1. YAZARLAR

  2. Celal Eren ÇELİK

  3. CHP'nin Cihangir'i
Celal Eren ÇELİK

Celal Eren ÇELİK

Yazarın Tüm Yazıları >

CHP'nin Cihangir'i

A+A-

Malumunuz Saadet Partisi’nden istifa ederek bağımsız milletvekili olarak görevini sürdüren Cihangir İslam bizzat CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun rozet takması ile CHP’ye “Transfer oldu”…

Dikkat ediniz “Geçti” demiyorum çok bilinçli olarak “Transfer oldu” tanımlamasını yapıyorum. Zira Cihangir İslam bundan önce Numan Kurtulmuş’a en yakın isimlerden birisi olarak HAS PARTİ’nin kurucusuydu, sonra Saadet Partisi’ne geçti, oradan da şimdi geldi CHP rozeti taktı.

Yani kendisi “Siyasi duruş” açısından oldukça sorunlu bir siyasetçi değiştirdiği partiler de gösteriyor ki kendisi için o anda neresi uygunda sağ-sol fark etmeden o partiye geçiş yapabiliyor… “Uyum düzeyi” yüksek bir profil.

Tabii Cihangir İslam bir “İsim” sadece ve eleştirimiz de aslında Cihangir İslam’ın şahsına veya kendisine özel yapılan bir eleştiri değil.

Kemal Kılıçdaroğlu ve 10 ARALIK HAREKETİ ekibi parti tabanına ısrarla “Merkez sağ, muhafazakar, liberal, 2.Cumhuriyetçi isimleri partiye alıp merkez sağdan oy alarak iktidar olacağız, başka yolu yok” propagandasını yayıyorlar.

Partideki çoğu iyi niyetli bir kısmı ise “İktidar olalım da her yol mubah” anlayışındaki bir kitle de gerçekten bu stratejinin gerekli olduğunu ve bu stratejinin iktidara giden tek yol olduğunu savunuyor.

Oysa ki Kılıçdaroğlu ve 10 ARALIK ekibinin bu stratejisi “İFLAS EDELİ” çok uzun zaman oluyor…

Şimdi isterseniz 2009’da Genel Başkan seçilen Kemal Kılıçdaroğlu’nun göreve gelmesinin ardından partiye doldurduğu o merkez sağdan gelen isimlere şöyle bir bakalım…

Mehmet Bekaroğlu, Abdüllatif Şener, İlhan Kesici, Bülent Kuşoğlu, Sinan Aygün, Adil Aşırım, Mehmet Ali Bucak, Cemil Erhan…

Bu listeyi uzatmak mümkün…

Peki 2009’dan bu yana uygulanan ve son örneği de Cihangir İslam olan “Merkez sağın önemli isimlerini partiye getirip önemli mevkilere yerleştirerek merkez sağdan oy alınıp iktidar olma” stratejisinin sonucu ne oldu?

2009-2021 arasında 12 senede 9 seçim kaybı, oyları %22-25 arasına sıkışmış, sahillere hapsolmuş, AKP iktidarı en zayıf dönemini yaşayıp sürekli oy kaybederken bir halka umut olamayan, oylarını arttıramayan bir parti.

Yani bu strateji, bu “Muhafazakar kesimden, sağdan adam devşirerek oy kazanma” stratejisi iflas etmiştir.

Şimdi bunu söyleyince karşınıza hemen “Ama bu strateji ile büyük bir yerel seçim zaferi kazanıldı” argümanı ile çıkıyor bazı çevreler…

Daha önce de yazdık, daha önce de ısrarla altını çizdik şimdi bu satırlarımızda bir kez daha tekrar ediyoruz; ortada kazanılmış bir “SEÇİM ZAFERİ” yok ortada adayların yüksek performans sergilediği illerde yakalanmış “Görece” bir seçim başarısı var.

Türkiye genelinde 30 Büyükşehir Belediyesinin 15’ini AKP kazanırken CHP 11 Büyükşehir Belediyesi kazandı.50 il belediyesinin 24’ünü AKP kazanırken CHP sadece 10 il belediyesinde seçim alabildi. 973 ilçe belediyesinin 535’i AKP tarafından kazanılırken CHP sadece 191 ilçe belediyesi kazanabildi. Memleketteki 386 belde belediyesinin 202’sini AKP kazanırken CHP’nin kazandığı belde belediyesi sayısı sadece 51 oldu.

AKP 31 Mart yerel seçimlerinde toplamda 20 milyon 584 Bin 29 oy kazanırken, CHP’nin Türkiye genelinde bu seçimde aldığı oy 13 Milyon 938 bin 928. Yani AKP hani Kemal Kılıçdaroğlu ve 10 ARALIK HAREKETİ’nin “Büyük Seçim Zaferi” diye ambalajlayıp kendisine mal ettiği bu seçimde CHP’den 6,5 milyon fazla oy almış durumda.

Ayrıca CHP tarafından kazanılan İzmir haricindeki tüm büyükşehirlerde kazanılan belediye ve belediye meclis üyesi sayısında da AKP CHP’ye ciddi fark atmış durumda. En çarpıcı örnek olarak Büyükşehirin kazanıldığı Ankara’da CHP’nin kazanabildiği ilçe belediye sayısı sadece 2’dir.

Öte yandan kazanılan illerde adayların “Şahısları” -Dikkat edin parti değil bizzat adayların şahısları- son 20 yılın en etkili seçim performanslarına imza atmış ve yine kazanılan bu iller İYİ PARTİ-HDP desteği ile kazanılmıştır.

Ancak rakamlar kesin bir şekilde ortada bir “ZAFER” falan olmadığını ortaya koymaktadır. Yani Kemal Kılıçdaroğlu ve 10 ARALIK HAREKETİ’nin parti içi iktidarlarını devam ettirmek için anlattıkları “BÜYÜK YEREL SEÇİM ZAFERİ” bir masaldan ibarettir. Dediğimiz gibi ortada bir seçim zaferi değil sadece o da “Görece” bir seçim “Başarısı” vardır.

11  senede 9 seçim kaybedeceksiniz, “Yerel Seçim Zaferi” diye ambalajladığınız seçimde biler AKP’den fark yemiş olacaksınız ama “Ben ömrümü CHP zihniyeti ile mücadele ile geçirdim” diyen Davutoğlu ile, AKP’nin memleketi bu hale getiren tüm politikalarının altında imzası olan Ali Babacan ile “Dost” olacak ve seçim kazanacaksınız öyle mi?

Buna inanan, inanmak isteyen hatta iktidar olmak için her türlü şeyin mubah olduğunu savunanlar hüsrana uğramaya devam edecekler.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ve 10 ARALIK HAREKETİ başarısız olan, 9 seçim kaybettiren bu sağa açılım stratejisini ise partinin siyasal olarak “İçini boşaltmak” adına gayet bilinçli şekilde devam ettiriyor.

CHP’nin “Sahte” “Cihangirleri” ve iflas eden bu stratejinin savunucuları mağlup olmaya mahkum zira parti örgütü çok ciddi bir direnç gösteriyor ve artık isyan ediyor.

O nedenle bu 10 ARALIK zihniyeti tıpkı Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi “Geldikleri gibi gidecekler”

Onlar “Paraşütle” tepeden inme geldikleri bu partiden giderken bu partiyi iktidara taşıyacak ve çıktığı eksenine oturtacak kadrolar ise bu partinin örgütlerinden gelen kadrolar olacak…

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum