1. YAZARLAR

  2. Orhan KAŞIKÇI

  3. İhanetin adı: FETO
Orhan KAŞIKÇI

Orhan KAŞIKÇI

Yazarın Tüm Yazıları >

İhanetin adı: FETO

A+A-

 

“HERŞEYİ AFFEDİN FAKAT VATANIMIZA İHANET EDENLERİ ASLA AFFETMEYİN”
Hz.Ali (r.a)

 

İhanet, İhanetin bedeli...
İhanetin adı “Hasan SABBAH”...
İhanetin adı “Çandarlı Halil paşa”...
İhanetin adı ”Damat İbrahim Paşa”...
İhanetin adı “FETO elebaşı Fetullah GÜLEN”...
İhanetin adı “Fox Tv,Halk Tv”...
İhanetin adı “Cumhuriyet Gazetesi – Sözcü Gazetesi”...
İhanetin adı “PKK-HDP”...
İhanetin adı “Demirtaş - Kaftancıoğlu”...
İhanetin adı “CHP – Kılıçdaroğlu”
İhanet; vatana, millete yapılan ihanet. İhanet; doğduğun topraklara yapılan ihanet. İhanet;
doyduğun topraklara yapılan ihanet. İhanet; Anaya (Vatana),Babaya (Devlete) yapılan ihanet.
Hasan Sabbah Büyük Selçuklu İmparatorluğu’na yani Sultan Melikşah’a ihanet etmedi mi?
Çandarlı Halil Paşa Osmanlı İmparatorluğu’na yani Fatih Sultan Mehmet Han’a ihanet etmedi mi?
Damat İbrahim Paşa Milli Mücadeleye yani Gazi Mustafa Kemal Paşa’ya ihanet etmedi mi? Feto elebaşı Fetullah Gülen Türkiye Cumhuriyeti’ne yani Sayın Recep Tayip Erdoğan’a ihanet etmedi mi?
Etti, ettiler ve daha niceleri etmeye devam edecekler.


Devletin temelini aile oluşturur. Vatanına, milletine hatta atasına ihanet eden her kim olursa olsun bedelini canıyla öder. Bu ihanetlerin yanına kar kalacağını zannetmesinler. Şanlı tarihimize de her kim ihanet etmişse bedelini canıyla kanıyla ödemiştir. Çandarlı Halil Paşa’nın sonuna baksınlar.
Damat İbrahim Paşanın sonuna baksınlar. FETO haininin sonuna baksınlar.
Fetullah GÜLEN 15 temmuz gecesi haini. Bu milli, şerefli devletin ekmeğini yemiş suyunu içmiş ama vatanına gözünü kırpmadan ihanet etmiş bir hain. 50 yıla yakın sinsi planlar yapmış, dış güçlerden kuvvet almış bir hain. Devletimin kolluk kuvvetlerini, eğitim sistemini, bilgi işletişim ağını,
Yargıtay'ını, Danıştay'ını, anayasa mahkemesini vb. ilmek ilmek işlemiş bir hain.

Evet ülkeme bu hainin ne zararı olmuş bir bakalım.

* Dağdaki pkk’yı mesliste ki hdp’ye mi destek vermiş olduğunu mu sanıyorsunuz?

* 14 yıl önce Isparta Yakınlarında düşen yolcu uçağında ki; Toryum elementinden nükleer enerji elde etme bilgisine ulaştığı bilinen Prof.Dr. Engin ARIK’ın ölümüne mi neden olmuş? Uçağın düşmesine mi neden olduğunu mu sanıyorsunuz?
* Yoksa 14 Temmuz 2004’de Çanakkale yakınlarında trafik kazasıyla TÜBÜTAK görevlisi mühendisler “Ercan KURUOĞLU ve Mustafa AYTEKİN’in ölümüne mi sebebiyet vermiş olduğunu mu sanıyorsunuz. (Ercan Kuruoğlu eski Bakan Sayın Ramazan Mirzaoğlu’nun
damadı. Hatta kazada ölen Kuruoğlu’nun tarihe “Çuval baskını” olarak geçen, 2003’deki Irak Süleymaniye baskınında el konulan Kripto çözücü cihazın yazılımını yapan mühendislerden biri olduğunu biliyor muydunuz?)
* Yoksa ASELSAN’daki intiharlara sebebiyet vermiş olduğunu mu sanıyorsunuz?
1. 5 Ağustos 2006’da mühendis Hüseyin Başbilen’in aracında boğazı ve bilekleri kesilmiş halde bulunması.
2. 16 Ocak 2007’de mühendis Halim Ünal’ın kafasından tek kurşunla vurulmuş halde bulunması.
3. 25 Ocak 2007’de mühendis Evrim Yançeken’in oturduğu binanın altıncı
katından düşerek ölü olarak bulunması.
4. 9 Ekim 2007’de ASELSAN yazılım mühendisi Burhanettin Volkan’ın askeri görevini yaparken intihar etmiş olması.
5. 5 Mayıs 2008’de Asteğmen Zafer Onuk’da trafoda yüksek gerilime kapılarak ölmüş olması.
6. Hüseyin Başbilen’in boğazı kesilerek bulunması.
7. Erdem Uğur’un 15 Ocak’ta evinde ölü bulunması. Gibi tesadüfü olaylara
Feto’nun mü sebebiyet verdiğini sanıyorsunuz?
* Yoksa HAVELSAN’daki olaylarada sebebiyet verdiğini mi sanıyorsunuz?
HAVELSAN Genel Müdürü Sayın Faruk Aga YARMAN’nın 13 Ağustos 2011 de Balyoz davasından tutuklanması, suçunun da “Hükümeti Yıkmaya teşebbüs” olması dikkat çekicidir. Tahliye edildikten sonra Yarman’nın açıklamasında ki özel ayrıntı,
“Hedefte ben değil, Türk Savunma Sanayi” vardı demesi.
* Yoksa18 Nisan 2007’de Malatya’daki ZİRVE çalışanlarına yapılan suikaste de mi sebebiyet vermiş sanıyorsunuz?
* Yoksa 1 Ocak 2014’de Hatay’ın Kırıkhan ilçesinde ve 19 Ocak 2014’de Adana’nın Ceyhan ilçesinde Milli İstihbarat Teşkilatına ait olduğu bilinen ve içinde Suriye’ye gitmek üzere askeri mühimmat bulunan TIR’ların durdurulmasına mı sebebiyet vermiştir sanıyorsunuz?
* Yoksa 17-25 Aralık 2014 yılındaki yargısal darbe teşebbüsünü mi sebebiyet verdiğini sanıyorsunuz?
* Yoksa 25 Mart 2009 yılında yanındaki beş kişi ile düşürüldüğü iddia edilen helikopterde hayatını kaybeden Sayın Muhsin YAZICIOĞLU’nun ölümüne mi sebebiyet verdiğini sanıyorsunuz?
* Yoksa o dönem CHP genel başkanı sayın Deniz BAYKAL’ın kaset skandalıyla istifa ettiğine ve yerine Kılıçdaroğlu’nun geldiğine sebebiyet verdiğini mi sanıyorsunuz?
* Yoksa 15 Temmuz darbe girişimine 248 şehit ve 2196 vatandaşımızın yaralanmasına sebebiyet verdiğini mi sanıyorsunuz?

 

FETO (Fetullah Gülen) bir terör örgütüdür.

Siyasi misyonunu tamamlanmasına izin vermeyen de Sayın Recep Tayip ERDOĞAN’dır. Feto terör örgütünü tüm çıplaklığıyla ortaya koymak çok güçtür.

2013 yılı sonlarına kadar Cemaat, Gülen cemaati veya Hizmet harekatı diye anılmıştır. 2013 yılının sonlarına doğru sayın Erdoğan ile ters düşünce 17-25 aralık yargısal darbe girişiminde bulunmuşlardır.
Fetö gerçek yüzünü o zaman ortaya koymuştur. Paralel devlet yapılanması ve Fetullah törör örgütü olarak anılmaya başlanmıştır.
Evet fetö vatan hainidir. Törer örgütüdür. Devletine ve milletine ihanet etmiştir. Yüzbinlerce gencin hakkını yemiştir. 15 temmuzda askeri darbe yapmaya çalışan fetö, sınav sorularını çalmaları ile, cinsel içerikli şantaj kasetleri ile, devletin kolluk kuvvetlerine sızmaları ile, milli eğitim camiasına
sızması ile, dershanelerde örgütlenmesi ile anılmaktadır. Siyasal tarihimizde bu kadar güçlü bir teşkilatlanma olmamıştır.


15 Temmuz’da bütün mesele, tam bağımsız bir ülke yolunda hızla ilerleyen Türkiye’nin yolunu ve nefesini kesmekti. Vatanımızın can damarlarını kesmelerine ramak kalmıştı ki; milletiyle, devletiyle, lideriyle, başkomutanıyla, gerçek silahlı kuvvetiyle ve silahsız kuvvetiyle Türkiye ayağa kalktı ve ülkemizi kurtardı. Aslında bu kalkışım, bu darbe girişi mi lider Erdoğan tarafından ve ekibi tarafından bertaraf edildikten sonra devletimizin ve milletimizin özgüveni daha da ileri bir noktaya çıktı. Kısacası bu 15 Temmuz “Türkiye Cumhuriyeti’nin yeniden şahlanış” çizgisi oldu. Bu darbe girişiminden küçülerek değil daha da büyüyerek ve güçlenerek çıktık. Daha bir kenetlendik. Dünya bizi izledikçe dehşete düştü. Birer birer geri döndüler sınır kapılarından. Mütadil olamadılar diğer darbeler gibi. Darbelerden beslenenler ilk defa yenik düştüler. Ve bu darbe girişimi tüm dünyada ses getirdi. Darbe meraklısı ülkelerin yapmak istedikleri girişimlerinin artık boşa çıkabileceğini gösterdi. Zayıf ülkelere de umut oldu, güç oldu. Ufukları açıldı. Türkün gücünü bir defa daha tüm dünyaya göstermiş olduk. Küllerimizden bu sefer ebediyen ölmemek üzere doğduk.


“İHANETİN YARGISI OLMAZ, İNFAZI OLUR”. Diyen Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah’ın söylemini dikkate alıp, devletimizin devamı için, milletimizin bekası için top yekun bu terör gurubuyla mücadele
etmemiz gerekmektedir. Tarihimiz şanla/şerefle dolu büyük bir milletiz. Biz masumların umudu bir milletiz. Biz İslam alimlerinin umudu bir milletiz. Bu süreçte feto olaylarından ders alıp aynı hataya düşmememiz gerekmektedir. Daha güçlü bir ülke için, daha güçlü bir millet için, istikbalimiz için çok
dikkatli olmamız gerekmektedir. İçimizde ki vatan hainlerine yaşama hakkı vermemeliyiz.

Reis’e destek verip hedefimiz olan “Kızıl elmaya yürümeliyiz.”

Allah yar ve yardımcımız olsun.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.