Affetmek Mi, Kin Tutmak Mı? Affetmezseniz Vücudunuz Ne Hale Gelir?
Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, affetmenin nörobiyolojik bir süreç olduğunu belirterek, stres hormonlarını dengelediğini ve bedensel iyileşmeyi sağladığını vurguladı.
Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, affetmenin sadece manevi bir kavram olmadığını, aynı zamanda nörobiyolojik bir süreç olduğunu vurguluyor.
Tarhan, affetme psikolojisinin stres sistemini düzenlediğini, kortizol salınımını dengelediğini ve bedensel iyileşmeyi tetiklediğini belirtiyor.
Tarhan'a göre, affetmek ruhu özgürleştirirken, bedeni de hastalıklara karşı koruyor. Kin ve öfke gibi olumsuz duygular, bağışıklık sistemini zayıflatıp kronik strese yol açıyor. Bu durum, mide rahatsızlıklarından kansere kadar ciddi sağlık sorunlarını davet ediyor. Tarhan, olgunlaşmamış kişiliklerde öç alma eğiliminin baskın olduğunu, affediciliğin ise olayları analiz ederek kabullenmeyi sağladığını ifade ediyor.
OLGUNLAŞMAMIŞ KİŞİLİKLERDE ÖÇ ALMA BASKIN
İnsanlar olumsuz bir olay karşısında öç alma, kaçınma veya affetme gibi tepkiler verebiliyor. Prof. Dr. Nevzat Tarhan, olgunlaşmamış kişilik yapılarının genellikle öç almaya yöneldiğini söylüyor.
"Bana yapıldıysa ben de yaparım" mantığıyla hareket eden bu bireyler, ruhsal dengelerini bozuyor.
Öte yandan, zayıf kişilikler olaydan kaçınarak izolasyona çekiliyor. Her iki yaklaşım da psikolojik zarara yol açarken, affetme süreci olayı mantıklı bir şekilde değerlendirerek kabullenmeyi getiriyor. Tarhan, kişinin kendi sorumluluğunu sorgulamasının affetmeyi kolaylaştırdığını belirtiyor.
AFFEDEMEMEK BEDENE YÜK OLUŞTURUYOR
Affetmemenin nörobiyolojik sonuçları ağır olabiliyor. Tarhan, kin, öfke, nefret gibi duyguların beyinde asidik kimyasallar salgılattığını ve bu durumun bağışıklık sistemini zayıflattığını açıklıyor. Kronik stres, kortizol seviyelerini yükselterek mide, bağırsak ve cilt sorunlarına zemin hazırlıyor. Uzun vadede ise kanser gibi hastalık riskini artırıyor. Prof. Dr. Tarhan, affetmenin antidepresan etkisi yarattığını, psikolojik yükü hafifleterek sosyal bağları güçlendirdiğini vurguluyor.
NARSİSTİK VE PARANOYAK KİŞİLİKLER AFFETMEYE DİRENÇLİ
Bazı kişilik tipleri affetmeyi zor buluyor. Prof. Dr. Nevzat Tarhan, narsistik bireylerin eleştiriyi haksızlık olarak gördüğünü ve kin tuttuğunu belirtiyor. Bu kişiler için affetmek zayıflık anlamına geliyor, ancak bu tutum kronik strese neden oluyor. Paranoyak eğilimliler ise eleştirileri tehdit olarak algılayıp hesap tutuyor. Tarhan, affetmemenin kibirle bağlantılı olduğunu ve ilişkileri yok ettiğini söylüyor.
AFFETMEK MÜMKÜN DEĞİLSE KABULLENME YOLU
Her durumda affetmek kolay olmayabiliyor, özellikle ihanet veya adaletsizlik söz konusuysa. Tarhan, bu gibi durumlarda "radikal kabullenme"yi öneriyor. Kişi haksızlığı kabul edip olayı zihninde rafa kaldırarak hayatına devam edebiliyor. Bu yaklaşım, duygusal kapanış sağlayarak affetmeden unutmayı mümkün kılıyor.
ÇOCUKLUK TRAVMALARI KALICI İZ BIRAKIYOR
Çocuklukta yaşanan haksızlıklar, yetişkinlikte derin etkiler bırakıyor. Prof. Dr. Tarhan, bir örnekte dövülen bir çocuğun zorla özür diletildiğini ve bu travmanın zihinde kalıcı bir fotoğraf oluşturduğunu anlatıyor. Ancak bazı durumlarda travma, kişilik olgunlaşmasını tetikleyerek haksızlığa karşı duyarlılık geliştiriyor.
AFFETMENİN ÖZGÜRLEŞTİRİCİ ETKİSİ
Affetmek, geçmişin zincirlerinden kurtulmak demek. Tarhan, affeden kişinin kendini özgürleştirdiğini, affetmeyenin ise olayın mahkumu olduğunu belirtiyor. Bu süreç, beyindeki açık dosyaları kapatarak zihni rahatlatıyor. Affetme, ilişkilerde uzlaşmayı kolaylaştırıyor ve nefretin sevgiye dönüşmesini sağlıyor.
ÖZ ŞEFKAT VE DUYGUSAL REGÜLASYON
Affetmenin bir parçası da öz şefkat. Prof. Dr. Tarhan, kişinin hatalarını fırsat olarak görmesinin önemini vurguluyor. Aşırı empati veya düşük benlik saygısı dengesizlik yaratırken, sağlıklı bir denge güçlü bağlar kuruyor. Tarhan, samimiyetin nörobiyolojik etkisinin empatiyi artırdığını söylüyor.
CİNSİYET FARKLILIKLARI VE AFFEDİCİLİK
Cinsiyetler affetmede farklı tepkiler veriyor. Tarhan, kadınlarda oksitosin salgısının sakinlik yarattığını, erkeklerde vazopressinin sahiplenmeyi tetiklediğini belirtiyor. Bu genetik roller, iç ve dış ilişkilerde travma farklarını açıklıyor.
TOPLUMSAL VE AİLESEL ÖĞRENME
Affedicilik öğrenilen bir erdem. Prof. Dr. Tarhan, ailede rol modellerin çocukları etkilediğini, toplumda liderlerin affediciliği yaydığını söylüyor. Kin ve sahtecilik bulaşıcı olurken, affetme sosyal ilişkileri güçlendiriyor.Son yıllarda affetme, nörobilimsel bir alan haline geldi. Tarhan, affetmenin stres sistemini düzenlediğini ve bedensel iyileşmeyi sağladığını belirterek, bu konudaki bilimsel yayınların arttığını ifade ediyor.
Siyasetcafe.com
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.