ayakları yere basan söylemler,projeler geliştirmezse halkın nezdinde “İktidara yürümek için ülkenin krize girmesini bekleyen ve kendi siyasi geleceğini ülkenin ekonomik olarak batması üzerine kuran bir fırsatçı” pozisyonuna düşecektir.

Ayrıca Türk halkı böyle imalı  ve dolaylı “Mesajlar” veren siyasetçilere “Korkak” der ve daha çok lafını sakınmadan,direkt konuşan siyasetçi profilinin arkasından gider.Babacan ise gerek stratejisi ve mizacı da buna el vermdiği ama en önemlisi işlenen tüm AKP günahlarının ortağı olduğu için bunu yapamamaktadır.

Ve görünen odur ki şu an Babacan’ın elinde ekonomi dışında hiçbir silah yoktur ve Babacan “Tek atımlık” kurşununu en iyi zamanda atmak için beklemektedir.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar