1. YAZARLAR

  2. Celal Eren ÇELİK

  3. GAME OF THRONES:İSMAİLAĞA CEMAATİ
Celal Eren ÇELİK

Celal Eren ÇELİK

Yazarın Tüm Yazıları >

GAME OF THRONES:İSMAİLAĞA CEMAATİ

A+A-

Malumunuz geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,İsmailağa Cemaati lideri Mahmut Ustaosmanoğlu’nun “varisi” olan Hasan Kılıç’ı ziyaret etti.

Ziyarette cemaatin lideri olan Mahmut Ustaosmanoğlu’nun oğlu Ahmet Ustaosmanoğlu da hazır bulundu…

Tabii Erdoğan’ın birden bire bu ziyareti gerçekleştirmesi sonrasında günlerdir bu konu ülke gündeminde kaldı…

Gerçekten neydi hani ”Bayram seyran” olmadan Erdoğan’a İsmailağa Cemaati’ni ziyaret ettiren gerekçe…

Bu sadece bir “hatır” ziyareti miydi? Yoksa bir “ziyaretten” çok öte bir güç savaşının tam merkezine bırakılan mesaj mıydı?

***

Şimdi sizlerle 2016 yılına gideceğiz…

2016 yılının Ağustos ayının son günlerinde bir gazete “sessiz sedasız” yayın hayatına son veriyordu….Bu gazetenin adı VAHDET’ti…

VAHDET GAZETESİ İslamcı çizgide yayın yapmaktaydı ve İsmailağa Cemaati’ne yakındı… Hatta bu yakınlık İsmailağa Cemaati’nin lideri Mahmut Ustaosmanoğlu’ndan sonra en etkili ve en medyatik ismi olan Cübbeli Ahmet Hoca’nın yazılarının VAHDET GAZETESİ’nde yayınlanmaya başlamasının ardından daha da ilerleyerek “anlamlı” hale geldi…

VAHDET GAZETESİ artık İsmailağa Cemaati’nin “destek verdiği” bir yayın organıydı…

Ancak ne olduysa oldu, günlerden bir gün aniden gazetenin aynı zamanda en çok okunan yazarı olan Cübbeli Ahmet Hoca’nın yazıları VAHDET GAZETESİ’nde yayınlanmamaya başladı…

İlk başta kimsenin anlam veremediği bu gelişme İsmailağa Cemaati içerisinde oldukça net biçimde anlaşılan bir “mesajdı”.

Zira İsmailağa Cemaati kendi içerisinde bir “güç mücadelesi” yaşamaktaydı ve Cübbeli Ahmet Hoca bu güç Savaşı’nın tam da merkezinde bulunmaktaydı.

***

Tarih:10 Aralık 2011 Cumartesi…

Ajanslara düşen bir haberle tüm Türkiye Cübbeli Ahmet Hoca’nın “Fuhuş” suçlaması ile İstanbul 10.Ağır Ceza Mahkemesi tarafından tutuklandığını öğreniyor ve bu haber ülke gündemine bomba gibi düşüyordu.

Cübbeli Ahmet Hoca,kimi zaman AKP iktidarını eleştiren vaazlar vermekteydi….Ancak Cübbeli Ahmet Hoca tam bir yıl kaldığı Metris Cezaevi’nden 7 Aralık 2012 tarihinde tahliye olduktan sonra adeta “ipek gibi” olmuştu.O tarihten sonra Cübbeli Ahmet Hoca AKP iktidarını eleştiren tek bir vaaz vermeyecek, siyasi iktidarın İsmailağa Cemaati içerisindeki en önemli destekçisi olacaktı.

***

Şimdi sizlerle 08.02.2016 tarihine gidiyoruz… Yani yazımızın başında değindiğimiz VAHDET GAZETESİ’nin kapanmasından sadece 6 ay öncesine…

Butarihte İstanbul Beykoz’da bulunan ve İsmailağa Cemaati lideri Mahmut Ustaosmanoğlu adına yaptırılan Mahmut Efendi Külliyesi’nin yapımı devam eden iki binası belediye ekipleri ve çok sayıda çevik kuvvet ekibi eşliğinde yıkılıyordu…

Gerçekleşen yıkımın hemen ardından İsmailağa Cemaati’nden bir açıklama geliyordu…

Yapılan açıklamada

“ Bu hâdise, Orman Bakanlığı tarafından MSN İnşaat şirketine kiraya verilen ormanlık alana cami ve abdesthaneler yapılması ile ilgilidir. Ancak görüldüğü şekliyle proje dışına çıkılarak cami dışında birçok binalar yapılmış, bu sebeple Orman Bakanlığı, cami ve abdesthane dışındaki binaların yapımının durdurulmasını talep etmiştir. Mesele, MSN Enerji ve İnşaat şirketi arasında gelişen resmî bir süreçtir.

“ İnşaatların ne yapımında, ne de yapılan müdahalede, İsmailağa Camii İlim ve Hizmet Vakfı’nın ilgisi de dahli de söz konusu değildir.

“ Bunu vesile yaparak internet ve basılı medyada art niyetli mihraklar, cemaatimiz ile Devleti ve Cumhurbaşkanımızı karşı karşıya getirme gibi bir tahrik yöntemi uygulama gayretine girmiş gözükmektedir.”

Açıklamanın en kritik ve”can alıcı” noktası ise bu külliyenin MARİFET DERNEĞİ tarafından yaptırıldığının daha açıklamanın en başında vurgulanmasıydı.

İkinci önemli ve “kritik” nokta ise açıklamanın altına İsmailağa Cemaati adına İSMAİLAĞA CAMİİ İLİM VE HİZMET VAKFI imzasının atılmış olmasıydı…

***

Şimdi sizlerle 28 Ocak 2019 tarihine götürüyoruz… Bu tarihte Çiğden Toker SÖZCÜ GAZETESİ’ndeki İBB’DEN VAKIFLARA “HİZMET” RAPORU başlığı ile bir yazı kaleme alıyor ve Türkiye AKP yönetimindeki İBB’den AKP’ye yakın cemaat ve tarikat vakıflarına aktarılan milyonlarca liralık kaynakları öğreniyordu…

İşte Çiğdem Toker’in yazsısında geçmese de yazıya kaynaklık eden İstanbul Büyükşehir Belediyesi 2018 STK-OKUL-YURT-FAALİYET RAPORU’nun “Hizmet Verilen Diğer STK’lar” bölümünde “Diğer” olarak belirtilen çok sayıda STK’nın ismi sıralanıyor ve bu STK’lara toplamda 15 milyon 621 bin 156 lira 311 TL’lik “Hizmet Yardımı” yapıldığı yani “Ayni yardımda” bulunulduğu belirtiliyordu.

İşte bu “DİĞER STK’LAR” olarak listelenen Vakıfar arasında en dikkat çekeni ise İSMAİLAĞA VAKFI oluyordu… AKP döneminde bu rapora göre İSMAİLAĞA VAKFI’na İBB’den “AYNİ” kaynak aktarımı yapılmıştı.(Bu raporda “HİZMET VERİLEN DİĞER STK’LAR” bölümündeki dernek ve vakıflara kaç liralık kaynak aktarıldığı konusunda bilgi verilmemiş)

***

Demiştik ya yapımı devam eden külliyenin yıkılması sonrasında İSMAİLAĞA CEMAATİ tarafından yapılan açıklamanın “en can alıcı” noktasını külliyenin Marifet Derneği tarafından yapıldığının vurgulanması oluşturuyordu…

Peki Marifet Derneği neden bu kadar önemliydi?

Çünkü İsmailağa Cemaati içerisinde bir güç savaşı yaşanmaktaydı işte bu güç savaşı içerisinde Cemaati alen kendilerinin temsil ettiğini ve şu anki lider Mahmut Ustaosmanoğlu’nun ölümü sonrasında Cemaatin kontrolünün kendisinde olası gerektiğini savunan Muhammed Keskin önderliğinde bir grup İsmailağa cemaati içerisinde Marifet Grubu adı altında bir kanat oluşturmuştu.

Marifet Grubu’nun bir diğer temel özelliği ise AKP iktidarına,özelde ise Erdoğan’a karşı olan muhalif tavrıydı. Bu kanat Davutoğlu ve ekibine yakın.

Bunların karşısında ise özellikle Metris’ten çıktıktan sonra AKP’ye verdiği destek ile ön plana çıkan Cübbeli Ahmet’in başını çektiği diğer bir grup İsmailağa Cemaati’nin kontrolü için mücadele veriyordu.

Peki İsmailağa Cemaati içerisinde “muhalif kanat” olarak bayrak açan Muhammed Keskin kimdi? Muhammed Keskin İsmailağa Cemaati Lideri Mahmut  Ustaosmanoğlu'nun bacanağıdır.

Bu mücadele yaşanırken Cemaatin halihazırdaki lideri Mahmut Ustaosmanoğlu ise “muhalif” Marifet Grubu tarafından yana tavır aldı…

Zaten VAHDET GAZETESİ kapanmadan önce Cübbeli Ahmet’in yazıları gazeteden kesilirken,İsmailağa Cemaati içerisindeki Marifet Grubu’nun derneği olan Marifet Derneği’nin en önemli isimlerinden Şefik Kocaman gazetede Cübbeli Ahmet yerine yazmaya başladı…

Bir süre sonra ise AKP’ye yakın kanadın lideri olan Cübbeli Ahmet, şeyhi olan İsmailağa Cemaati’nin lideri Mahmut Ustaosmanoğlu ile “görüştürülmemeye” başladı… Hatta Cübbeli sosyal medyada bu durum isyan etti…

Cübbeli Ahmet bir de “Reddiye” yayınlayarak bundan önce Muhammed Keskin için yaptığı tüm övgüleri geri aldığını ve “reddettiğini” açıkladı.

Kavga şiddetleniyordu…

***

Peki İsmailağa Cemaati’ni kontrol etmek neden bu kadar önemliydi?

Zira İsmailağa Cemaati gerek Türkiye genelinde,gerekse yurtdışında en etkin ve en çok mensubu olan 1-2 cemaatten biri…

İsmailağa Cemaati çok sayıda vakıf,dernek eli ile ciddi miktarda mali bir gücü de kontrolü altında tutmakta.

Tabii bu güç siyasete de yansımış durumda… İsmailağa Cemaati özellikle 15 Temmuz sonrasında tasfiye olan Gülen Cemaati yerine konumlanan en etkin 2 tarikattan biri Menzil Tarikatı ile birlikte.

Ve devlet içerisine 15 Temmuz sonrasında İsmailağa mensubu yahut İsmailağa “referanslı” pek çok kişi kadrolara yerleşti.

Yani İsmailağa’yı “kontrol etmek” demek büyük bir mali yapı ile siyasal ve bürokratik bir nüfuz alanını da kontrol etmek demek.

Kavganın asıl nedeni bu…

***

Şimdi bu kavga devam ederken özellikle AKP’ye muhalif, Davutoğlu’na yakın Marifet Grubu’nun yaptırdığı külliyenin yıkılması sonrasında, İsmailağa Cemaati “işi büyütmek istemeden” ve özellikle İBB’den “destek alan vakfının” imzasını taşıyan bir açıklama ile Erdoğan’a “mesaj” vererek yaptığı açıklama ile konuyu “geçiştirse” de o tarihten sonra İsmailağa Cemaati lideri Mahmut Ustaosmanoğlu bizatihi “kendi adına” yaptırılan külliyenin yıkımını unutmadı.

Zaten Cemaat içerisindeki bölünme ve güç savaşında tavrın da “Muhalif” Marifet Derneği tarafından yana koyan İsmailağa Cemaati lideri Osman Ustamahmutoğlu VAHDET GAZETESİ olayında gazete kapanmadan Cübbeli Ahmet’i gazeteden tasfiye edip,yerine Marifet Grubu’nun en önemli isimlerinden birini getirerek somut bir mesaj daha vermişti.

***

Son dönemde özellikle yerel seçimler öncesi başlayan süreçle birlikte AKP yaşadığı “kan kaybını” durduramazken bu noktada İsmailağa Cemaati’nin “TAM DESTEĞİNE” ihtiyaç duydu…

İstanbul seçimlerinde Binali Yıldırım’ın İsmailağa Cemaati’ni ziyaret etmesi de işte tam bu nedenleydi.

Şimdi ise Cumhurbaşkanı Erdoğan,İsmailağa Cemaati’nin “veliahtı” Hasan Kılıç ve cemaatin lideri Mahmut Ustaosmanoğlu’nun oğlu Ahmet Ustaosmanoğlu’nu ziyaret ederek, İsmailağa içerisindeki “TAHT KAVGASINDA” direkt taraf oldu…

Bu ziyaret ile Erdoğan, hem Cemaatin şu anki lideri olan ve kendisine muhalif kanadı destekleyen Mahmut Ustaosmanoğlu’nu değil, AKP’ye “YAKIN” “VELİAHT” Hasan Kılıç’ı muhatap aldı hem de ilk olarak külliyesini yıktırdığı İsmailağa Cemaati’nin muhalif kanadı “Marifet Derneği”ne net bir mesaj göndermiş oldu.

Tabii MarifetDerneği/Grubu’nun Davutoğlu’na olan yakınlığı ve Erdoğan’ın bu ziyareti tam da Davutoğlu’nunyeni partisini kurmasının hemen ardından gerçekleştirmesi ayrıca “manidar”

Zira İsmailağa Cemaati’nde yaşanan güç savaşını muhalif Marifet Grubu kazanacak olursa cemaatin siyasal desteğinin de AKP’den Davutoğlu’nun partisine kayma ihtimali var ki zaten yeterince güç kaybeden AKP’nin bir de böyle bir darbe yemeye hiç tahammülü yok…

Ve muhtemeldir ki bundan sonraki süreçte Cübbeli Ahmeti medyada çok daha sık göreceğiz.

İşte efendim tam da bu sebeplerle bu ziyaret bir “hatır” ziyaretinin çok ötesindedir ve İsmailağa Cemaati içerisindeki “TAHT OYUNLARININ” merkezine bırakılmış bir “mesajdır”…

Şimdi yazdıklarımızı okuyun ve Erdoğan’ın ziyaretini bir kez daha değerlendirin isterseniz…

Önceki ve Sonraki Yazılar