Binali Yıldırım açıkladı Sahtekarlığın son kullanma tarihi olmaz

Binali Yıldırım açıkladı Sahtekarlığın son kullanma tarihi olmaz

Cumhur İttifakı'nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım,'Bizim oylarımız karşı adaya yazılmıştır. Seçimde yapılan usulsüzlükler, yanlışlıklar, şaibeler, oy hırsızlıklarıyla sınırlı değil. Sahtekarlığın son kullanma tarihi olmaz'dedi.

A+A-

Cumhur İttifakı'nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım seçim itirazları ve ortaya çıkan usulsüzlük ve şaibelerle ilgili açıklamalarda bulundu.

Binali Yıldırım, ''Oylar sandıkta iç edilmiştir, bu kadar açıktır. Bizim oylarımız karşı adaya yazılmıştır. Seçimde yapılan usulsüzlükler, yanlışlıklar, şaibeler, oy hırsızlıklarıyla sınırlı değil. Daha birçok yanlışlar var. Hepimize düşen, sonucu sükunetle beklemektir. Dış ülkelere mesajlar göndermek, dış ülkelerin Türkiye'ye baskı yapmasını sağlamak, bunlar bizim milletimizin canını sıkmaktadır" ifadelerini kullandı.

SAHTEKARLIĞIN SON KULLANMA TARİHİ OLMAZ

Binali Yıldırım, MHP Büyükçekmece Belediye Başkan adayının yazlık konutuna 8 sahte seçmenin kaydedebildiğini belirterek, “Büyükçekmece’de müttefik partimiz olan MHP adayının evine 8 kişi adres gösterilmiş. Burada iş bir seneden önce planlanmış hazırlanmış. Askı süreci bittiği için itiraz devam edememiş. Sahtekarlığın son kullanma tarihi olmaz. Seçmenin iradesini oyunu çalmanın son kullanma tarihi olmaz” dedi.

BU SEÇİM ÇOK HİLELİ OLDUĞUNDAN MINDAR OLMUŞTUR

‘Bu seçimde o kadar çok hileler usulsüzlükler gördük ki. Bu seçim başlı başına mındar olmuş bir seçim. Mındar olan etinde kavurması olmaz’ dediği açıklamasını şu şekilde sürdürdü; “Bu seçimleri ikiye ayırmak gerekir. Bir tanesi seçim günü yapılan işlemler, idari işlemler. İkincisi de seçim sonrası itirazların değerlendirildiği yargısal süreç. Yargısal süreç şu an itibariyle devam ediyor bildiğiniz gibi. Burada gerek AK Parti, gerek diğer partiler CHP ve MHP çeşitli yerlerde itirazlarda bulundu.

Ben kısa bu itirazların bir listesini söylemek istiyorum. 2014 yılı seçimlerinde, AK Parti 84 itiraz yapmış, 77’si reddedilmiş 7’si kabul edilmiş. CHP 45 itiraz yapmış, 4’ü kabul görmüş, 41’i reddedilmiş. Toplamda 191 itiraz olmuş, 19’u kabul görmüş. 2019 yılı seçimlerinde, yani 31 Mart’a geldiğimizde toplam 522 itiraz var, bunun 485’i itiraz görmüş ve 13’ü kabul edilmiş. 24’ü de kısmen kabul edilmiş. Herkes itiraz hakkını kullanmış. İtiraz sürecinde durum nedir itiraz sürecinde? İtirazlar sonucu geldiğimiz nokta nedir?”

BİZ HUKUKUN PEŞİNDEYİZ

Binali Yıldırım, 1946 seçimleri yarı serbest seçimler olduğuna rağmen o seçimlere de itirazının CHP yapmış olduğunu hatırlatarak şöyle konuştu:

“İlk açık oy gizli tasnif olmasına rağmen o itirazı yapan da CHP’dir. Dolayısıyla itiraz kültürü CHP’ye yabancı değildir. Bugün itiraza tahammülsüzlük anlaşılabilir değildir. 2014 seçimlerinde de CHP Ankara seçimlerini itiraz süreçlerinden sonra hem AYM’ye hem AİHM’e kadar götürmüştür. Biz hukukun peşindeyiz. Biz vatandaşlarımızın verdiği oyun sandıkta iç edilmesinin önüne geçilmesini istiyoruz. Bunu da kısmen başardık. Başlangıçta 27 bin açıklanan rakamlar bugün 12 bin 200 seviyesine gerilemiştir.”

YENİDEN SAYIMDA NİYE BENİM LEHİME ARTMAKTADIR?

Yıldırım yeni oy sayımlarda oy dağılımına dikkat çekerek şu şekilde konuştu;

“İki parti veya iki aday birbirine yakın oy aldığı halde neden aramızdaki fark benim lehime artmaktadır? Bu sorunun cevabını bekliyorum. Normalde yanlışlık varsa bu yanlışlık her iki aday için de aynı şekilde olması icap eder. Bu şunu gösteriyor, oylar sandıkta iç edilmiştir. Bu kadar açık. Bizim oylarımız karşı adaya yazılmıştır. Bunlar tespit edebildiklerimiz. Bugüne kadar oyların sadece yüzde 10’u sayılabilmiştir.

Biz eminiz ki bu oyların tamamı sayılabilmiş olsaydı eğer rakip aday CHP buna rıza gösterseydi mutlaka bu seçimin sonucu böyle olmayacaktı. Bu fark kapanacak ve tersine dönecekti. Bunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Tabi her iki halde de şunu da söylemek isterim. Seçimin bu şekle dönüşmüş olması tatsız bir şey. İstanbul gibi memleket büyüklüğünde bir şehri yönetecek başkanın; şaibeler ve sakatlanmış bir seçim sonucuyla başkan olması doğrusu pek hoş bir şey olmaz.”

YSK BU İŞİN TEK PATRONUDUR

Yıldırım, itiraz sürecinin başından beri hukuk vurgusu yaptıklarını belirterek, “Adalet diyoruz. Dolayısıyla şu anda da işleyen süreç bundan ibarettir. YSK işin sahibidir, patronudur. Ve seçimle ilgili itirazları tamimiyle YSK yönetmektedir. İtirazların bir kısmını bizim taleplerimizi reddetmiştir, bir kısmını kabul etmiştir. Aynı şekilde CHP’nin bir kısmı kabul edilmiştir, bir kısmı reddedilmiştir. Sona yaklaşmış bulunuyoruz. Maltepe’deki sayım da tamamlandığında bu süreçler tamamen bitmiş olacak. Böylece YSK bir karara varmış olacaktır” dedi.

‘SEÇİMİ KAZANDIK VERİN MAZBATAYI’ DEMEK

Binali Yıldırım, itiraz süreçlerine tahammülsüzlük olduğunu ifade ederek şu şekilde konuştu; “Seçimi kazandık verin mazbatayı’ Ya kardeşim seçimi kazandığının kararını sen mi vereceksin? Bugüne kadar bu ülkede onlara seçim yapıldı. Kararını veren yer YSK’dır. Bugün böyle verilmiş bir karar var mı? Belediye Başkanıyım diye kart bastırırsan, belediye başkanıyım diye Anıtkabir defterine imza atarsan ve belediye başkanıyım diye sokakta dolaşıp mitingler yaparsan, YSK’nın vereceği kararı etkilemekten başka ne iş yaparsın?

Hukuk devletinde baskılarla, hakimleri, karar vericileri etkilemek mümkün değildir. Hakimler hukuka göre karar verir. Hakimler kararlarıyla konuşur. Dolayısıyla hepimize düşen sonucu sükunetle beklemektir. Dış ülkelere mesajlar göndermek, dış ülkelerden Türkiye’ye baskı yapmasını sağlamak, bunlar bizim milletimizin canını sıkmaktadır.”

SİYASETCAFE.COM 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
İlgili Haberler