1. HABERLER

  2. DÜNYA

  3. Ermeni papazları I. Petro`yla neden görüştüler?
Ermeni papazları I. Petro`yla neden görüştüler?

Ermeni papazları I. Petro`yla neden görüştüler?

Tarihte Ermeniler`in belli güçlerin politikalarına gerekli oldukları zaman ortaya çıkarak çirkin oyunlara alet olduklarına herzaman tanık olmak mümkündür.

A+A-

Ermeni papazları I. Petro`yla neden görüştüler?

 

Tarihte Ermeniler`in belli güçlerin politikalarına gerekli oldukları zaman ortaya çıkarak çirkin oyunlara alet olduklarına herzaman tanık olmak mümkündür. Bu sözleri AZERTAG(Azerbaycan Devlet Telegraf Ajansı)`na açıklamasında Hocalı Soykırımı'nı Tanıtma ve Araştırma Merkezi Başkanı Ceyhun Alekperov söylemiştir. Sayın Alekperov bir zamanlar Rus Çarı I. Petro`nun Kafkas bölgesinde sosyal dayanaklarını güçlendirmek için Ermenilerden çok ustaca yararlandığını belirtmiştir.

 

Rusya Çarı`nın Kafkasya seferlerinden en çok mutlu olan hiç kuşkusuz Ermeniler olmuşlardır. Zira, Ermeniler`e çirkin niyetlerini hayata geçirebilecek I. Petro gibi hükümdar, Çaraysa bölgede rahat kullanabileceği belli gruplar gerekmekteydi. Bu göreviyse Kafkasya'da ancak ve ancak büyük ustalıkla Ermeniler`in gerçekleştirebileceğini herkes biliyordu. İşte bu yüzden, I Petro'nun Kafkasya politikasında Ermeniler özel bir yer edindiler. Onlar bu politika sayesinde çirkin arzularının gerçekleşeceğini, yani gelecekte "büyük Ermenistan” topraklarına sahipleneceklerini düşünüyorlardı.

 

XVIII yüzyılın başlarında Ermeni papazları İsrael Ori ve Arkimandrit Vardaped Minasla beraber Bayern knyazının elçisi sıfatında Petro'nun kabulüne giderek, onlardan Ermeniler`i Safeviler`in esaretinden kurtarmasını istediler. Oysa Ermenilerin haklarının en çok korunduğu devletlerden biri de Safevi devleti olmuştur. Fakat Ermenilerin önde gidenleri hep ihaneti çıkar yolu olarak seçtiklerinden yaratılışlarına uygun olarak Safeviler`e defalarca ihanet etmişlerdir.

 

Hocalı Soykırımı'nı Tanıtma ve Araştırma Merkezi Başkanı Ceyhun Alekperov I Petro'nun Kafkasya'ya seferine Ermeni papazları ve esasen Gregoryan kilisesinin her türlü destek verdiğini vurgulamıştır. Bir konuya özellikle dikkat çekilmiştir ki, Ermeni din adamları Çar`a destek verdiklerini belirttikleri mektuplarında onun yanında olduklarını yazmışlardır. Bu haller Çar'ın 10 Kasım 1724 yılında Ermenilerin Azerbaycan'ın Hazar Denizi kıyılarında, Derbent ve Bakü, ayrıca Gilan, Mazenderan ve Goran bölgelerinde yerleşimini resmileştiren kararnamesinden sonra başlamıştır. Bu kararnameye göre, Ermeniler Rusya İmparatorluğu'nun Güney Kafkasya'dan İran körfezine kadar olan geniş arazileri işgal etmek planının gerçekleştirilmesinde “beşinci kuvvet” rolünü üstleneceklerdi. Buysa bir daha Ermenilerin Kafkasya'da aktif hale getirilmesi ve onlara özel konum atfedilmesinde Çar Rusya'sının özel ilgisi olduğunu göz önüne sermektedir. Çarlık Rusyası aynı politikayı sonraki dönemlerde de sistemli bir biçimde sürdürmüştür. 1813 ve 1828 yıllarında imzalanan Gülistan ve Türkmençay anlaşmalarında Azerbaycan'ın tarihi topraklarının ikiye bölünmesinden sonra onlara özel statüler verilmiştir.

 

On dokuzuncu yüzyılın ortalarından başlayarak, Osmanlı`nın çökertilmesinde de Ermeniler en önemli figuran olarak kullanılmış, onların hızla örgütlenmesine destek verilmiştir. XIX yüzyılın sonlarında “Hınçak” ve “Taşnaksutyun” Ermeni terör örgütlerinin oluşturulması Türk dünyası başta olmak üzere diğer bölgelerde de kanlı eylemlerin hazırlanıp uygulanmasına hizmet etmekteydi. 1905-1906 ve 1918 yıllarında Azerbaycan'ın başkenti Bakü`de ve çeşitli bölgelerde yaşanan katliamlar aynı politikanın devamı sayılmaktadır.

 

Sayın Alekperov doğduğu Hocalı kentinin XX yüzyılda 3 kez - 1905 , 1918 ve 1992 yıllarında Ermenilerin saldırısına uğrayarak yerlebir edildiğini belirtmiştir. Ermenilerin Hocalı'da yaptıkları soykırımın insanlık adına utanç getiren olay gibi dünya medyasında da yer bulduğunu söyleyen Ceyhun Alekperov Hocalı şehri stratejik önemiyle birlikte, hem de tarihi mekan olduğunu da özellikle vurgulamıştır. Bu şehirle Askeran kasabası arasından akan Gargar nehrinin sağ ve sol kıyılarında XVIII yüzyıla ait Askeran Kalesi bulunmaktadır. 1810 yılında Rusya ile İran arasında Ermenilerin Karabağ'a aktarılması ile ilgili temel görüşmeler işte bu kalede yapılmıştır.

 

Asıl gerçeklerin ortaya çıktıkça Ermeni lobisiyle ilgili oluşmuş “yenilmez” mitler teker teker fiaskoya uğramaktadır. Artık dünya devletlerinin Ermeni diasporasının zaman zaman, hatta Ermeni halkı adına da uydurduğu dramatik yalanlara inanmadıklarını ifade etmektedirler. Bu da Azerbaycan devletinin güçlenmesi, bölgede ve dünyada saygınlığının gün geçtikçe iyice artması, diaspora ve lobicilik alanlarında çalışmaların merkezi yönetim aracılığıyla düzenlenmesiyle alakalıdır. Bunun tam tersi son yıllarda Ermeni diasporası peşpeşe devam eden yenilgileriyle gündeme gelmektedir.

 

Elnur Eltürk/ Bakü

Bu haber toplam 693 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.