1. YAZARLAR

  2. Burak İĞLİKÇİ

  3. Virüsten Tehlikeli
Burak İĞLİKÇİ

Burak İĞLİKÇİ

Yazarın Tüm Yazıları >

Virüsten Tehlikeli

A+A-

Öncelikle felaket tellalı nedir. Onu açıklayalım, genelde negatif olasılıklar üzerine konuşan kişilere yapılan yakıştırma.Olası bir felaketin başa geleceğini abartarak ilan eden,doğal afet, savaş, terör olayları ve adi olaylarda bile 1 e 1000 katıp, olmayan olayları varmış gibi gösteren sürekli zihinleri hipnoz edercesine ısrarla,tekrarla ekranlara konuları anlatan kişilerdir. Aynı zaman da son dönemlerde sosyal medya tellaları artmış durumda. Medya'da, sosyal medya'da ve youtube'de stratejist, analist ve teorisyen geçinen felaket tellâllarına esir olmayalım. Bunlar virüsten çok daha tehlikeli ve çok daha hızlı yayılıyorlar. Algı yönetimine kapılmayalım. Youtube kanalı açan stratejist,analist,işin uzmanı kesiliyor. Bir bakıyorsunuz bu tipler çözüm odaklı değil korku,endişe odaklı yayınlar yapıyorlar.


Felaket tellallığı nereden kalmış ona da kısa değinelim. Önemli olayları halka duyurmakla görevli tellallara, Osmanlı'nın son döneminde artan savaşlara binaen sık sık askere alma ve yeni vergi salınmasına ilişkin duyurularına karşı, halkın kendi arasında söylemeye başladığı lakaptır. Felaket tellalları.


Yazımıza dönecek olursak,Küresel Biyopolitik bir saldırı ile karşı karşıya kaldık. Pandemiden bütün dünya gibi bizde olumsuz etkilendik. Şimdi komplo teorilerini bir kenera bırakalım ve kalıcı çözümleri hızla hayata geçirelim. Akl-ı Selim, Kalb-i Selim ve Zevk-i Selim hareket edelim. İlim, İrfan ve Hikmet ve gayretle yol alalım.Devlet ve Millet el ele verip bu afeti en az hasarla ve en kısa sürede atlatabiliriz. Maddi ve Manevi tedbirleri birlikte almalıyız. Bilim kurulu ve kamu yöneticilerinin uyarılarına harfiyen uyalım. Millî Seferberlik İlan Edilmeli. Panik ve korku havasını dağıtalım. Önce sakin ve sabırlı olalım. Yetkililerin uyarılarını dikkate alalım, görevlilere yardımcı olalım. İşleri kolaylaştıralım. Sokağa çıkmamaya özen gösterelim. Dikkat ettiniz mi bilmiyorum,ısrarla devlet sokağa çıkmayın diyor. Bu bir nevi enerji savaşı.


5-G denemeleri devam ediyor. Metafizik savaşlarda eklendi ibadet hanelerde toplu ibadet edemiyoruz. Dua enerjidir. Muazzam şekilde Metafizik bir savaş veriliyor. Toplu ibadet yok Toplu dua edilmiyor.Dua enerjidir. Yatsı ezanında okunan dualar ve Tekbirler Metafiziksel enerji oluşturmak içindir.Ley hatları çok önemli.Metafizik savaş nedir diye soruyorsunuz. Rahmaniyat ve Şeytaniyatın savaşı.Osmanlı Mimarisine bakın çok genden oluşur ve pozitif hattı çeker. Rahmani ley hattıdır.Şeytani ley hatlarına bakın sivri uçludur. Dikilitaş gibi hatları bellidir.Ve İstanbul Metafizik Savaşın merkezidir.Sır Hep Göz Önündedir. 21 'nci yüz yılda ki savaşın alanı çok kapsamlıdır.

 

Korku,ölümlerin artması, karantina vs.Tüm Dünya Devletleri, ülkeleri virüsle uğraşıyor.Acaba Dünya'da 3 ncü dünya savaşımı başladı.Dünyayı savaşa sürüklesen bu kadar kargaşa korku olmazdı. Ya Digital dünya ya ne demeli.
Gidecek başka bir yerimiz yok. Başka bir Türkiye de Yok. Yapılacak ve söylenecek çok söz var. Tarihte çok daha büyük felaketler yaşadık, devletlerimizi kaybettik, herşeyimizi kaybettik ama umudumuzu hiçbir zaman kaybetmedik. Metetürk'ten Atatürk'e ne devletlerimiz yıkıldı.Bilge Vezirler Tonyukuk ve Nizamimülk'ün uyarılarını unuttuk. Çin fitnesi ile Hun, Göktürk ve Uygur Devletlerimiz kısa sürede zayıfladı ve yıkıldılar. Moğol istilası, haçlı seferleri, doksanüç harbi ve birinci, ikinci, üçüncü dünya savaşı gibi ne ağır badireler atlattık. Buna rağmen milletimiz hiçbir zaman umudunu yitirmedi ve çocuklarına Muzaffar, Gazanfer ve Mücahit, Alparslan, Kılıçarslan, Metehan, Bilgehan, Atilla, Selahattin, Baybars, Fatih gibi isimler koymaya devam etti. Savaş'ta Yavuz, barışta Yunus olduk. Dosta güven, düşmana korku verdik. Mazluma umut, zalime adalet olduk. Bütün dünya gibi bizde yine bir Çin fitnesi ile karşı karşıya kaldık.Ahi Teşkilatlarının gayretleri, devlet ve millet dayanışması ile her zaman el ele vererek zorlukların üstesinden geldik. Çok kısa zamanda yeniden daha güçlü ayağa kalkmayı bildik. Farklılarımızı değil, ortak değerlerimizi ön plana çıkartalım. Bunu yine yapabiliriz.Milli Seferlik Ruhuyla, Bismillah diyerek yeniden daha güçlü bir irade ve azimle başlayalım. Öneriler çoğaltılabilir. Teknik konular, uzmanları tarafından daha detaylı incelenebilir, geliştirilebilir. Herkes standart düşünüyor, kalıpların dışına çıkmıyor. Böyle zamanda aykırı fikirleri'de dikkate almak gerekir.Tarihte sayısız medeniyetler, imparatorluklar, devletler, beylikler, atabeylikler kurmuş bir milletin evlatları bu zor durumdan da kısa sürede daha da güçlenerek çıkacaktır evelallah.


Korona virüs belli bir süre sonra etkisini yitirecek olsa da sonrası ekonomik ve sosyal açıdan çok daha tramvatik ve kaotik olabilir.Özellikle özel sektörün bu tramvadan sağ sağlim çıkması zor görünüyor. Değerli komutanım .Emekli Albay Kenan Ertürk bir programında şunu söylemişti. Yeni düzene hazır mıyız?

 

Yaklaşık bir yıl kadar önce bir üçüncü dünya savaşı olacaksa kimse konvansiyonel savaş beklemesin. Bu savaş asimetrik savaş ( kimileri buna vekaletler savaşı diyor) yada NBC ( Nükleer- Biyolojik-Kimyasal) şeklinde olur demistim.Devam etmişti komutanım. Esas konumuz olan Biyolojik savaşa dönecek olursak, Bu yöntem; Nükleer ve kimyasal savaşa göre çok ucuz etkilerinin ise onlara göre çok daha fazla sarsıcı ve küresel olması ayrıca kaynağını tespit etmenin neredeyse imkansız olması nedeniyle en etkilisidir.

 

Nisbi muharebe gücü hesaplarını alt-üst eden bir savaş yöntemidir. Düşünün ! sizin binlerce uçağınız, tankınız, geminiz vb. savaş araç, silahınız ve bunları kullanabilecek eğitilmiş personeliniz var ama bir virüs bunların hepsini kullanılamaz hale getirebiliyor.

 

Biyolojik savaş ajanları, hedef kitleye göre dizayn edilebilir ve kullanılabilir. Bu işlerle en çok Israil ve Çin ilgileniyor.Yaşanan bir biyolojik savaş olduğunu iddia etmek doğru olmasa da böyle bir tehdittin varlığını bilmek ve tedbir almak gerekiyor. Uyarı üzerine ilave,Biyolojik saldırılar devletlerin yapılarını kurguladıkları ekonomik ve sosyal temelleri bir anda çökertebilir.


Milli seferberlik ruhu ile hareket edelim. Sosyal medya alanında her söylenen veya gösterilen videolara itibar etmeyelim. Savaşın farklı boyutu Algı yönetimidir. Sistem inanmak istediklerimizi bize servis eder. Küresel sistem zihinleri nasıl işgal edeceğini çok iyi biliyor.Yaşadığımız salgın sürecini ülkemize yönelik psikolojik savaşa dönüştüren kirli unsurların oyunlarını bozmak için corona ile ilgili haberler denetim altına alınmalı.


Etki ve Nufüz ajanlarının sunduğu manipülatif haberlere inanmayalım. Yaşadığımız zor süreçte,Salgın ile mücadele ederken.Uzmanlık kimliği üzerinden konuşanlar ve ekranları açanlar MİLLETİMİZİN PSİKOLOJİSİNİ OLUMSUZ ETKİLEYECEK HER CÜMLE ve TAVIRDAN UZAK DURMALIDIR.Mücadelemizin gücü İÇİN MİLLETİMİZİN MORALİNİN GÜÇLÜ olması gerekir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.