1. YAZARLAR

  2. Orhan KAŞIKÇI

  3. Amerika'ya demokrasi ve Türkiye dersi
Orhan KAŞIKÇI

Orhan KAŞIKÇI

Yazarın Tüm Yazıları >

Amerika'ya demokrasi ve Türkiye dersi

A+A-

Demokrasi beşiği Amerika’da senatolar meclisi Donald TRUMP taraftarları tarafından basıldığı dakikalarda Türk televizyon kanalları da flaş haber olarak duyuruldu. Çoğunun haberlerinde hayret edici cümleler geçti.

Bu Amerika’da nasıl olur? Amerika süper güçtür. Dünyanın teminatıdır. Kısacası demokrasinin beşiğidir. Üzülenler sevinenlerden çok daha fazlaydı ülkemde. Daha doğrusu beklentileri olan, çıkarları olan, Amerika’nın himayesini isteyen ve ona itaat edenler o gece korkularından sesleri çıkmadı. Gözlerini kırpmadan haberleri izlediler. Kalkışım mı? Yoksa darbe mi? diye düşündüler.

Pensilvanya tir tir titredi. PKK ve sevicileri bittik dedi. Kılıçdaroğlu ve ekibi şimdi yandık diye düşündüler. Kısaca ABD sevicileri ilk darbeyi o gece hafif sıyrıklarla atlatmışlardı. Dünya beşten büyüktür dememiş miydi reis. Zulüm eden bir gün zulmü karşısında görecektir. Ama bizim ABD sevicelerimize bunu anlatamayız.

Dört kişinin ölümüyle sonuçlanan bu baskın Türkiye’de olsa idi  ne olurdu? Neler olmazdı ki? İhtilal olurdu. Yer yerinden oynardı. Demokrasi havarileri ayaklanırdı. Yurtdışı ve yurtiçi haber kanalları canlı yayınla Türkiye’de demokrasi yok, insan hakları yok, orantısız güç kullanıldı, “katil devlet” yayını yaparlardı.

Hem demokrasimize hem ekonomimize hemde hükümetimize darbe yapılana kadar sürdürürlerdi. Demokrasinin beşiği sallandı. Beşikler sallanmak için vardır ki? Beşiğin içinde ki bebeği sallaya sallaya uyutmak için vardır ki? Birde sallanırken de hafif hafif ninnide söylersen o zaman her şey yolunda demektir.

Evet demokrasinin sözde beşiği olan sevgili Amerika yıllardır bu beşikte kimleri sallamadı ki? Devlet olarak müslüman ülkeleri hedefine aldı. Afganistan, Pakistan, Irak, Filistin, Suriye, Arabistan ve Türkiye. Bu sefer Amerika’yı beşiğe koyup sallayan kendi başkanı Donald Trump oldu. Korkulan olmadı ama dünyanın artık ABD’ye güveni kalmadığını gördük. Aslında demokrasi fakiri olan devlet bizzat kendisiydi. Amerika ve havarileri beşikleri sallarken bir gün bu beşikte kendisinin de sallanacağını hiç düşünmemişti.

Canım ülkemi canları istedikleri zaman da hep salladılar. Demokrasi şarkılarıyla uyuttular. Uzunca bir dönem bu uykudan uyandırılmadık. 1938 de İnönü ile başladı ninnileri. Başladı gaflet uykularımız.

Demokrat parti başkanı Sayın Menderes ile azıcık ayaklandık. Amerika ve havarileri yürümemize fırsat vermedi ve 1961 darbesiyle yine beşiğimize geri döndük. Uyu dedi düşmanlarımız. Sonra başımıza da demokrasi havarilerini koydular.

Bizde hizmetlerinde kusur görmeden beşiğimizde demokrasi ninnileri ile uyumaya devam ettik. 1972'lerde yine ayaklanmaya sürünmeye başladığımız dönem oldu. Bu sefer Sayın Erbakan Hoca gözlerine battı. Bu demokrasi havarileri Kıbrıs’ta boy gösterdiğimizi gördükleri anda; sokaklarımızda ve üniversitelerimizde sağlı sollu çatışmalar başladı. Sonra 12 Eylül Kenan Evren darbesi beşiğimize doğdu. Nitekim bizde yine demokrasi beşiğimize geri döndük ve ninnilerimizi dinlemeye devam ettik. Beşiğimizin bir tarafında ABD diğer tarafında havarileri sallayıp uyuttular güzel Ülkemi. Ekmek veresiye, su veresiye büyümeye başladık.

Büyürken de; enflasyon çift hanelerde olduğunu anlattılar. Sevindik büyüyoruz diye!!! Türbanla kamu kurumlarına giremezsiniz dediler. Süper dedik!!! Devlet üretime dayalı bir ekonomi kuramazsınız dediler. Sevincimizden uçtuk!!! İmam Hatipliler sadece “imam” olacağını söylediler. Alkış tuttuk saatlerce !!!

Türbanlı milletvekili olmaz, meclise giremez dediler. Ne işi var gericilerin orada dedik!!! Dediler de dediler bizde yan gelip yattık. Ne kerametli beşikmiş ki ülkemi sallayan çokmuş. Uyandırmadılar, kıyamadılar, ne istedikse getirdiler.

İşsizlik, Enflasyon, darbe vb. hepsini getirdiler. Demokrasi havarileri getirdi biz yedik. Onlar getirdi biz yedik. Artık demokrasi beşiği küçük gelmeye başladı. 1985'den sonra başlayan kıpırdanma 1990’lı yılların sonuna doğru emeklemeye başladı ki demokrasi havarileri yine devreye girdi ve 28 Şubat 1997'de Sayın Erbakan hocaya yapılan pos modem darbe ile yine demokrasi beşiğine geri döndük.

Siz daha büyümemişsiniz? emekleyemezsiniz? diye uyardı havarilerimiz. Hem de başımıza koydukları hizmetçileri ile uyardılar. Ecevit ve Rahşan hanım beşiğimizi sallamaya devam ettiler. Ama yaşlanmışlardı bu havariler. Düştü düşecek gibiydiler ve sonunda düştüler de. 

3 Kasım 2002'de Reis’in gelmesiyle darmadağınık oldular. Amerika ve havarilerinin beşiği, yıkılmaz, kırılmaz, yok olmaz dedikleri bu beşik Reis’in gelmesiyle yıkılıverdi. Kimler bu beşiğin ucundan tutmadı ki; hepsi birer birer devrilip tarihe gömüldüler.

Aslında demokrasi beşiği dedikleri Ülkemi ve Milletimi 70 yıldır esaretin içinde tutmak için kurulan bir tuzaktı. Demokrasi sadece kendine çıkar sağlayan bir mekanizma değildir. Sömürmek değildir. Yaşama hakkımı elimden almak değildir.

Demokrasi halkın kendi kendisini yönetme biçimidir. Bu yegane ülkemin hakkıdır. Reis’le beraber bu hakkı elde ettik elhamdülillah. Akp hükümetinin kurulduğundan bu yana ABD ve demokrasi havarileri ülkemde çeşitli Amerikan oyunları tertipleselerde o Demokrasi beşiğine bizi sokamadılar. Hendekler kazdılar olmadı.

Geziparkı olayları çıkardılar olmadı. FETÖ’yü üzerimize saldılar olmadı. Şimdilerde Boğaziçi Üniversitesi olayları, Türban olayları, darbe senaryoları çıkardılar ama yine olmadı. ABD senatosunun basılmasıyla gördüler ki bu dava bitti. Ne kadar şer odakları varsa ülkeme gönderdiler ama Reis halkını arkasına alarak bunlara demokrasi örneği sundu. Siz bu milleti aptal mı sandınız? diye meydanlardan haykırı verdi.

Biz millet olarak tarihimizin her döneminde demokrasi dersi vermişiz dünyaya. Malazgirt’te Romen Diyojen’li Bizans’a. İstanbul’un fethi sonrasında Fatih Sultan Mehmet’hanın Bizans halkına gösterdiği hoşgörü ile tüm dünyaya demokrasi örneği sunmuştur.

Şimdi gelelim Amerika ve  havarilerine. Olmayan demokrasi gemileri su almaya başladı. Tüm dünyanın gözleri önünde, senatosunda öldürülen bayanı seyretti. Sistemleri artık çöktü. İmandırıcılığını kaybetti. Artık dünyada gözler yükselen değere çevrilmiş durumda. 2023’de Türkiyem için tüm dünyaya gücümüzü gösterme günü olacak.

Osmanlı zamanında sağladığımız ve üç kıtada güven verdiğimiz günler yakında yine geri gelecek. İsteseniz de istemeseniz de yakında ülkem dünyada yükselen değer olacak. Ülkemin önünü bu havariler artık kesemeyecek. Unutmayalım ki “Hak batıldan üstün gelecektir.”

Eğer bu havariler ülkemde biraz rahat dursalar gerçek demokrasiyi tüm dünyaya biz yaşatacağız. Havarilerin beşiği “zulmün sonu, sömürünün bitmesi “ ile yok olup giderken, bizim demokrasimizde “Adaletin gelmesiyle” şaha kalkacaktır. Hakkın üstün batılın yok olma beşiği olacaktır. Ülkemin adaleti “Allah’ımın adaletidir” bu yükselen değerin önünü kesmek mümkün değildir. 

Kısacası; Reis’in bu Amerikan beşiğini darmadağın ettikten sonra ABD’nin dengesi bozulmuştur. Reis her konuşmasında korkmadan bu havarilerine dersini vermiştir. Birlik olalım, diri olalım, tek vücut olalım ve adaletli olalım demiştir. Artık demokrasi bu yüce milletimin ellerinde tüm dünyaya yayılma vakti gelmiştir. Reis bugün Afrika’da , Avrupa’da, Asya’da, Amerika’da tüm dünyaya haykırmaya devam edecektir.

Dünya beşten büyüktür demeye devam edecektir. Allah yar ve yardımcısı olsun. 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.