1. YAZARLAR

  2. Şener Mengene

  3. Milli Stratejik Alternatiflerimiz
Şener Mengene

Şener Mengene

Yazarın Tüm Yazıları >

Milli Stratejik Alternatiflerimiz

A+A-

Bütün Dünyanın gündemi bir anda değiştirildi. Korona virüs (Covid-19) salgını ile bir küresel sosyal deney yapılıyor.

Bu deneme ile yeni Dünya düzenine geçişin bir denemesi mi yapılıyor, bu salgın bir laboratuar kazası ile mi oldu henüz bunu anlamış değiliz.

Acaba, Küresel Biyopolitik bir saldırı ile mi karşı karşıya kaldık?

Bunu yapanların amacı ne, bu kadar insanın ölümü onlara nasıl bir fayda sağlayacak, bundan sonra Dünya hangi istikamete gidecek bilemiyoruz?

Salgından bütün Dünya gibi bizde olumsuz etkilendik. 4. Sanayi Devrimine geçiş süreci çok sancılı geçiyor ve 3. Dünya Savaşını örtülü olarak yaşıyoruz, ancak hasım kim belli değil!

Bu konularda farklı düşünen, farklı sonuçlara ulaşan yaklaşımlar da var, onlarda dikkate alınmalıdır.

Şimdi komplo teorilerini bir kenara bırakalım, geleceğe yönelik kalıcı çözümleri hızla hayata geçirelim. Türkiye Dünya da en fazla alternatifi olan ülkedir. Akl-ı selim ile hareket edelim. İlim, irfan, hikmet ve gayretle yol alalım.

Devlet ve millet el ele verip bu afeti en az hasarla ve en kısa sürede nasıl atlatabiliriz. Bunları düşünelim. Maddi ve manevi tedbirleri birlikte almalıyız. Bilim Kurulu’nun ve kamu yöneticilerinin uyarılarına harfiyen uyalım. Hijyen ve sosyal izolasyon kurallarına uyalım ve yayalım.

Daha önce, hıv-aids, şarbon, zika, nipa, ebola, sars, mers, domuz gribi, kuş gribi, sarıhumma, veba, Afrika domuz vebası, kırım kongo gibi bundan çok daha olumsuz hastalık, salgın ve badireler atlattık. Allah'ın izni ve yardımı ile bu badireyi de atlatacağız. Buna inancımız tamdır. Yeter ki doğru adımları zamanında atalım.

Medya'da, sosyal medya'da ve youtube'de stratejist, analist ve teorisyen olarak yayın yapan felaket tellâllarının görüşlerine esir olmayalım. Bunların kötümser fikirleri virüsten çok daha tehlikeli ve çok daha hızlı yayılıyorlar. Bunlar engellenmeli, basına çıkmalarının sınırlandırılmasının bir yolu bulunmalıdır. Algı yönetimine kapılmayalım. Türkiye bu durumdan çok daha da güçlenerek çıkacaktır. "Milli Stratejik Alternatiflerimizi" tespit edelim ve bunları hızla uygulamaya koyalım.

Bizce Yapılması Gereken Tedbirler Şunlardır: 
 

1. Temizlik, hijyen ve karantina kurallarına uyalım, uyarı ve tedbirlere azami hassasiyet gösterelim. Uymayanları da kırmadan uyaralım. Sosyal izolasyona dikkat edelim. İhtiyaç olmadıkça dışarıya çıkmayalım. Bilim kuruluna ve mülki idarenin uyarılarına harfiyen uyalım.

2. Büyükşehirlerden memleketine, tarım için gidecekler olacaktır, köyüne gidenler orada da karantina şartlarına dikkat etmeli, o bölgelerimizdeki yerel yöneticiler çalışma ve üretimi aksatmadan sürdürmenin yolunu bulmalıdır. 

3. Gıda ve tarım ürünlerinin üretimi hayati önemdedir. Böyle sıkışık dönemlerde yüksek teknolojik ürünler üretmenin değeri beka ile eşdeğerdir. Buna bağlı olarak yeni iş kolları geliştirmeliyiz. Tarıma, bitkisel ve hayvansal üretime büyük önem verelim hayvancılığı, ormancılığı destekleyelim. Köyleri güçlendirelim, tarıma uygun kamu arazilerini kullanıma açalım. Tarım arazilerini sanayi ve konut alanı olarak kullanılmasını önleyelim. Yerli tohuma dönelim. Destek kredileri verelim. Kredilerin takibini yapalım, devlet desteklerinin yerinde kullanıldığını denetleyelim. Tarım ve hayvancılık kredilerinin ev yâda otomobil alınmasında kullanılmasını önleyelim. 

4. Su, elektrik, doğalgaz ve telefon faturalarının ödenmesinde kolaylıklar bulalım, indirim yapmanın yollarını araştıralım. 

5. Ekim zamanı, çiftçilere faizsiz kredi ve ucuz iş gücü temini için yardımcı olunmalıdır. Bütün tarlalar ekilmeli, tohum ve gübre desteği sağlanmalı. Tanzim satışlar, kooperatif birlikleri yeniden açılmalıdır. Atıl durumdaki kamu arazileri tarıma açılmalıdır. Ekip-biçme karşılığında vatandaşlara kiralanmalı uzun vadeliğine verilmelidir. Köylülere ve çiftçilere tarım, gübreleme, aşı, arıcılık, kümes hayvancılığı vs eğitim verecek kurumlar kurulmalı ve oluşturulmalıdır.

6. Günlük olarak çalışan, kira da işyeri ve evi olanlar için destek ve vergi muafiyeti gibi destekler sunulmalıdır.

7. Yeraltı ve yerüstü kaynaklarımızın verimli bir şekilde işletilmesi, kullanılması sağlanmalıdır. Nükleer enerji santrallerine yatırım yapılmalıdır.  Yenilenebilir enerji çalışmaları hızla devam etmelidir. Bor, toryum, kaya gazı, kaya tuzu, doğalgaz, petrol gibi yeraltı kaynaklarımızı bulalım, verimli bir şekilde kullanalım. 

8. Son yapılan araştırmalarda kenevirin endüstriyel bir bitki olarak büyük değeri olduğu ortaya çıkmıştır. Bu gibi çok önemli tarımsal varlıklardan sınırsız istifade edilmesinin yollarını açalım. Daha etkili kullanalım, daha geniş bir alana yayalım. Çiftçimize para kazandıralım. Bu birçok alanda büyük fayda sağlayacak gıda bakımından kendi kendimize yeterliliğimizin yolunu açacaktır. Elimizde çok alternatifimiz var. Bunu yapacak akıl, insan,  iman ve imkânımız mevcuttur, milletimiz çalışkan ve yaratıcıdır.

9. Maliye ve Hazine Bakanlığı, Merkez Bankası ve Darphane birlikte çalışmalı, gerektiği kadar para basma yetkisi verilmeli, bu kriz süreci bitene kadar ihtiyaç kaynak dengesi sağlanmalı enflasyona sebep olmayacak ölçülerde kullanılmalıdır. Piyasanın sarsılması engellenmelidir. Tedavüldeki paralar gerekirse yenilenmeli, kirlilik ve mikrop taşıyıcılığı önlemek için sık sık eski paralar toplatılmalıdır. Bu öneriler alternatif olarak değerlendirilmelidir. AB ve ABD Merkez Bankaları bu seçeneği kullanmaya başladı. Dijital para ile ilgili çalışmalar da başlatılmalı, bununla ilgili olarak Dünya çapındaki hazırlıklar araştırılmalı, Türkiye’nin menfaatleri aktif olarak korunmalıdır.

10. Kamu ve özel bankalar daha fazla fedakârlık yapmalı. Faizsiz kredi imkânları araştırılmalıdır. Kredi kefalet sistemi genişletilebilir. Kredi ve kredi kartı gecikme faizleri ilgili düzenlemeler bankaların iflasına sebep olmayacak şekilde düzenlenmeli ve yeniden yapılandırmalıdır. Gerekirse bankalar Merkez Bankası tarafından fonlanmalıdır.

11. Olağanüstü durumlar için kriz yönetimi çalışmaları devreye konmalıdır. Krizlerin yıkım olduğu düşüncesinden sıyrılmalı krizin tehdit olduğu kadar bir fırsat olduğu da değerlendirilmelidir. Krizin bu ilk dalgasın da iyi bir yönetim gösterildiğini düşünüyorum. Emeği geçen bakanlarımıza, sağlık çalışanlarımıza ve kamu personelimize şükranlarımı sunuyor yürekten tebrik ediyorum. Hakikaten büyük fedakârlıklar gösterdiler. 

12. Sık sık yerli üretim siyah çay tüketilmesi iyi olur. Rize Çay'ı, Dünya da üzerine kar yağan tek çay'dır. Organik üretime de geçildi daha yaygınlaştırılabilir. Kaçak çayın ülkemize girişi engellenmeli her türlü kaçakçılıkla mücadele artırılmalıdır.

13. Deniz ürünlerinin üretimi artırılmalı, sağlık yönünden tahlilleri yapılmalı, av ve avlanma mevsimlerine riayet edilmeli, avlanma yöntemlerindeki adeta balık soykırımına sebep olan yöntemler yasaklanmalı, şiddetle cezalandırılmalıdır.

14. Kamu yatırımları sadece kaldırım ve yol yapımı olarak düşünülmemeli bizzat üretimi artırıcı, doyum sağlayıcı yatırımlar olmalıdır.  İşsizliği azaltacak, gelir ve refah seviyesini artıracak yatırımlara ağırlık verilmelidir. Ülkenin hiç ithalat yapmadan kendi kendisine yeterliliği hedef alan bir dönüşüme girmesi temin edilmelidir.

15. Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) faal hale getirilmeli, emredici ve teşvik edici planlamalar yeniden başlamalıdır. DPT’nin görevi; ekonomik sistem olarak kendi kendine yeterlilik ve cari fazla vermek, yüksek kalkınma hızına erişmek, tam istihdam, yüksek verimlilik ve yüksek teknoloji hedeflerine yönelik olmalıdır. Hıfzı’s-î Sıhhâ Enstitüsü yeniden açılmalı, acil olarak gıda ve sağlık araştırmalarına başlamalıdır.

16. AB, BM, NATO, AGİT gibi uluslararası kuruluşlarda bir çözülme olabilir. Dünya yeniden şekillenebilir yeniden kurulabilir. Avrasya Birliği, Akdeniz ve Karadeniz Ekonomik İşbirliği gibi kurulu teşkilatların işlerliği artırılabilir veya yeni teşkilatlar kurulabilir. Bunlar savunma-güvenlik alanında olduğu gibi ekonomik siyasi hedeflere yönelik olarak ta kurulabilir. Türk Konseyi ve D-8 gibi kuruluşların hayata geçirilmesi alternatif olarak düşünülebilir. Çevre ülkeler ile “ortak ticaret bölgesi” ve “yeni/ortak para birimi” geliştirilebilir. Türkiye'nin çok sayıda alternatifi vardır. 

17. Bu salgın sonrası Dünya gündemi değişti. Dış politika ve hedeflerinde uyanık ve aktif olmalıyız. İdlip-Halep-Rakka-Deyrizor kuzey hattı bizim elimizde olmalıdır. Bu bölgede Suriye’nin meşru hükümeti kurulmalı, devlet düzeni tesis edilmelidir. Esat yönetimini Suriye’nin meşru yönetimi sayan anlayıştan vazgeçilmelidir. Irak'ta Musul ve Kerkük bölgesi için özerk bir yönetim kurulması tasavvurunu geliştirmeliyiz. Stratejik silahlanmaya hız vermeliyiz. Libya'da Hafter güçlerini geriletmeliyiz. Saraç güçlerinin bütün Libya’ya hâkim olmasını temin etmeliyiz. Ege Adalar Denizi'nde ada, kaya ve 1000 metre mesafedeki topraklarımızı (Lozan'a göre hakkımızdır) tekrar ele geçirmeliyiz. Diplomatik çalışmalar ve uluslararası sözleşmeler yeniden gözden geçirilmelidir.

18. Bütün insani yardımlar Kızılay ve AFAD koordinasyonu altında dağıtılmalıdır. Yerel yönetimler, iş Dünyası, sanatçılar, STK'lar koordine edilmeli ve gıda ve sağlık ihtiyacı olan aileler tespit edilmeli ve tek çatı altında yardım edilmelidir. Zekât teşvik edilmeli ve devlet toplanıp dağıtılmasında gönüllü kuruluşlar kurmalı Diyanet İşleri Başkanlığı’nın (DİB) fetva ve teşkilat yapısından istifade edilmelidir.  

19. 5-G’ye geçiş teknolojisi çok iyi incelenmelidir. Bu yöndeki endişe ve tereddütler giderilmeli yan etkileri araştırılmalıdır. Bu teknolojinin zararlarını bertaraf edecek teknik araştırmalar yapılmalıdır. Cep telefonları ile görüşmeleri mümkün oldukça kısa tutulmalı, yatak odalarına kesinlikle koyulmaması öğretilmelidir. Radyasyon yayan tüm cihazlardan maksimum seviyede uzak duralım. Günde en az yarım saat toprağa basmayı ihmal etmeyelim. Radyasyon, sinyal radyasyonu, manyetik dalga uygulamaları için araştırmalar yapılmalıdır. 

20. Yerli yazılım ve donanımlara özel önem verilmeli, yerli işletim sistemine geçiş yapılmalıdır. Big data, kadın bilim, yapay zeka, 3-D yazıcılar üzerinde araştırma ve geliştirmeye büyük önem verilmelidir. Rusların yaptığı yandeks gibi yerli arama motorları, yerli sosyal medya platformu ve “youtube, facebook, linkendin, watsapp, instagram, twitter gibi” modelleri oluşturulmalıdır.

21. HAARP, 5G, Chemtrails teknolojileri araştırılmalı, bazı konularda ciddi kaygılar var, bunlarla ilgili eleştiri ve endişelere çözüm bulunmalıdır. Bilim kuruluna, gıda, tarım, sosyolog, psikolog, tıp, ekonomi, bilişim ve stratejist gibi konusunda uzman kişiler eklenmeli. Tartışmalı konularda uzmanlardan oluşan ihtisas kurulu oluşturulmalıdır. 

22. Kamu hizmetleri kesintisiz devam etmeli. Belediyelerin ödenekleri aksatılmadan verilmeli, maske, eldiven, çöp poşeti, kolonya ve gıda dağıtımı gibi ihtiyaçlar belediyeler tarafından yapmalıdır. Bu süreç geçene kadar merkezi yönetim ve yerel yönetimler birlikte ve işbirliği içinde çalışma yapmak zorunda olduğu bilinci ile hareket edilmelidir. 

23. Korona virüs (Covid-19) virüs salgını ile ilgili yayın yasağı getirilmeli bazı ümitsizliği tahrik eden kötümser yazı ve yayınlar sınırlandırılmalıdır. Bu alanda büyük bir bilgi kirliliği var, felaket tellalları da bunu teşvik ediyor. Toplumumuzu ümitsizliğe iten algı yönetimi yapılmakta, toplum psikoloji bozulmaktadır. Basın kuruluşları uyarılmalı, doğru bilgi ile desteklenmeli, kamu adına sadece ilgili bakanlar, bilim kurulu ve mülki idare amirleri açıklama yapmalıdır. Bu konu da sınırlandırma yapılmalı, her kafadan bir ses çıkmamalıdır..

24. İller'de Valilik Başkanlığın da Kurulan İl Umumi Hıfzı's Sıhha Meclisinde “Kızılay Şube Başkanı ve AFAD İl Müdürü’nün” de olması iyi olur.

25. Milli ve manevi değerlerimizi de unutmayalım. “tövbe, salâvat, tevhit, ezan, dua, zikir, tezekkür ve tefekkürü” ihmal etmeyelim. Kur'an ve ezan da büyük bir manevi enerji vardır, çokça okunmalı, manaları anlatılmalıdır. Ölümlü Dünyada küçük meseleleri büyütmeyelim, özür dilemekten imtina etmeyelim, daima helalleşelim. 

Gidecek başka bir yerimiz yok. Başka bir Türkiye de Yok. Yapılacak ve söylenecek çok söz var. Tarihte çok daha büyük felaketler yaşadık, devletlerimizi kaybettik, her şeyimizi kaybettik ama umudumuzu hiçbir zaman kaybetmedik.

Mete Han’dan Tayyip Erdoğan’a kadar olan devlet adamlarımızın yönettiği birçok devletlerimiz yıkıldı, yeniden kuruldu. Bilge Vezir Tonyukuk ve Nizami Mülk’ün devlet yönetim sırlarını unuttuk. Çin fitnesi yüzünden Hun, Göktürk ve Uygur Devletlerimiz kısa sürede zayıfladı ve yıkıldılar. Moğol istilası, Haçlı Seferleri, Kırım Harbi, Doksanüç Harbi ve Birinci Dünya Savaşı gibi büyük savaşlardan geçtik ağır badireler atlattık ancak bu günlere geldik.

Milletimiz hiçbir zaman umudunu yitirmedi ve çocuklarına Muzaffer, Gazanfer ve Mücahit, Alparslan, Kılıçaslan, Metehan, Bilgehan, Atilla, Selahattin, Baybars, Fatih gibi isimler koymaya devam etti. Savaş'ta Yavuz, barışta Yunus olduk. Dosta güven, düşmana korku verdik. Mazluma umut, zalime adalet olduk. 

Ahi Teşkilatlarının gayretleri, devlet ve millet dayanışması ile her zaman el ele vererek zorlukların üstesinden geldik. Çok kısa zamanda yeniden daha güçlenmiş olarak ayağa kalkmayı bildik. Farklılarımızı değil, ortak değerlerimizi, birleştirici yönlerimizi ön plana çıkarttık ve büyük güç olduk, bunu her zaman yaptık, tekrar tekrar yapabiliriz ve yapacağız.  

Bismillah diyerek yeniden daha güçlü bir irade ve azimle işe başlayalım. Teklif ve öneriler çoğaltılabilir. Teknik konular, uzmanları tarafından daha detaylı incelenebilir, geliştirilebilir. Standart düşünmenin dışına çıkılmalıdır. Kalıpların dışına çıkılmalıdır, ancak bunu yaparken kadim müessesleri yıpratmadan devlet çınarının köküne kuvvet vermek lazımdır. Böyle zamanda aykırı fikirleri de dikkate almak gerekir. Farklı yaklaşımlarda değerlendirilmelidir.

Tarihte sayısız medeniyetler, imparatorluklar, devletler, beylikler, atabeylikler kurmuş bir milletin evlatları bu zor durumdan da kısa sürede daha da güçlenerek çıkacaktır.

TBMM'nin açılışı'nın 100. Yılında başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve Milli Mücadelede emeği geçen isimsiz kahramanlarımızı saygı ve minnetle yâd ediyorum. 

Yapılacak çok iş var. İlkyazımızı takdirlerinize sunar, bize yazma imkânı verildiği için teşekkür, saygılar sunarım.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar