Bahçeli ilk kez favori değil, MHP'de sonucu ittifaklar belirleyecek

Bahçeli ilk kez favori değil, MHP'de sonucu ittifaklar belirleyecek

MHP'de ilk turda genel başkan seçilebilmek için delegenin yarısından bir fazlasının oyunu almak gerekiyor. Bir adayın ilk turda partinin bin 210 delegesinden 606'sının oyunu alması zor görünüyor. Liderlik yarışında ikinci tura ittifaklar damgasını vuracak

Siyasetin ana gündemi haline gelen Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), 47 yıllık tarihinin en çalkantılı günlerini yaşıyor. 1 Kasım seçimlerinin ardından başlayan kongre süreci, hem MHP hem de Türk siyasetinde benzeri görülmemiş bir mücadeleye sahne oluyor. Uzun bir mahkeme maratonunun ardından Yargıtay’ın kararı ile partide liderlik yarışı yaşanacağı kesinlik kazandı. MHP’de şimdiden 8 aday var. Bu sayının daha da artması bekleniyor.

 

Kıran kırana geçecek çok adaylı liderlik yarışında sonucu ise ittifaklar belirleyecek. Önümüzdeki günlerde yapılacak MHP kurultayı bu yönüyle 1997’deki kurultaya benziyor. Alparslan Türkeş’in vefatının ardından yapılan kurultayda Tuğrul Türkeş, Devlet Bahçeli ve Ramiz Ongun başta olmak üzere çok sayıda isim liderlik yarışına girmişti. İlk turda Tuğrul Türkeş’in en çok oyu alması üzerine diğer adaylar Devlet Bahçeli lehine yarıştan çekildi. Böylece Bahçeli, Tuğrul Türkeş karşısında ipi göğüsleyerek liderlik koltuğuna oturmuştu.
 
 
MHP’de ilk turda genel başkan seçilebilmek için delegenin yarısından bir fazlasının oyunu almak gerekiyor. Partinin yaklaşık bin 210 delegesinin bulunduğu dikkate alındığında bir adayın ilk turda gerekli olan 606 oyu alması zor görülüyor. Liderlik yarışında ikinci tura ittifaklar damgasını vuracak. Düşük oy alan adayların, diğerlerinin lehine çekilmesi gündeme gelecek. Bu durumda, ikili, üçlü, dörtlü ittifaklar sonucu belirleyecek. Muhalifler arasında ittifak yapılabileceğine dair ilk işareti Sinan Oğan verdi. Oğan, hiçbir adayın ilk turda ipi göğüsleyemeyeceğini, ikinci ve üçüncü turda ittifaklar yaşanacağını belirterek, kendisinin de diğer adaylarla görüşmeler yaptığını söyledi. Devlet Bahçeli’nin ise seçilemeyeceğini görmesi halinde en güçlü rakibi durumundaki Meral Akşener’i seçtirmemek için bir başka adayı işaret edebileceği de iddialar arasında.

ÖNGÖRÜLEMEYEN DİP DALGA

‘Lider-teşkilat-doktrin’ sacayağı üzerine oturan, genel başkanın eleştirilemez kabul edildiği MHP’de ilk başlarda muhaliflerin sonuç alabileceğine kimse ihtimal vermiyordu. Ankara’da Meral Akşener, Sinan Oğan ve Koray Aydın’ın başını çektiği muhalefet olağanüstü kurultay için yeterli imzayı toplasa da genel merkezde bu delegelerin bir kısmının ‘ikna’ edileceği ve imzalarını geri çekeceği beklentisi hâkimdi. Geçmiş dönemlerde hep böyle olmuş, muhaliflerin delege desteğine ulaşması hep bir şekilde engellenmişti. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de bu rahatlıkla muhaliflere rest çekiyor, “Kaç imza toplanırsa toplansın kurultaya gitmeyeceğiz.” diyordu.

Ancak bu kez beklenen olmadı. Üç muhalif isim, kısa sürede kurultay için gerekli olan 250 imza yerine 543 imza topladı. Genel merkezin delegeyi ikna çalışması da sonuç vermedi. Bir tek delege dahi imzasını geri çekmedi. MHP’de partiyi yakından izleyen siyasi analistleri de yanıltan bir değişim talebi gün geçtikçe büyüdü. Genel merkezin teşkilatları kapatma ve ihraç etme kartı da dip dalgayı önleyemedi. Böylece 1 Kasım seçimlerinden sonra başlayan muhalif hareket, partinin 47 yıllık tarihindeki en büyük liderlik yarışına dönüştü.

Yargı sürecinin ardından kurultaya gidilmesinin kesinlik kazanmasıyla birlikte MHP’de aday sayısı da her geçen gün artıyor. Meral Akşener, Sinan Oğan, Koray Aydın ve Ümit Özdağ’ın ardından Sait Gönen ve Süleyman Sazak adaylığını açıkladı. 12 Eylül sürecinde suikasta kurban giden Gün Sazak’ın oğlu işadamı ve eski milletvekili Süleyman Sazak’ın uzun yıllardır MHP liderliği için hazırlık yaptığı milliyetçi camiada biliniyor. Daha önce adaylığını açıklayan ve 4 eski ülkü ocağı başkanının desteğine sahip Suat Başaran da “ocağın adayı” olarak gösteriliyor. Devlet Bahçeli’nin yarışa katılacağını açıklamasıyla birlikte MHP kurultayı için aday sayısı şimdiden 8’e yükseldi. Genel merkezin muhaliflere yönelik tavrını benimsemeyen ve farklı bir tutum izleyerek dikkatleri çeken Oktay Vural’ın ismi de aday olabilecekler arasında geçiyor. Bu isimlere yeni adayların eklenmesi söz konusu.

Bahçeli ilk kez favori değil

Son seçimdeki ciddi oy kaybı, milletvekili sayısının yarıya inmesi ve partinin pek çok ilde adeta silinmesi, parti içi muhalefeti günden güne büyüttü. Özellikle parti tabanında büyük bir değişim arzusu hâkim. Yönetim mekanizmaları dışına itilen geniş ülkücü camia, yeni lider arayışında. 1997 yılında Alparslan Türkeş’in ardından MHP genel başkanı seçilen Devlet Bahçeli, en zorlu sınavına çıkıyor. Bugüne kadar 7 defa genel başkan seçilen Bahçeli, ilk kez yarışın favorisi değil.

Devlet Bahçeli, bugüne kadar Ramiz Ongun, Ümit Özdağ, Koray Aydın başta olmak üzere rakiplerini devre dışı bıraksa da liderliği her zaman sorgulandı. Hiçbir zaman ittifakla genel başkan seçilmedi. MHP’de Bahçeli’ye karşı en zorlayıcı genel başkanlık seçimlerinden biri, partinin baraj altı kaldığı 3 Kasım 2002 seçimlerinin ardından istifa etmesiyle yaşandı. İstifasına rağmen aday olduğu 12 Ekim 2003’teki kongrede Ramiz Ongun 300, Koray Aydın 137 oy alırken Devlet Bahçeli 688 oy ile ipi göğüsledi.

MHP’deki en heyecanlı yarışlardan biri ise 5 Kasım 2012’deki kongrede yaşandı. Bahçeli’nin karşısına bir kez daha rakip olarak çıkan Koray Aydın 441 oy alırken, Bahçeli 725 oyla tekrar genel başkan oldu. Koray Aydın’ın aldığı oy, parti yönetiminin dikkatinden kaçmadı. Bu gelişmenin ardından teşkilatlarda önemli değişikliğe gidildi. En güçlü olduğu dönemlerde bile delegenin yarısından biraz fazlasının oyuyla seçilebilen Bahçeli’nin işinin bu kez çok daha zor olduğu yorumları yapılıyor.

Genel merkez ‘boykot’ sınavında

Kurultay tarihine ilişkin tartışma sürüyor. Ankara 12. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin atadığı 3 kişilik Çağrı Heyeti, tüzük kurultayını 19 Haziran’da yapacak. Çağrı Heyeti’nin yetki ve görevi Yargıtay tarafından da onaylandığı için 15 Mayıs’takine benzer bir engelleme söz konusu olmayacak. Muhalifler, tüzüğü değiştirerek genel başkan seçiminin önünü açacak. Ancak MHP Genel Merkezi, bu kurultayı tanımayacağını ilan etti. 10 Temmuz’da kurultayı toplayacak olan genel merkez, 19 Haziran’ı boykot edecek. Bu yolla delege katılımını engellemeyi planlıyor. Ancak bu durum, MHP liderliğinin bir kez daha tartışmaya açılması anlamına geliyor. Zira muhalifler için delegenin yarıdan bir fazlasının katılımı yeterli olacak. 900 delegeye ulaştıkları da iddialar arasında. MHP yönetimi ise boykot çağrısıyla katılımı engellemezse daha kurultaya gitmeden desteğini kaybettiği ortaya çıkacak.

Destek arayışları sonuç vermedi

MHP’deki kurultay süreci şaşırtıcı gelişmelere de sahne oldu. Yargı süreci mahkemeler savaşına dönerken MHP lideri Devlet Bahçeli, AK Parti iktidarına yaklaştı. 1 Kasım seçimlerinin ardından muhalefetin tabanda destek bulmasıyla eşzamanlı olarak iktidara ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik eleştirilerini yumuşattı. 10 Mayıs’taki grup konuşmasında ise hükümete desteğini bir adım daha ileri götürerek koalisyon önerisine çevirdi. Devlet Bahçeli, 10 Mayıs’taki Meclis grup konuşmasında, “Milliyetçi Hareket Partisi’nin hukuki boyutta vereceği destek bir hükümet mantığı içerisinde ele alınmalıdır.” ifadelerini kullandı. AK Parti’deki lider değişimiyle birlikte MHP ile koalisyon kurulmasını bekleyen Bahçeli, bu yolla koltuğunu kurtarabileceğini hesap ediyordu. Ancak iktidar partisi bu öneriye yüz vermedi. Bahçeli’nin ‘partili cumhurbaşkanı’na destek olmayacaklarını açıklamasıyla Yargıtay kararı eşzamanlı olarak geldi. İktidardan ve Saray’dan umduğunu bulamayan Bahçeli, yeniden Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik sert muhalefete başladı.

İsa Yazar

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.