1. YAZARLAR

  2. Orhan KAŞIKÇI

  3. Tecavüz / Yolsuzluk ve CHP / Kılıçdaroğlu
Orhan KAŞIKÇI

Orhan KAŞIKÇI

Yazarın Tüm Yazıları >

Tecavüz / Yolsuzluk ve CHP / Kılıçdaroğlu

A+A-

Eski tabirle “idareciliğin” yeni tabirle “yöneticiliğin”, koltuk, gösteriş ve cazibesine kapılanların, “Yönetimde adaletin” ne anlama geldiğini tarihteki ve özellikle ayet ve hadislerdeki örnekleriyle irdelemeleri ve incelemeleri gerekir.

Hz.Ömer Efendimizin; “Dicle’nin kenarında bir kurt kapsa bir koyunu, yarın adli-i ilahi Ömer’den sorar onu” diyerek çerçevesini çizdiği bakış açısı , adil bir yönetim anlayışının fotoğrafı olsa gerekir.                             

Bir CHP klasiği yine gündeme bomba gibi düştü. Yönetici zihniyetleri hep aynı olan, yönetmek için değil sadece kaos çıkarmak için çabalayan bu parti, ülkemizin tüm unsurlarına zarar vermektedir.  Arkasına almış olduğu Gazi Mustafa Kemal’in mirasını ye ye bitiremiyor.

İş Bankası hisselerinden gelen bu Atatürk’ün mirası ülkeme derin zarar vermektedir. Bu zarar gittikçe  uç noktalara ulaşmaktadır. Kuruluş çizgisinden yıllar önce çıkan bu zihniyetin, sadece isminin değişmediği görülmektedir.

Parti üst kurulundan ilçe yöneticilerine kadar, istisnalar hariç, hemen hemen hepsinin bir şaibesi bir suçu var ve bu da ülke yönetimine talip olan zihniyetin ne hallere düştüğünün göstergesidir.

Kılıçdaroğlu; ne dediğini ne yaptığını bilmeyen, her gün başka bir ağızla konuşan, gün içinde söylediklerini aynı gün yalanlayan bir siyasetçi.

Lider değil, yönetici değil, yürekli değil, cesaretli değil, kitleleri önüne alıp bu ülkeyi yönetecek yeteneklere sahip değil. O da bunların farkında ki, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde adaylığını koymadı.

Haddini biliyor ve daha ileri gitmiyor. Sadece akşam verilen dersleri yarın için ezber  yapma yeteceğine sahip. Bu ezberi bile kitlelere aktarabilecek yeteneğe sahip değil. Sabah söylediğini öğleden sonra unutan bir siyasetçi. 

Ne siyasette, ne ekonomiye, ne de parti teşkilatına hakim. Şişli Belediye Başkan yardımcısı PKK ve uzantılarına yardım ettiği için görevden alınıyor haberi yok.

Urla Belediye Başkanı FETÖ’den tutuklanıyor haberi yok. Yalova ve Menemen belediye başkanları yolsuzluktan alınıyor haberi yok. CHP Maltepe ilçe Başkan yardımcısı, bir kadına cinsel saldırıda bulunulduğu iddiasıyla görevden alınıyor haberi yok.

CHP İstanbul il Başkan yardımcısının cinsel saldırıdan görevden alınıyor haberi yok. CHP Kartal belediyesi özel kalem müdürü taciz suçlamasıyla görevden alınıyor haberi yok. CHP Ümraniye gençlik kolu başkanı tacizden, CHP Sultangazi ilçe yöneticisi yine cinsel tacizden görevden alınıyor haberi yok.

Kılıçdaroğlu bunca olayların sonucunda çıkıp bu olaylar hakkında kamu oyuna bir açıklama yapamıyor. Sonra da dünya kadınlar gününde kadınlara has toplantı yapıp onlardan utanmadan oy isteyebiliyor.

Belediyeleri yolsuzluklar içinde yoğrulurken, FETÖ’den alınırken, teşkilatlarında taciz iddiası var iken, partisini toplayıp bunlara dur demesi gerekirken bir de çıkıp öğretmenler gününde değerli öğretmenlerimize hakaret edebilecek kadar ileri gidebiliyor.

Bir milletvekili de şanlı ordumuza “satılmış” derken; çıkıp kamuoyundan , şerefli ordumuzdan ve geleceğimizi inşa eden değerli öğretmenlerimizden özür bile dilemiyorsun. Suikast senaryolarıyla açtığın yaraları yön değiştirerek kamuoyu oluşturmaya çalışıyorsun.

Hem 5 milyon seçmeninize hakaret edip onların gelecek umutlarıyla oynuyorsun hem de ülkemi bölmek ve şer odaklarının önüne atıp karalamak için uğraşıyorsun. Yazık bu ülkeye, yazık peşinden (CHP) gelen bu seçmenlere.

Yazık sana umut bağlayan bunca insanlara. Ülkene faydalı bir iş yapmamaya yemin etmiş, ülkem için bitmek bilmeyen bu kin ve nefretinin koca CHP’yi ne hallere getirdiğini görmezden gelen kibirli bir siyasetçi.

Hedefi sadece Türkiye Cumhuriyeti’ne zarar vermek. Maşası olduğu ülkelere ülkemizi teslim etmekten başka bir ideali olmayan bir siyasetçi. Parti cinsel taciz ve tecavüzle kaynarken nasıl bunlardan güzel ülkemi yönetmesini beklersiniz?

Namusumuzu sizin idareci dediğiniz bu insanlara nasıl teslim edeceğiz? Önce  yardım edip sonra tecavüze yeltenen bu yöneticilerin parti içinde sürekli artarak çoğaldığını nasıl görmezden gelirsiniz?

Ortağınız olduğu PKK sevicilerinizden de aynı tecavüz sesleri yükselmiyor mu? Onlardan da tecavüz ve cinsel istismar suçları yükselmiyor mu? Belli ki bu yüzden daha iyi anlaşıyorsunuz.

Sayın Kılıçdaroğlu önce partinize sahip çıkın ve onlara terbiye sınırlarını anlatın. Siz yapacak yetenekte değilseniz akil adamlar var Türkiye’mde. Onlardan yardım alın da namuslu insanlar da siyaset yapabilsin partinizde.

Yazıktır, günahtır. Kadınlarımız siyaset yapmak için partinize üye oluyorlar. Onların amaçları cinsel istismar veya tecavüze konu olmak değil, onlarla mücadele etmek için meclise girip tüm ülkemde böyle mağdur olan kadınlarımızın haklarını savunmak.

Ama ne yazık ki sizin yöneticileriniz bunun tam aksi bir tutum içinde. Sizin sapık “şeyh”den ne farkınız kaldı ki? Bu olay karşısında verdiğiniz tepkiyi, yönetici arkadaşlarınıza da verseydiniz ya?

Sözüm namuslu yöneticilerinize değil. Görevini temiz yapan arkadaşlarınıza değil. Allah’tan bu çirkinlikleri yapan yöneticileriniz bir parti başkanı veya milletvekili değil.

CHP’nin arkasında Gazi Mustafa Kemal’in bıraktığı miras olmazsa; geçmişte kurulup bu ülkeyi uzun yıllar yöneten bir ANAP gibi bir DYP gibi bir DSP gibi yok olup giderdi.

Gücünü sadece mirastan alan bu parti o mirastan mahrum bırakılırsa o da tarih sayfalarında yerini alacaktır. Üst düzey yöneticileri bunun farkında ve bu mirası kaybetmeme derdinde. Yoksa partinin misyonu ve vizyonu çoktan çizgiden çıkmış ve Atatürk’ün  hedeflerinden uzaklaştırılmıştır.

CHP seçmenleri de bunun farkında ama bir umut dünyası onlar için de. Bu seçmenler başlarındaki yöneticilerin hedefleri olmadığını, ülkeyi yönetebilecek kabiliyette olmadıklarını ve sadece gündemde kalmak için mücadele ettiklerini görebilseler o zaman baş kaldırabilirler.

Her kim bu partinin başında olsa kalıplaşmış  kitleden oy alabilir zaten. Bu yöneticiler bunu geliştirme büyütme ve iktidar olma hedefinde değillerdir. Bu seçmenler bunların bu hedefsizliğini bir görebilseler o zaman iktidar hedefi olan bir partiye gönül verebileceklerdir.

Ülkemiz dışında bu kadar uzun süre muhalefette kalan bir parti olmamıştır ve olmayacaktır herhalde. Bu parti Atatürk’ün kurduğu bir parti konumunda değildir. Amacından, hedefinden çıkmış, ilkelerini ve prensiplerini kaybetmiş bir partidir. Güçlü bir sol parti karşısında eriyip gidecek kadar güçsüz bir partidir.

Zamanında Sayın Ecevit’in kurduğu DSP buna güzel bir örnektir. Bugünlerde CHP’nin karşısına aynı güçte bir parti çıktığında acaba bu kadar rahat olabilecekler mi? Sayın Mustafa Sarigül’ün kurduğu Türkiye Değişim Hareket Partisi karşısında ne yapacakları merakla beklediğimiz bir durum. Biraz hayal edelim isterseniz.

Sayın Sarıgül kurduğu bu partinin CHP’den 25 milletvekili transfer ederek gücünü gösterdiğini. CHP de bu deprem etkisi yapmaz mı? Bekleyip göreceğiz. Buna da az kaldı.

Kısacası CHP iyi yönetilmiyor. Suni gündem oluşturularak yön değiştiriliyor. Güçlü ve lider birine ihtiyaç var CHP’de. Parti içten içe kaynıyor ama parti içi diktatörlük bunların su yüzüne çıkmasını engelliyor.

Yeniliğe ihtiyacı var bu partinin. Unutmadan bu Covid-19 en çok CHP’ ye yaradı. Toplumumuz için zararlı oldu ama CHP için faydalı oldu. Bu Covid-19 hem CHP’nin hem de Kılıçdaroğlu’nun parti içi ömrünü uzattı.                     

Son  olarak adı yukarda saydığım çirkinliklere bulaşan “yöneticiler”; siz yönetici veya idareci olamazsınız.

Çekin ellerinizi bacılarımızın, teyzelerimizin, annelerimizin bedenlerinden, çekin. Siz çekmezseniz adalet sizi çektirecektir. Vesselam...

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum